Olasılıkların kadını

Zamanın herhangi bir diliminde, herhangi bir konumda ve herhangi bir cinsiyette yaşadığına
inandırabilecek belki de tek aktris Tilda Swinton.

Zamanın herhangi bir diliminde, herhangi bir konumda ve herhangi bir cinsiyette yaşadığına
inandırabilecek belki de tek aktris Tilda Swinton. Aynı zamanda, sinemada canlandırdığı
karakter sayısı film sayısının bu denli üzerinde olan tek isim de o herhalde. Laf buradan kendi başına kaçıp, Tilda Swinton'ın Amerikan usulü tipten tipe büründüğüne gelmemeli tabii. Görüp görülebilecek en güçlü aura'lardan birine sahip olan Swinton - biraz fazla 'tinsel' kaçması riskini göze alırsak - rahatça form değiştirebilen bir olasılıklar bütünü sanki. Hangisinin sebep, hangisinin sonuç olduğu tartışılır; fakat rollerinin yanında fiziği de, bu tuhaf fikirlere kapılmam(ız)da pay sahibi. İnsanın ilk bakışta, 'saf bir yaşam formu' ya da benzeri bir şey diyesi geliyor.
Androjen aristokrat
Swinton, alışık olunan yönde dişi ya da erkeksi yansımalardan tamamen uzak. Ama son derece yoğun bir cinselliği de çağrıştırıyor.
Uyanık pop yıldızlarının da yakalamak isteyip yamalı cinsiyetler bohçasına çevirdikleri bu doğal, androjen imajının üzerine, filmlerinde de ziyadesiyle gidiyor. En bariz örnek, adının yanına parantez içinde sıkça eklenen Orlando'da canlandırdığı, her iki cinsiyetin de bakış açısıyla dört yüz yıllık bir zaman dilimini deneyimleyen aristokrat. Evvelinde, Derek Jarman'ın filmleri var. Tanıştığı andan itibaren tüm filmlerinde rol alacağı (toplam sekiz) Jarman'ın sinemasında, tam anlamıyla evini bulmuş gibiydi. Caravaggio, Edward II, The Garden ve diğerleri... Favori kadın oyuncusu olduğu favori yönetmeniyle, bilhassa
80'lerde, İngiliz sinemasının avangard kulvarında uzun mesafe koştu.
Swinton yönetmenlere, senaristlere esin kaynağı olacak türden bir oyuncu. Öykü akışının karakteri sürüklediği ana yollara, beklenmedik biçimde destek çıkacak farklılıklar da katabiliyor. Bilhassa yaygın kalıplara biraz yakın bir filmde rol alıyorsa, filmin ilginç olmaya meylettiği nokta haline geliyor kolayca. Üstelik junkie, fahişe, seri cinayet işleyen katil ve benzeri sosyal uçlarda etiketlenmiş olmasına gerek kalmadan.
Geçen sinema haftasının getirdiklerinden Dipsiz / The Deep End'de, belki de kariyerindeki en sıradan karakterlerden birini oynuyor. İlaveten, görüntü yönetimiyle
birlikte filmin en güçlü iki unsurundan biri. Tilda Swinton, tüm bunlar olmadan, sinemaya atılmadan, 42'inci yaşını da geride bırakmadan çok önce, yüzıllardır ailesine ait olan şatoda yaşayan ve geleceğin prensesi Diana'yla aynı okulu paylaşan bir İskoç kızıydı. Sinema dışında, tiyatro sahnesine çıktı; bir ara at yarışı oynamaya fena halde sardı; The Maybe adlı enstelasyon için günde sekiz saat camdan bir prizmanın içinde uyudu; Orbital'ın The Box adlı şarkısının video klibinin 'uzaylı'sı oldu; evlendi; dört yıl önce ikizlerini doğurdu. Jarman'ın ölümünün ardından bir anlamda öksüz kaldığından beri de, çoğu ABD'de olmak üzere dahil olabileceği enteresan projeler arıyor. Buluyor da.



Önemli rolleri
Caravaggio (1986): Caravaggio'ya modeli.
Friendship's Death (1987): Dünyada görev yapan bir uzaylı olduğu iddiasındaki Friendship.
Edward II (1991): Kraliçe Isabella.
Orlando (1992): Dörtyüz yıl boyunca bir gıdım yaşlanmadan, farklı cinsiyetlerde yaşayan İngiliz aristokrat Orlando.
Man to Man (1992): Kocasının ölümünün ardından onun kimliğine bürünüp çalışmaya başlayan, bir erkek olarak aşık da olan Ella.
Blue / Mavi (1993): Jarman'ın, sadece mavi bir kareden oluşan şiirsel filminde, metinleri seslendiren dört kişiden biri.
Female Perversions (1996): Toplumda üstlendiği birçok rolü hırslı biçimde biraraya getirmeye çalışan avukat Eve.
Conceiving Ada (1997): İlk bilgisayar programının yaratıcılarından Ada.
The War Zone / Savaş Alanı (1999): Üçüncü çocuğuna hamile bir kadını canlandırdığı filmde, gerçekten de hamileydi ve doğal vücudunu cesurca sergilemişti.
The Beach / Kumsal (2000): Saklı koyda yaşayan komünün sert lideri konumundaki Sal.
Possible Worlds / Olası Dünyalar (2000): Aynı anda, olası farklı dünyalarda yaşayan bir adamın, her olasılıkta aşık olduğu kadın.
The Deep End / Dipsiz (2001): Oğlunu, korumak için her yolu deneyen çilekeş anne.
Vanilla Sky (2001): Tom Crusie'a, sonsuz ve dilediği şekilde yaşam vaadeden acayip ürünü satan şirketin pazarlamacısı.
Pek yakında...
Spike Jonze'un Adaptation'ı, Ewan McGregor'lı Young Adam ve üçü replika olan dört ayrı karakteri canlandırdığı Teknolust.