O şimdi 'Aslan'

O şimdi 'Aslan'
O şimdi 'Aslan'
İptal edilen konserler furyasında onunki de mevcut. Ama neyse ki Snoop Lion (Snoop Dogg) mesajını yeni albümü vesilesiyle de buralara ulaştırabiliyor.
Haber: UMUT EROĞLU / Arşivi

Snoop Dogg’un yeni albümünü yazmak gündeme geldiğinde kendimi bol flow’lu, ghetto tabiriyle “laid back” bir hip hop akşamına hazırlamıştım. Ancak olaylar farklı gelişti... Snoop Dogg, hip hop müziğinin popüler yakasında iyi işler çıkarmış, ortamı ti’ye almayı becermiş bir müzisyen. Aslında bizde pek bilinmez ama hip hop’un babalarından biridir. ‘Baba’ deyince, Orhan Gencebay babalığı anlaşılmasın. Don Corleone babalığıdır onunki. Hip hop malum, gangsta’sı bol bir kültürdür, Snoop da camiada kimsenin bulaşmak istemeyeceği karakterlerden biridir. Çok paraya, büyük güce sahiptir. Doğu yakası - Batı yakası hadisesinde de acayip bir yeri vardır. Kaliforniyalı olduğu için West Coast mensubu bilinir ama Long Beach’in doğusundan –East Side- geldiği için konu her daim karışır.
Gelelim asıl konuya, ‘Reincarnated’ adlı yeni albümü karşıma aldığımda işin farklı rengi hemen belli oluverdi. Bu bir Snoop Dogg değil, Snoop Lion albümüydü. Müzik de hip hop değil; reggae, dub müziğiydi. Üstelik pırıl pırıl sound’ları ve ritmiyle dans kulübüne de, spor arabasına da, minderli terasına da gereken enerjiyi veren parçalarla doluydu. Tabii işin içinde Snoop Dogg olunca, siyahi âlemin hit prodüktörlerinin, rapper’larının, “Reggae varsa ben de varım” diyen cümle müzisyenin projeye dahil olması kaçınılmaz. Hemen sayalım: Akon, Dre Skull, Rita Ora, Drake, Miley Cyrus, Collie Buddz, Angela Hunte, Jamaikalı Popcaan ve Mavado aralarından birkaçı... 12 parçalık albümün 11’inde farklı bir müzisyenle feat. yapmış Snoop. Gelgelelim, kapak resminden tonlamasına, her şeyiyle bir dub/reggae albümü olan bu kayıtta eski ya da yeni, klasik reggae’nin ön saflarında yer alan hiçbir müzisyenin bulunmuyor olması, en önemli eleştiri konusu.
Aslında mesele şu, Snoop yanına Akon gibilerini de alarak hip hop’un gangster ahlakına bir başkaldırı sergiliyor. “Çok fazla ölüm, çok fazla kargaşa, çok fazla yanlış anlama var müzikte. Bir sürü büyük müzisyeni kaybediyoruz. Ve onları yaşarken sevemiyoruz. Ben hâlâ buradayken sevilmek istiyorum. Ve sevilmenin tek yolu, sevmektir” diyerek açıyor albümü. Malum; sevgi, barış ve birlik mesajı vermek için reggae’den iyisi yoktur. Mesaj kaygılarına kapılmazsak, ‘Reincarnation’ leziz bir albüm. Güçlü bas hatları, vurucu dub ritimleri, dansa çağıran hit’leri ve çekici vokalleriyle ‘roots’ müziğini şahane güncellemiş, kaçırılmayacak bir albüm. Her şarkıya ayrı yorum yapmaya yer yok ama atlamak isteyeceğiniz şarkı zaten en fazla bir-ikiyi geçmez. Dinledikçe daha da lezzetleniyorlar. En iyisi siz de birkaç parçayı ‘legalize’ indirip müzikçalarınıza koyun, bir tütsü yakın ve yaz boyu neşenizi bulun.