O kahverengi köpeği hatırlamak...

O kahverengi köpeği hatırlamak...
O kahverengi köpeği hatırlamak...
Haber: Pişo - pisokedi@gmail.com / Arşivi

PİŞO’NUN GÜNLÜĞÜ
Geçen hafta balkondan atlayışımın ardından başıma gelenleri anlatmıştım. Eve getirildiğimde sağ patime basamamakla birlikte her türlü hokkabazlığı yapabiliyordum. Bizimkiler de çok ciddi bir durum olmadığını düşünüyorlardı. Ancak sonunda işinin ehli bir prof. cerraha götürüldüğümde söz konusu sağ patinin hem kırık, hem çıkık olduğu anlaşıldı.
Görüldüğü üzere biz kedilerde ağrı eşiği oldukça yüksek. Kırık ayakla bile fazla sızlanmadan yaşayabiliyoruz. Ama bu, durumun ciddi olmadığının göstergesi değil. Neyse, apar topar ameliyat edildim. Ancak ameliyat öncesinde beni uyutmaları ve sonrasında kendime gelme sürecim oldukça sıkıntılı oldu. Ancak 12 saatte kendime gelebildim.
Ameliyattan sonra BGD (Barınak Gönüllüleri ve Hayvanlara Yaşam Hakkı Derneği) sitesinde dolanırken bir yazı gözüme ilişti. Ameliyat olmamı sağlayan o anestezik maddeler için kaç hayvanın ne acılar çekmiş olduğunu bana hatırlatan bir makaleydi. Bunun bir kısmını sizinle paylaşmak istiyorum: “1900’lerin başında, hayvan hakları hareketinin ve bu alandaki aktivizmin başlayıp dünyaya yayıldığı İngiltere ’de çok önemli bir olay yaşandı. 2 Subat 1903 günü, Londra Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji departmanındaki William Bayliss adlı profesör, İsveçli iki aktivist öğrenci tarafından, bir sınıftan diğer sınıfa üzerinde 60’tan fazla deney yaptığı terrier cinsi kahverengi köpeği bu deneylerin sonucunda öldürmekle suçlandı.
NAVS (Ulusal Anti-Viviseksiyon Örgütü), yapılan uygulamaların zalimce ve kanuna aykırı olduğu sonucuna varırken, Bayliss ve ekibi suçlamaları reddettiler. 1906 yılında deney karşıtları, bu kahverengi köpeğin anısına onun bronz bir heykelini yaptırarak, Battersea Parkı’nın girişine diktiler. Kaidesinde ‘Üzerinde onlarca deney yapılarak öldürülen kahverengi köpek ve aynı yıl üniversitede acılar içinde öldürülen 232 köpeğin anısına. İngiltere’deki bay ve bayanlar; bu daha ne kadar devam edecek?’ yazılı bu heykel, tıp fakültesi öğrencilerini ayaklandırdı.
1906 yılında, NAVS tarafından, kahverengi köpeğin heykelinin olduğu bir posta kartı basılarak dağıtıldı. Öğrenciler ve aktivistler arasında çıkan kavgalarda 100’e yakın kişi tutuklandı. 10 Aralık 1907’de, 1000’in üzerinde kişi heykeli protesto için Londra’da yürüdü. Yürüyüş esnasında çıkan olayları, 400’ün üzerinde polis bastırmaya çalıştı. Ve bir sabah, heykel şaşırtıcı şekilde ortadan kayboldu...
Bu olaylardan yaklaşık 75 yıl sonra, 1985’te aynı yere heykeltıraş Nicola Hicks tarafından yapılan yeni bir ‘Kahverengi Köpek’ heykeli konuldu.”
Eğer hayatınızda bir kez olsun antibiyotik kullandıysanız, büyük veya küçük bir operasyon geçirdiyseniz, siz de benim gibi, kahverengi köpeğe borçlusunuz demektir...
İyi haftalar...

Acar muhabir Pişo’dan haberler 
* Maltepe Üniversitesi’nin duyarlı öğrencileri
Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi 2. sınıf öğrencileri Sosyal Sorumluluk Projeleri dersi kapsamında barınaklarda yaşayan hayvanlara yardım amaçlı bir proje gerçekleştirdi. Proje kapsamında gönüllü olan 18 öğrenci hayvan barınaklarına kuru mama, temizlik ürünleri, ilaç ve her türlü tıbbi malzeme topladı. Proje için öğrencilerin kendi imkânlarıyla tasarlayıp yaptırmış oldukları çok şık kupa bardaklar ve ev yapımı börekler kampüs içinde kurulan büfede satıldı. Öğrenciler bütün bu çalışmalardan elde ettikleri geliri Barınak Gönüllüleri Derneği’ne bağışladılar. Ben Pişo olarak, bu gençlere teşekkür ediyor, hepsinin yanaklarından öpüyorum. 

* Yunuslar özgür daha güzel
Uzun zamandır devam eden ‘Tutsak Yunuslara Özgürlük’ hareketi kapsamında yapılan protesto ve çağrıların neticesinde OPET, İstanbul Dolphinarium’la yapmış olduğu indirim kuponu anlaşmasını iptal etme kararı aldı ve bu kararını resmi web sitesinden duyurdu. Duyuruda yunusların yaşamlarına zarar veren bir uygulamaya destek olduğu düşüncesi ile tepki gören uygulamanın durdurulduğu açıklandı. Sizler de, çocuklarınızı eğlendirmek için, yunusların zorla tutulduğu bu eğlence merkezlerine değil vapur gezisine götürün. Onları, Boğaz’da vapurlara eşlik ederken seyretsinler.

HAZIRLAYAN: ESRA OKUTAN


    ETİKETLER:

    İngiltere

    ,

    Ağrı

    ,

    İstanbul

    ,

    Cunda