"Nur'a Uçan Pervaneler"

"Nur'a Uçan Pervaneler"
"Nur'a Uçan Pervaneler"
"Bediüzzaman Said Nursi Risale-i Nur Müzesi" ve "Nur'a Uçan Pervaneler" sergisi açıldı. Barla Platformu Başkanı Yüce:"Müzenin açılmasıyla birlikte, üstadın yaşamını ve yaşadıklarını bugüne taşımayı ve anlatmayı amaçladık"

Cağaloğlu'nda restore edilen Rüstempaşa Medresesi'nin Bediüzzaman Said Nursi Risale-i Nur Müzesi'ne dönüştürülmesi ve “Nur'a Uçan Pervaneler” sergisinin beşincisinin açılışı dolayısıyla düzenlenen törende, Kuran-ı Kerim okundu ve Bediüzzaman Said Nursi'nin hayatını ve mücadelesini anlatan bir sinevizyon gösterildi.

Yerli ve yabancı aydınların Said Nursi ve Risale-i Nur hakkında yazdıklarının okunduğu törende konuşan Barla Platformu Koordinatörü Said Yüce, “Müzenin açılmasıyla birlikte, üstadın yaşamını ve yaşadıklarını bugüne taşımayı ve anlatmayı amaçladık” dedi.

Yüce, Risale-i Nur'un hikayesinin sadece bir kitabın ve müellifin hikayesi olmadığını belirterek, şunları söyledi: “Bediüzzaman Said Nursi sadece birinci Said döneminde bile, kaç tane insanın ömrüne sığabilecek maceralar yaşamıştır. Risale'nin yazılması ile birlikte bir insanın tahammül edemeyeceği zorluklar başlamıştır. Barla'dan itibaren Bediüzzaman o dönemin yönetimi tarafından halktan tamamen tecrit edilmek istenmiş ama onun etrafında, kahramanlar topluluğu, her zaman var olmuştur.”

O dönemin tanıkları arasında binlerce sayfalık külliyat olmadığını, sadece üstadın yazdığı mektuplar olduğunu anlatan Yüce, Risale-i Nur'un evrensel bir değer olarak bugünlere geldiğini aktardı.

Cemil Meriç'in “Risale-i Nur, milli hazinelerimizdir” dediğini ifade eden Yüce, “Dünyanın dört bir tarafından muhtelif ilim dallarında derinleşmiş binlerce bilgin, aynı satırlarla her gün yeni bir hakikati, insanlığın problemlerine sunulan yeni bir çözüm formülünü keşfetmenin heyecanını yaşıyorlar. Fikir ve kalem erbabı Risale-i Nur'a övgüler yağdırmaktadırlar” diye konuştu.

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı (İİKV) İcra Kurulu Başkanı Fariz Kaya da, tarihe mal olmuş kişilerin müzeleri olduğunu ve bu yerlerde bu kişilerin düşünceleri ve eşyalarının sergilendiğini anımsatarak, Bediüzzaman Said Nursi gibi bir şahsiyetin ebediyeti ilgilendiren düşüncelerinin müze ve arşivlerle, çeşitli araçlarla mutlaka aktarılması gerektiğini kaydetti.
Fatih Belediyesi Başkan Yardımcısı Hasan Süer de Risale-i Nur'u, 'Kuran-ı Kerim'in dinmeyen yeni sesi ve zamanı aşan dili' olarak tanımladı.

Süer, “Bediüzzaman Said Nursi, bütün seslerin kısıldığı, bütün ışıkların söndürüldüğü, o karanlık dönemde, sarsılmaz imanı ile gelecekte en gür ses İslam'ın sesi olacaktır diye haykırmıştır” ifadesini kullandı.

Törene katılan Bediüzzaman Said Nursi'nin talebeleri de, müzenin açılmasından memnuniyet duyduklarını dile getirerek, Nursi'nin değerlerinin anlaşılması konusunda gösterilen gayretlere teşekkür etti.

Bediüüzaman'ın öğrencilerinden Abdülkadir Bıdıllı, Said Nursi'nin kullandığı son resimsiz paralardan bir bölümünü Said Yüce'ye vererek, müzede saklanmasını istedi.

Müzenin açılış kurdelesini Bediüzzaman Said Nursi'nin talebeleri ile kesen Said Yüce, daha sonra Nursi'nin el yazısı ile yazdığı eserlerinin ve kişisel eşyalarının bulunduğu müze hakkında, basın mensuplarına bilgi verdi.

RİSALE-İ NUR MÜZESİ

Müzede, Bediüzzaman Said Nursi'nin ve Risale-i Nur'un hikayesinin, Birinci Said döneminden başlayarak, sırasıyla Barla, Isparta, Eskişehir, Kastamonu, Denizli, Afyon, Emirdağ ve İstanbul dönemleriyle ilgili önemli belge ve bilgileri yer alıyor.

Bediüzzaman'a savaşta gösterdiği kahramanlıklar sebebiyle Padişah tarafından verilen savaş madalyası, yüksek bir ilmi rütbe anlamına gelen Mahreç payesi, hapishanede kese kağıdı parçalarına yazılan risaleler, üzerlerine duvar örülerek saklanan el yazması risaleler ve risalelerin asılları da müzede bulunuyor.

UÇAN PERVANELER SERGİSİ

Beşincisi düzenlenen serginin bu yılki konusunu, Risale-i Nur'un etkilediği hayatlar oluşturuyor.

Sergi, Risalelerin Isparta, Barla'da ilk olarak kaleme alınmaya başladığı andan itibaren onun etrafında toplanan insanlarla başlayan ve bugün dünyanın dört bir yanındaki Risale-i Nur talebelerine kadar uzanan bir zaman dilimini kapsıyor.

Risale-i Nur talebelerinden başka, yurt içinde ve dışındaki belli başlı yazar, düşünür ve aydınların Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur ile ilgili yorumları da sergideki eserler arasında yer alıyor.
Serginin 4 Kasım'a kadar açık kalacağı bildirildi. (AA)