Ödüller değil tören sürpriz oldu

Ödüller değil tören sürpriz oldu
Ödüller değil tören sürpriz oldu
Oscar'da bu yıl süprize yer yoktu ama MacFarlane'in sunuculuğu övgüye değerdi. Daniel Day-Lewis üç Oscar kazanan ilk erkek oyuncu oldu.
Haber: ERMAN ATA UNCU - erman.uncu@radikal.com.tr / Arşivi

Öncesinde iddiaların havada uçuştuğu, Anglosakson dünyasında verilen ne kadar ödül varsa ‘habercisi’ sayıldığı Oscar’lar nihayet ‘sahiplerini buldu’. Tabii ki Akademi, ödül politikasında sürpriz namında hiçbir şeye yer olmadığını bir kez daha gösterdi.
Daniel Day-Lewis’in set boyu Lincoln aksanını gündelik hayatına taşımasının ödülsüz kalmayacağından, Jennifer Lawrence ve Anne Hathaway’in yükselişteki kariyerinin bir de Oscar’la destekleneceğinden, neredeyse tüm ödülleri silip süpüren ‘Argo’nun en iyi film Oscarı’nda da şansının çok yüksek olduğundan, Haneke’nin ‘Aşk’ına yabancı film ödülünün ötesini verme kararının Akademi’ye bir boy büyük geleceğinden kimsenin kuşkusu yoktu zaten.
Ama önceki gün Dolby Theater’da gerçekleşen ödül töreni için tümüyle sürprizden yoksundu demek büyük haksızlık olur. Zira, bu tören sayesinde Joseph Gordon-Levitt ve Daniel Radcliffe’te eski ekol Broadway damarı olduğunu da öğrendik, Channing Tatum’la Charlize Theron’un dans konusundaki ustalıklarını da… Tabii bir de sunuculuk görevine atandığı zaman herkesin şaşkınlıktan küçük dilini yuttuğu Seth MacFarlane’in Akademi Ödülleri’ne taze kan getirmek için en uygun isim olduğunu da deneyimlemiş olduk. Uzun zamandır Billy Crystal’ın artık –üzülerek söylüyoruz– demode espri anlayışı ve James Franco-Anne Hathaway ikilisine sunuculuğu teslim etmek gibi sonu hazin biten deneyler arasında gidip gelen Akademi, MacFarlane performansıyla o eski güzel günleri hatırlattı dense yeri.
‘Family Guy’, ‘American Dad’ gibi ‘edepsiz’ sitcom’ların yaratıcısı, yetenekleri say say bitmez MacFarlane’in, dev ekrandaki William Shatner eşliğinde yaptığı açılış numarası TV karşısındakileri bu kadar eğlendirdiyse Dolby Theater’da da karşılığını bulmuştur kuşkusuz. Özellikle yıldızların çıplak sahnelerine atıfla söylediği ‘We Saw Your Boobs’, gün içinde keyiflenmek için YouTube’dan defalarca seyredilecek bir video sundu bize. Daniel Radcliffe’li, Joseph Gordon–Levitt’li müzikal numaranın da ondan aşağı kalır yanı yoktu. MacFarlane’in yer yer kendi show’larında da belli ettiği müzikal merakı sağ olsun, Oscar ihtişamına en yakışanın böyle performanslar olduğunu bir kez daha hatırlamış olduk. (Ne gerek var o MTV Sinema Ödülleri öykünmelerine!)
Tabii ki ne kadar şikâyetçi olsak, eski tadından eser kalmadığı gibi yorumlara varsak da (bu senenin haricinde tabii) buralarda sabah 7’lere kadar televizyon başında Oscar seyretmemizin haklı sebepleri var. “2013’te muhtemelen Oscarlar’ı seyredeceğim” diye uykusuz kalanların son zamanda en pişman olmadığı seneydi. Bu sefer bir Angelina Jolie ve bacağı fenomeni yaşamadık belki ama Jennifer Lawrence’ın en iyi kadın oyuncu Oscar’ını almak üzere sahneye çıkarken, merdivenlerde takılıp düşmesi, sonrasında da Hugh Jackman ve Bradley Cooper tarafından ayağa kaldırılması, sosyal medyaya arayıp da bulamadığı malzemeyi verdi. Aynı Jennifer Lawrence’ın fotoğraf çekiminde bir elinde Oscar’ı tutarken diğeriyle orta parmağını yukarı kaldırdığı karesi ise Oscar çıkıntılıkları galasındaki yerini aldı.

Bond’a saygı duruşu
Adele’in James Bond’un 50’nci yılı şerefine sahneye çıkıp ‘Skyfall’u seslendirmesi gecenin en merakla beklenen anlarından biriydi kuşkusuz. Ama ödül töreni yapımcıları bu jestle de yetinmedi, gelmiş geçmiş en iyi Bond şarkılarından –tüm kuralları koyan- ‘Goldfinger’ı seslendirmesi için Shirley Bassey’yi sahneye aldı. ‘Argo’nun en iyi film Oscar’ı alması beklenen bir şeydiyse de bu ödülü first-lady Michelle Obama’nın vermesi sürpriz çeşnisi oldu. Akademi’nin bu sefer Kathryn Bigelow militarizmine geçit vermeyip filmi ‘Zero Dark Thirty’yi sadece en iyi ses kurgusu Oscarı’yla ödüllendirmesi, 12 dalda aday ‘Lincoln’ün yalnızca yapım tasarımı ve Daniel Day–Lewis’e verilen erkek oyuncu ödülüyle yetinmek durumunda kalması gecenin diğer sürprizleriydi.
Doğru, bu sene Oscar’lar adaylarıyla uzun zamandır ne olacağı en belli olmayan senelerden birini yaşamıştı. Ama böylesi bir aday listesinden bile gayet tahmin edilebilir bir sonuca ulaşabilmesi, belki de Akademi’nin pozitif hanesine yazılmalı! İşin diğer cephesinde, şovda ise MacFarlane usulü hınzır mizahın ve bir tutam ihtişamın Oscar’lara en yakışan olduğunu da akıllardan çıkarmamalı.

Oscar Toto devretti!

Sinema yazarlarının Oscar tahminlerinde 6’da 6 tutturan çıkmadı. Sinema Yazarları Derneği’nin üyeleri arasında yaptığı ankette en isabetli tahmin Cumhur Canbazoğlu’ndan geldi. Eleştirmenler en çok en iyi yönetmen kategorisinde yanılırken Canbazoğlu, yönetmen dahil önemli dört kategoriyi de bildi. Yardımcı dallarda kadın oyuncu tahmini doğru çıkan Canbazoğlu yardımcı erkek oyuncuda yanıldı. Radikal’in Oscar Toto’sunun galibi ise sadece yönetmende yanılıp 6’da 5 tutturan Şenay Aydemir oldu.

85. Oscar ödül törenİnİn kazananları

Film : Argo
Yönetmen : Ang Lee (Pi’nin Yaşamı)
Kadın oyuncu : Jennifer Lawrence (Umut Işığım)
Erkek oyuncu : Daniel Day-Lewis (Lincoln)
Kadın oyuncu : Anne Hathaway (Sefiller)
Yardımcı erkek oyuncu : Christoph Waltz (Zincirsiz)
Uyarlama senaryo : Argo (Chris Terrio)
Özgün senaryo : Zincirsiz (Quentin Tarantino)
Görüntü yönetmeni : Claudio Miranda (Pi’nin Yaşamı)
Belgesel : Searching For Sugar Man
Kurgu : Argo (William Goldenberg)
Yabancı film : Aşk (Avusturya)
Animasyon : Brave
Müzik : Pi’nin Yaşamı (Mychael Danna)
Şarkı : Skyfall (Adele)
Sanat yönetimi : Lincoln
Kısa animasyon : Paperman
Kısa film : Curfew (Shawn Christensen)
Kısa belgesel : Inocente
Ses kurgusu : Skyfall, Zero Dark Thirty
Ses miksajı : Sefiller
Kostüm tasarımı : Anna Karenina
Makyaj ve saç : Sefiller
Görsel efekt : Pi’nin Yaşamı