Nişantaşı'nın ikinci baharı

Nişantaşı'nın ikinci baharı
Nişantaşı'nın ikinci baharı
Lüks alışveriş merkezlerinin popülaritesinin artması, Nişantaşı'nın ışıltısına gölge düşürdü. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün, şık mağazaların dizildiği Abdi İpekçi Caddesi başta olmak üzere Nişantaşı için iddialı planları var
Haber: ELİF İNCE - elif.ince@radikal.com.tr / Arşivi

Belediyede çalışan kadınlara, yeni yaptırdığı kaldırımları ‘topuklu ayakkabı ile rahat yürünüyor mu’ diye test ettiren ilk ve tek belediye başkanı olabilir Mustafa Sarıgül . Ama dört ay önce başlattığı ‘Nişantaşı-Teşvikiye Kentsel Tasarım Projesi’ için “Bu kaldırım yenileme çalışması değil, bu bir uygarlık projesi” diyor.
‘Uygarlık projesi’nin başlangıç noktası Abdi İpekçi, İstanbul’un gayrimenkul açısından en kıymetli caddesi. Hermes, Chanel, Prada, Cartier gibi dev markalar için burada mağaza sahibi olmak bir statü sembolü.
Sarıgül, Abdi İpekçi’nin bugünlere kolay gelmediğini biliyor. 1996 yılında, Louis Vuitton’un CEO’su Yves Carcelle’i Türkiye ’deki ilk dükkanlarını Abdi İpekçi’de açmaya ikna ettiği günleri hatırlatıyor. “Sokaktan geçen 10 kadından dördünde Louis Vuitton görünce, ikna oldular” diyor. Sarıgül’ün amacı, bu mağazaları ayakta tutacak sofistike, yüksek gelirli müşteri trafiğini caddeye çekmek ve burada tutmak.
Projenin oluşum sürecinde caddenin trafiğe kapatılma ihtimali üzerinde durulsa da, bunun şoförüyle alışverişe gelen A sınıfı müşterileri caydıracağından korkulduğu için trafik tek şerit bırakılıyor. Yolun iki yanındaki park şeritleri kaldırılıyor ve kaldırımlar genişletilerek Bergama’dan gelen özel granit taşlarla döşeniyor. Yok olan park yerlerini telafi etmek için Abdi İpekçi üzerinde 1300 kapasiteli bir otopark açılıyor. ‘Park Point’ adı verilen sistemle sokakta bekleyen yelekli valeler, arabaları trafik akarken teslim alıp istenilen noktaya geri bırakıyor.
Sarıgül, Nişantaşı ile ilgili geleceğe dönük planlarını nefes almadan konuşarak anlatıyor. Geceleri, yenilenmiş sokakları 15 dakikada bir turlayacak çöp arabalarından, sürekli ring seferleri yapacak zabıta ekiplerinden bahsediyor. Sonra, “Sokaklar iki günde bir, sabah saat 02.00 ile 04.00 arasında, özel sabunlu sularla yıkanacak” diyor ve bir anda basın danışmanına dönerek “Resimler çekilsin! Resimler istiyorum, sokaklar sabunlu sularla yıkanırken!” diyor heyecanla. Danışman, başını aşağı yukarı sallayıp elindeki deftere hızlıca not alıyor.
Abdi İpekçi’nin ardından, paralel Mim Kemal Öke Caddesi’nin kaldırımlarının yenilenmesi planlanıyor. Bir yıl içinde Abdi İpekçi’yi Teşvikiye Caddesi’ne bağlayan Atiye Sokak trafiğe kapatılıyor. Daha sonra ise Amerikan Hastanesi ve Topağacı Meydanı’nı içine alan 30 sokak yenileniyor. Sarıgül, proje tamamlandıktan sonra gayrimenkul değerlerinin yüzde 50 artacağını, kafe ve lokanta sayısının ikiye katlanacağını söylüyor. 

Nişantaşı’nın düşüşü
Aslında Sarıgül, Nişantaşı’nın son yıllarda popülaritesini yitirdiğinin farkında ve bunun önüne geçmeye çalışıyor. 2000’lerin ortasında lüks alışveriş merkezleri Kanyon ve İstinye Park’ın açılması, sonraki yıllarda Bebek ve Asmalımescit semtlerinin popülerleşmesi, bir de sigara yasağı Nişantaşı’nı vuruyor. Semt, 2009’daki krizde de çok zor günler yaşıyor. Nisan ayında, Teşvikiye Caddesi, Abdi İpekçi ve Mim Kemal Öke, ‘kiralık’ tabelaları asılı dükkanlarla dolu.
2010’un ilk yarısından beri bir hareketlenme başladıysa da, işletmeciler ve mekan sahipleri bunun yeterli olmadığı konusunda hemfikir. Genişleyen kaldırımlara yayılan kafelerin çoğu müşteri bekliyor Caddede yaşam, akşamüstü trafiği çekildikten sonra yavaşlıyor; hafta sonları, özellikle pazar günleri sokaklar bomboş. “Nişantaşı’nın trendinin düşüşte olması beni şahsen üzdü. Yeterli ilgiyi görmediğimizi düşünüyorum” diyor Atiye Sokak’taki Salomanje’nin ve Sortie’nin sahibi, eğlence sektörünün önde gelen isimlerinden Erol Kaynar. Abdi İpekçi’nin gözde mekanlarından Niş’in işletmecisi Ersin Süzer ise “Nişantaşı küllerinden doğmaya çalışıyor, kıvılcımını arıyor” diyor. Herkes bölgeye daha çok müşteri ve turist gelmesini, Nişantaşı’nın akşamları ve hafta sonları da aynı öğle saatlerinde olduğu gibi dopdolu, cıvıl cıvıl olmasını istiyor. Fakat bunun nasıl gerçekleşeceği konusunda fikir ayrılıkları var. 

Gece hayatı tartışması
Bazıları, Nişantaşı’nın hayat bulması için gece eğlencesinin daha geç saatlere kadar devam etmesi gerektiğini düşünüyor. Niş’in işletmecisi, yılların gece yazarı Ersin Süzer, “Nişantaşı erken bitiyor. Çok kafe var, ama üç dört tane daha gece kulübüne ihtiyaç var. Gece biz yalnız kalıyoruz” diyor. Sarıgül ise bu öneriye kesinlikle karşı. “Gece kulübü bölgesi değiliz, gece yarısından sonra gürültü kirliliği istemiyoruz” diyor. Salomanje’nin sahibi Erol Kaynar da “Gece kulübü burasının işi değil, Nişantaşı’nın dokusuna aykırı. Sokakta eli biralı insan görmek istemiyorum. İlla kazanç düşüneceğiz diye medeniyeti hırpalayamayız” diyor.
Konut sahiplerinin korkulu rüyası, alt katlardaki mağazaların yerlerini barlara bırakması. Remzi Kamman, “Apartmanların altındaki lokantalar ve barlar, hafta içi az masayla çalıştıkları anda mekanı partilere kiralıyorlar. Bilmem ne partisi gecesi oluyor, evlerde avizeler çıngırdıyor. ‘Biraz sesi kısın’ diyoruz hiç aldırmıyor, polisi belediyeyi arıyorsun, sonuç alınmıyor. Sarıgül önce buna çözüm bulsun” diyor.
Kamman, ayrıca iki caddenin arasında kalan ağaçlık alanın yavaş yavaş lokantaların ‘arka bahçeleri’ tarafından ele geçirildiğini anlatıyor. Evlerin yatak odaları genelde binaların arka cephelerinde olduğu için, Nişantaşı sakinleri bu yapılanmayı endişeyle izliyor. “Karşımızdaki otelin havalandırması gece sessizliğinde havaalanında uçakları seyrediyormuşuz gibi ses veriyor” diyor Kamman.
Beymen Brasserie’nin işletmecisi Ayşem Saraçoğlu ise “Kaliteli olması şartıyla her mekana pozitif bakıyorum” diyor. “Zaten kaliteli bir kulüp ise doğru ses izolasyonu yapar ve kimseye rahatsızlık vermez. Mekanlarla mahalle sakinleri birlikte yaşamayı öğrenmek, saygı çizgisini bulmak ve yaşatmak zorunda. Hem de emlakın değerini artırıyor bu mekanlar.”
Kamman, durumu “İki tarafı kirli bir değnek” diyerek özetliyor. “Mekanlar konut değerlerini yükseltiyor. Bu değişiklikler olsun, ama kurallar da konsun. Belediye kuralları çok sert uygulamalı, yoksa burada hiç konut kalmaz. Çeker gideriz buralardan.” 

Üst katlarda ofis yasağı
Sarıgül’ün projesindeki en tartışılan değişikliklerden biri, bundan böyle üst katlara işyeri izni verilmeyeceği. “Zeminler olabilir ama üst katlarda kesinlikle artık ofis için ruhsat verilmeyecek” diyor Sarıgül.
Yalnızca işyerlerini ilgilendiriyor gibi gözükse de, bu değişiklik aslında birçok Nişantaşılıyı etkiliyor. Açıldığı 2003 yılından beri semtin emlak değerlerini yukarı çektiği bilinen Beymen Brasserie’nin işletmecisi Saraçoğlu, “Burası asla bir iş yeri semtine dönüşmemeli, akşam altıdan sonra yaşam durmamalı. Hem gece, hem gündüz yaşanmalı” diyor. Nişantaşı’nın 30 yıldır açık ünlü lokantası Park Şamdan’ın sahibi Ersoy Çetin de ofis yasağını destekliyor. “Şişli’ye bakın, vaktiyle Nişantaşı’ndan daha değerliydi konut için. ‘Şişli’de bir apartman, yoksa eğer halin yaman’ diye şarkı bile var. Peki, neden artık Şişli yok? Ne zaman ki Şişli’de oturanlar çıktı, evlerini terziye tekstilciye kiraya verdi, o zaman Şişli bitti” diyor.
Soho Gayrimenkul’den Serkan Tikveşli ise, Abdi İpekçi üzerindeki ofislerinin balkonundan karşı şeritteki iş yerlerine bakarak “Bunlar kaliteli ofisler, mimarlık, reklam ajansları, yatırımcılar” diyor. “Onlar giderse Kırıntı’da kim yiyecek? Burada oturanlar mı? Zannetmiyorum.” 

Park yasağı işleri karıştırdı
Park Şamdan’ın sahibi Ersoy Çetin, iptal edilen iki şeridin yerine yapılan geniş kaldırımlardan çoğu Nişantaşılı gibi memnun. “Nişantaşı’nın en güzel yerlerinde arabalar yerine şimdi insanlar park edecek. Hangisi daha doğru?” diye soruyor. Fakat caddede yaşayanlar için park yerlerinin iptal olması, evlerinin önünde arabaları ile duramamaları demek.
Remzi Kamman, uzun zamandır sokağa arabasıyla girmekten kaçındığını, park yasağından sonra ise işlerin daha da karışacağını söylüyor. “Arabada hastamız olsa, evimizin önünde durup indirmeye kalksak, veya pazardan yanımızda on torbayla gelsek, problem olacağı besbelli” diyor.
Çetin de uygulamada pürüzler olduğunu düşünüyor. Araçların hâlâ işletmelerden mal alıp bırakırken trafiği kestiğini, bunun da ancak zabıta kontrolü ile engellenebileceğini düşünüyor.
Röportajdan bir gün sonra, Çetin’den bir SMS geliyor. “İlave not: Sarıgül’ün yaptığı o geniş yaya kaldırımlarından kurye ve pizza motorları deli gibi 20-30 kilometre hızla yayaların arasından geçiyorlar. Ersoy Çetin” 

Atiye Sokak’ın kapatılması 
Abdi İpekçi Caddesi’ni Valikonağı’na bağlayan, üzerinde birçok popüler lokanta ve mağaza bulunan Atiye Sokak’ın trafiğe kapatılacağı haberine en çok sevinenlerden biri Salomanje’nin sahibi Erol Kaynar. Kaynar, sokağın kapatılmasının insan trafiğini arttıracağını düşünüyor. Ünlü mantıcı Casita’da çalışan Özge Uzunlar, “Dışarı masa da atabiliriz o zaman. Aynı Asmalı gibi bir yer olabilir” diyor. Sokaktaki işletmelerin neredeyse tümü kararı destekliyor. Şikâyetçi olanlar ise yıllardır burada durakları bulunan Nişantaşı-Taksim dolmuş şoförleri. Burhan Oğuz, 15 yıldır Nişantaşı-Taksim hattında mekik dokuyor. Oğuz, sokağın kapanacağı haberine inanmadığını söylüyor. “Sarıgül 20 senedir burada. Bu arabalarsa en az 40 senedir” diyor ve ekliyor: “Demin yolcularla da bu konuyu konuşuyorduk, ‘Kapanırsa biz nereden gidip geleceğiz’ dediler, ‘İzin vermeyiz, dilekçe veririz, imza toplarız,’ dediler. Biz 55 model Chevrolet’lerimizle de buradaydık. Elimizden geldiği kadar mücadele edeceğiz durağımızı kaybetmemek için” diyor.

Dolmuşlar gider faytonlar gelir
Dolmuşlarını kaybedeceklerinden korkan Nişantaşılılara, Şişli Belediyesi’nden bir yılbaşı sürprizi var. Belediyeden aldığımız son bilgilere göre, aralık ayı boyunca Abdi İpekçi Caddesi’nin zemini “kırmızı dış mekan halısı ile” döşenecek ve araba geçişi bu halı üzerinden sağlanacak. Hatta ayın son haftasında bölgede üç adet fayton bulundurulacak, arabalar yılbaşına özel olarak süslenecek ve “arzu eden vatandaşlara” fayton ile Nişantaşı turu yaptırılacakmış. Heyecanla bekliyoruz.


    ETİKETLER:

    Türkiye

    ,

    SMS

    ,

    Kanyon

    ,

    hayat

    ,

    sarıgül