Önce yaktılar, şimdi itibarını vermeyi düşünüyorlar

Önce yaktılar, şimdi itibarını vermeyi düşünüyorlar
Önce yaktılar, şimdi itibarını vermeyi düşünüyorlar
Vatikan'ın gündeminde, engizisyon tarafından diri diri yakılan filozof-şair Giordano Bruno'nun itibarının iadesi var


VATİKAN - Vatikan’a yakın bir bilim adamı, 16. yüzyılda Kopernik’in tezini savunduğu için Katolik Kilisesi tarafından sapkın ilan edilerek diri diri yakılan filozof, gökbilimci ve teolog Giordano Bruno’nun itibarının iadesini gündeme getirdi. Vatikan Bilimler Akademisi Başkanı Nicola Cabibbo, haftalık İtalyan dergisi Hıristiyan Aileler’deki röportajında, Vatikan ile bu konuda konuştuğunu, ancak şimdilik itibarın iadesi yönünde bir işaret bulunmadığını söyledi.
Uluslararası çapta tanınan bir fizikçi olan Cabibbo, Giordano Bruno’nun kuramının bugün, yörüngedeki teleskoplarla gözlenerek güneş sisteminin dışındaki gezegenlerin varlığının kanıtlandığını bildirdi.  Sorunun yargılanma ve hüküm sürecinden kaynaklandığını savunan Cabibbo, "Bruno’nun yargı süreci konusunda Galile’ninkinden daha az şey biliyoruz. Bu yüzden onun diri diri yakılmasında hiçbir mantıklı gerekçe bulunmadığını söylemek de kolay olmuyor" dedi. Katolik Kilisesi, Galile’nin itibarını iade etmesine karşın, din adamlığından atılan ve sapkın ilan edilen Bruno hakkında sessiz kalmayı sürdürüyor.
Rönesans felsefesini biçimlendiren filozofların en önemlilerinden birisi olan Giordano Bruno, şair yönüyle de tanınıyor.
"Doğacı coşkunluğun düşünürü" olarak adlandırılan Bruno, Aristocu kapalı evren görüşünden ilk sıyrılanlar arasında yer alarak Kopernik’in tezini savundu. Bruno, evenin sonsuz ve eşdağılımlı olduğunu ve evrende dünyadan başka birçok gezegenin bulunduğunu söylediği için kilisenin büyük tepkisi çekti.  Bruno, aykırı görüşlerinden ötürü 1600 yılında Roma Katolik Kilisesi’nin engizisyon mahkemesinde yargılanıp sapkın ilan edildi ve Roma’da diri diri yakılarak idam edildi. (aa)

 

BRUNO KİMDİR?

 

Giordano Bruno (d. 1548, İtalya, Nola - ö. 17 Şubat 1600 İtalya, Roma). İtalyan filozof, rahip, gökbilimci ve okültist. Rönesans felsefesini biçimlendiren filozofların en önemlilerinden biridir ve şair yönüyle de edebiyata en yakın duranıdır. Ona doğacı coşkunluğun düşünürü de denilebilir. Aristotelesçi kapalı evren görüşünden ilk sıyrılanlar arasında yer alan İtalyan filozof, Kopernik'in tezini savundu. Evrenin sonsuz ve eşdağalımlı olduğunu ve evrende, dünyadan başka birçok gezegenin bulunduğunu söyledi. Aykırı görüşler beslediği için 1600 yılında Roma Katolik Kilisesi'nin Engizisyon mahkemesinde yargılanıp sapkın ilan edildi ve Roma'da diri diri yakılarak idam edildi.

 

 

YAŞAMI

 

 

 Soylu bir ailenin çocuğu olarak 1548 yılında İtalya'nın Nola kasabasında dünyaya geldi. Onaltı yaşındayken Dominiken tarikatına girdi. Kopernikus sistemi ile tanışınca, Bruno tarikat mensubu bir kişi olmaktan sıyrıldı ve buna bağlı olarak Hıristiyan inancıyla arasındaki bütün bağları koparttı. Kiliseye karşı bir sistem içinde yer aldığından din sapkınlığı ile suçlandı. Engizisyon baskısından kurtulmak için Roma'ya ardından Kuzey İtalya'ya kaçtı.

Dinsizlik ile suçlandığı için hiçbir yerde kalıcı olarak yaşayamadı, sürekli gezdi. Cenevre'ye geçti, ardından Güney Fransa, Paris ve Londra'da devam etti yaşamına. 1582 yılında Sorbonne Üniversitesi'nde bir kürsü elde etti. Londra'da yapıtlarının bir bölümünü bastırdı. Londra'dan kısa bir süreliğine yine Paris'e geçen Bruno, bu defa da Almanya'ya gitti ve eserlerini yayımlatma çabalarını sürdürdü. Daha sonra Zürih'e geçen Bruno, bir İtalyan aristokrat tarafından Venedik'e davet edilince bu daveti kabul etti. Burada Galileo Galilei ile tanıştı. Ama Mocenigo adlı bir aristokratla çatışınca, onun tarafından Engizisyon'a teslim edildi. Ona, düşüncelerinden vazgeçmesi ve sonsuz evren görüşünün din sapkınlığı olduğunu kabul etmesi durumunda kilise tarafından affedileceği söylendi. Ama o, gördüğü bütün işkencelere karşın, görüşlerinden taviz vermedi ve ölüme mahkum edildi.

Giordano Bruno, "Tanrı, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Tanrı'yı kullanırlar" demiştir.

 

 

ÖLÜMÜ

 

 

Ölüm kararını Bruno'ya bildiren yargıç, ondan şu cevabı almıştır: "Ölümümü bildirirken siz benden daha çok korkuyorsunuz". Kilisenin bu kararı, 1600 yılının Şubat ayında, Roma'da Campo dei Fiori meydanında Bruno'nun diri diri yakılması ile yerine getirildi.
Bruno evrenin sonsuzluğu yanında evrenin birliği ilkesini de benimser. Buna göre Ortaçağ felsefesinde temel alınan gök ile yer ayrılığını rededer. Bruno; Tanrı'nın ve evrenin birbirinden farklı iki töz olmadığı, ama aynı gerçekliğin iki sonsuz görünümü olduğunu kabul eder. Ona göre her şey Tanrısal kuvvetin görünüşüdür:
"Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım."
Düşüncelerinin açıklanmasının kendisi için çok tehlikeli olduğunu bildiği halde, yukarıdaki cümlesinden de anlaşılacağı gibi, yazı ve konuşmalarında düşüncelerini hep böyle açıkça ifade etmiştir.  (Kaynak: Vikipedi)