'O bizim Hamlet'imizdi...'

'O bizim Hamlet'imizdi...'
'O bizim Hamlet'imizdi...'
Genç tiyatrocu ve oyun yazarı, televizyon izleyicisinin dizilerden tanıdığı Onur Bayraktar, önceki gece motosikletiyle geçirdiği kazada yaşamını yitirdi. Sanatçıyı yakınlarının sözleriyle uğurluyoruz
Haber: BAHAR ÇUHADAR - bahar.cuhadar@radikal.com.tr / Arşivi

Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. Oyunlar yazdı. Arkadaşlarıyla kurduğu tiyatro grubu Stüdyo Drama’da oyunlar yönetti, oynadı. Dizilerde rol aldı. Son olarak Nedim Saban’ın yönetmenliğindeki Tiyatro Kare yapımı ‘Leyla’nın Evi’ adlı oyunda rol aldı. Onur Bayraktar; önceki gece oyundan çıkıp motosikletiyle evine giderken, Üsküdar’da geçirdiği kaza sonucu, 31 yaşında yaşamını yitirdi.

‘Motosiklet tutkunuydu’
Onur Bayraktar, perşembe gecesi Kadıköy Belediyesi Kozyatağı Kültür Merkezi Günül Ülkü - Gazanfer Özcan Sahnesi’nde, ‘Leyla’nın Evi’nin bitiminde Balat’taki evine dönmek için, motosikletiyle yola çıktı. 0-1 Karayolu Ünalan Mahallesi dönüşünde, bariyerlere çarptı. Savrulan motosiklet Nusret Aktan’ın kullandığı taksiye çarparak devrilirken, Bayraktar parçalanan motosikletten düşerek sürüklendi.

Sağlık ekipleri, başından yaralanan Bayraktar’ın yaşamını yitirdiğini belirledi. Taksici Aktan, motosikletin çok hızlı olduğunu söyleyerek, “Kaldırıma çarptı. En az 150-160 kilometre hızı vardı. Sonra önüme düştü. Yapacak bir şeyim yoktu. Başında kask vardı ama o da kurtarmadı” dedi. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gelen ‘Leyla’nın Evi’nin yönetmeni Nedim Saban, Bayraktar’ın motosiklet tutkunu olduğunu söyledi. Saban, “Çok çalışkandı. Motosikletten hiç vazgeçmezdi. Arkadaşlarına bir iki güne otomobil alacağını söylemiş. Malasef onu motosiklet kazasında kaybettik” dedi. Saban oyuncu arkadaşı Ethen Mulinaz’ın Bayraktar’a, “Evin uzak, hava yağışlı. Arabamla git” dediğini ancak onun kabul etmediğini söyledi.
Bayraktar, televizyon izleyicisi tarafından diziler üzerinden tanınsa da aslında tiyatro üretimine ara vermeden devam eden bir isimdi. Tiyatro eleştirmeni Üstün Akmen, bir yazısında şöyle diyordu: “Duyguları, isteği ve aklı ateşleme yetisi, Onur Bayraktar’da fazlasıyla var. İçsel tekniğini de bu yeteneğiyle hallediyor. Onur Bayraktar, kesinlikle umut vadeden bir oyuncu.” ‘Kaos’, ‘Terk’, ‘İyi ki Varsın’ adlı oyunları kaleme alan, Ahmet Cemal ile ‘Ben, Nâzım, Yaşarken ve Ölürken’i yazan Bayraktar geçtiğimiz aylarda sona eren ‘Kapalıçarşı’ adlı dizide, ‘Timur’ karakterini canlandırıyordu. Daha önce de ‘Güldünya’, ‘Sessiz Fırtına ’ ve ‘Şöhret’ adlı dizilerde oynamıştı.

İlk filmine hazırlanıyordu
Kazanın ardından son günlerde Twitter ’a bıraktığı mesajlar da dikkatleri çekti. 20 Kasım’da Twitter’da, “Bir trafik kazası sonucu ölmek. Pardon kaza oldu” demişti. Bir diğerinde, “Yarın uyanırız’ diye bile söz verme. Gün gelir, kalkamaz halde uyanamaz bedenin” diyordu. Öte yandan bir haftadır, ilk sinema filmi için yoğun bir hazırlık sürecindeydi.
Ali Aydın ’ın yöneteceği film için okuma provaları yapıyordu. Yakınları Bayraktar’ı bu sabah 10.30’da Akatlar Kültür Merkezi’ndeki anma töreninin ardından öğle namazını takriben Ortaköy Camii’nden son yolculuğuna uğurlayacak. Arkadaşları, sanatçıyı anlattı...

Tiyatrocu Nedim Saban Çok disiplinli, tiyatro sanatına saygılı bir arkadaşımızdı. 30 yaşında bu mesleğe daha çok katkıları olacaktı. Eli kalem tutan, tiyatro sanatı üzerine düşünen, kafa yoran Onur’un ölümü sadece ‘Leyla’nın Evi’ni ve Tiyatrokare’yi değil, Türk Tiyatrosu’nu öksüz bıraktı.

Yazar, tiyatrocu Özen Yula:
Onur çok yetenekli, kalbi güzel ve ruhu yorgun adamlardandı. Bu nedenle de güzel oyunlar yazdı. Yaşıtlarına, gelecektekilere diyecekleri vardı. Keşke kalabilseydi, yapacak çok işi vardı. Sahneye de yakışıyordu, ekrana da. Bıraktığı boşluk doldurulmaz. Ailesinin, sevenlerinin, tiyatro dünyasının başı sağ olsun.

Oyuncu, senarist Mert Fırat:
Pırlanta gibi, çok düzgün bir çocuktu. Disiplinli, hevesli bir çalışma arkadaşıydı. Oyun vermek isteyen, oyun alan, sahne çekmenin çok keyifli olduğu bir insandı. Bir oyundan çıkıp böyle bir kaza geçirmeyi hak etmiyordu. Bir sürü insan için erkendir ama çok erkendi onun için de... Mütevazı, samimi duruşu için bu ölüm çok büyük oldu. Melek gibi adamdı. Melekler alıp götürsün...
Oyuncu Bülent Emin Yarar: Çok değerli, çalışkan, üretken bir insandı. Çok gençti. Tanıyanlar, ileriye dönük yapacakları hakkında çok şey söyleyecektir. Çok üzgünüm.

Yönetmen Ömür Atay:
Onur’u ilk olarak ‘Şöhret’ dizisinde oynarken görmüş ve performansını çok beğenmiştim. Sonra ‘Güldünya’ adlı dizi için Onur’a teklif götürdüm. Önemli bir karakteri oynadı. ‘Kapalıçarsı’da birlikte çalıştık. Bugüne kadar çalıştığım oyuncular içinde özel olan bir kaç isimden biriydi. İşini çok seven, titiz bir oyuncuydu. Özleyeceğimiz bir adam, özleyeceğim bir oyuncu. Bir film projem var, kendisinin haberi yoktu ama Onur’un filmdeki karakteri belliydi. Ona söylememiştim daha…

Yönetmen Ali Aydın:
Filmim için Onur’la okuma provalarına başlamıştık, iki üç gün önce. Gözlerimin içine bakarak söylediği bir şey var: “Abi biz bunu yapacağız değil mi?” “Evet, yapacağız, başladık, en gerçek anındayız” demiştim. Fakat hayatımızın gerçekliğinin en ortasındaki ölümü unutmuşuz. O bir takım şeylere engel teşkil ediyor. Etti de... Onur’un hissi aklımdan çıkmayacak. Filmin içinde bir şekilde var olacak. Belki onun anısına olacak film. Taşrada, kötü bir adamı oynayacaktı. O karakteri çıkarmak için cebelleşiyordu. Oyunculuk onun bir meziyeti olduğu için yapıyordu.

Oyuncu, okul arkadaşı Gülden Avşaroğlu:
Bizim Hamlet’imizdi... Sanmıştım ki hep birlikte yaşlanır, yine toplanır birbirimizle dalga geçeriz. Hiç düşünmedim erken kaçacağını. Bir parçamız koptu. Canımız yanıyor. Demek ki gerçekten bir bütünmüşüz. Bunu da senden öğrenmeseydik be kardeşim…

Oyuncu Erkan Can:
Sevdiğimiz bir kardeşimizdi. Çok naif, çok insan, duyarlı bir arkadaşımızdı. Her şeye duyarlı bir çocuktu. Ama buraya kadarmış, diyelim... Genç olması da katlıyor acıyı. Kalanlara, ailesine Allah sabırlar versin.

Oyuncu Kaya Akkaya:
Akranlarımız içerisinde tanıdığım en iyi tiyatro adamıydı, kalemi en iyi olandı. Kafasında bin tane proje olan, hepsini bizim için yapacak olan ve yarım bırakıp gitmiş çok sevdiğim bir arkadaşımdı.

Oyuncu Tayanç Ayaydın:
Şu anda daha mutlu olacağı bir yerde... En çok sevdiği insanları uğurladığı yerden uğurlayacağız onu. Daha güzel bir yere gitti. Bize bıraktığı, arkadaşları olarak ne kadar vefasız ve birbirini unutan insanlar olduğumuz oldu, giderken. Belki de bu bize öğrettiği bir şeydir ve biz geri kalanlar birbirimize daha çok sahip çıkarız. Yarattığı şeyler üzerinden ölümsüzlüğü yakaladı.

Oyuncu Ece Uslu: Dost çok önemlidir hayatta, hepimiz duymuşuzdur bunu... Ama ben biliyorum çünkü çok iyi dosttuk. Senin daha çok dostun vardı, bunu da biliyorum. Yüreğin kocamandı çünkü, farkındaydık! Seninle derteşmek en güzeliydi işte! Nadir kalmış, tertemiz yüreğinle, hep gülüşünle, sevginle paylaşarak yaşadın ama çok erken terk ettin hepimizi. Şimdi biz sensiz ne yaparız, diye durduk düşünüyoruz. İnan çok şey yapacağız. Biliyoruz, bizi seyredeceksin. Canımsın...
Oyuncu Nejat İşler: Çok genç bir meslektaşımı ve mesai arkadaşımı kaybettim. Söyleyecek başka bir şey bulamıyorum...