Önceliğim İran'ın müziğini korumak

Önceliğim İran'ın müziğini korumak
Önceliğim İran'ın müziğini korumak
'Kemanı ağlatan adam' Farid Farjad, 28 Şubat'ta İstanbul Kongre Merkezi'nde sahneye çıkacak. Amerika'da yaşayan İranlı müzisyenle, konser öncesi sıra dışı müziklerini konuştuk.
Haber: ARZU HAKSUN GÜVENİLİR / Arşivi

Enstrümanların da duyguları olur. Onları ağlatan, güldüren, kendi duygularını ona yansıtıp dinleyiciye aktarabilen müzisyenler de dünya çapında isim yapar. Başarılı bir müzisyen olmanın en önemli kriterlerinden biri, duygularını, yaşanmışlıkları enstrümanına doğru aktarmayı bilmek. Tıpkı Farid Farjad gibi…
Kemanı ile sahneye çıktığı anda, dinleyicilerin ruhunu ele geçirmeyi başarıyor… Siz, hangi hayaller içinde dalıp gidiyorsanız, o, kemanıyla size eşlik ediyor. Farjad, işte bu yüzden dünyanın en önemli keman virtüozları arasında gösteriliyor. Şu an, Amerika’da yaşıyor. Amerika onun için zorunlu bir tercih, çünkü o aslında Amerika’da ülkesi İran’ı yaşıyor…
Onu sevenler ‘kemanı ağlatan’ adam olarak tanır, bilir… Müzikleri duygu yüklü ve melankoliktir. Onu dinlerken adeta tatlı bir sakinlik sarar ortamı. Hüzün ve yaşamın pembe örtüsü aralanır, biz gerçeklerle yüzleşirken, o kemanından çıkan melodileriyle sihirli bir toz serper üzerimize… Aslında Klasik Batı müziği eğitimi alan Farjad için vazgeçilmez melodiler hep doğduğu toprakların sesleri olur.
İran rejiminden kaçmak için sürgüne Amerika’ya gidiyor. Batı toplumları, onun müziği için “Bu hüzün değil, duygu…” tanımlaması yapıyor. İnternette en çok onun müzikleri paylaşılıyor… ‘An Roozha I’, ‘An Roozha II’, ‘An Roozha III’, ‘An Roozha IV’, ‘An Roozha V’ olmak üzere beş albümlük bir albüm serisi yayımlandı. Eserleri ayrıca, ‘Golha Orkestrası’ adlı kolektif bir albümde de yer aldı.
Türkiye onu geç keşfetti. Türkiye’yi ve Türk insanını çok sevdiğini anlatan Farjad; “Eğer bir gün bu dünyadan gidersem, burada gömülmek istiyorum. Kendimi bu topraklara, coğrafyaya daha yakın hissediyorum“ diyor. Ayrılık, Ağlayan Keman, Sarı Gelin, Şimdi Sana Dönmek Var Sevgili gibi eserleri ile dinleyicilerine konserlerinde unutulmaz anlar yaşatıyor. Farjad her fırsatta İstanbul ve Türkiye’yi ne kadar çok sevdiğini anlatıyor ve bir kez daha konser için geliyor. Avea Sıra Dışı Müzik Konserleri kapsamında, 28 Şubat’ta hayranlarıyla buluşmak üzere İstanbul Kongre Merkezi’nde bir konser verecek. Ünlü müzisyenle, sıra dışı müziklerini konuştuk.
Müziğinizde yaşadığınız hayatın izleri var mı?
Kesinlikle… Bir sanatçının hayatı diğer insanlardan farklıdır. Müziğin varlıklar üzerindeki etkisi çok önemlidir (iyi etkiler). Sonuç olarak benim hayatımda da izlerini bırakmıştır.
Amerika’da yaşıyorsunuz, Batı müziği stillerinin dışındaki yorumunuza orada ilgi nasıl? Vatanımın müziğini korumak ve onun özünü koruyarak icra etmek benim önceliğim olmuştur. Evet Amerika’da yaşıyorum ama Amerikan toplumuyla çok bir ilgim yok. Amerika’daki İranlılar birbirlerine çok yakın ve bağlı yaşıyorlar. Doğal olarak, siz Amerikalılarla çok ilgili olmazsanız onlar da size karışmıyorlar… Benim ülkemde sadece bir müzik var: İran müziği… Tüm İran halklarının müziğini içinde barındıryor. Kürt, Beluç, Azeri, Pers ve diğer halklar... Sonuç olarak benim müziğimde tüm İran müziğini dinleyebilirsiniz. Sadece zaman konusunda farklılıklar var.
Çalmayı en çok sevdiğiniz parçalar hangileri?
Tüm çalışmalarımı 5 albümde dinlediniz ve hepsini çok seviyorum. Kısacası müziğin kelamı iyi olduğu sürece, benim ya da bir başkasının… Dinlenmelidir... Tanrıya şükrediyorum ki, müzik gibi değerli bir hediyeyi varlıkların emrine sunmuştur. Müziği seven herkes, tüm müzik türlerinden zevk alır.
Veliahtım dediğiniz bir isim var mı?
Bu, insanların zevk ve ilgisine bağlıdır. Benden sonra gençlerin benim açmış olduğum yolda ilerlemesini isterim.
Bir ülkenin müziklerinden o ülkenin yapısını çözdüğünüz olur mu?
Şimdiye kadar böyle bir çalışmam olmadı ama olsaydı sevinirdim ve ilginç olacağına da şüphem yok.
Türk izleyicisinin müziğinize tepkisini nasıl buluyorsunuz? Türkiye halkına çok teşekkür ederim. Çünkü bu pozitif tepki olmasaydı, bu çalışmalarımın devamı olmazdı. Sonuç olarak çok yapıcı ve pozitif tepkiler aldım. Birçok şehirde konser verdim. İstanbul, Ankara ve İzmir’de… İnsanlarının kalbi o kadar aşkla çarpıyordu ki, teknik eksikliklerin hiçbir önemi olmadı. Ülkenizin her yeri şahane. Başka bir tabirle ‘her çiçeğin kokusu farklıdır’.
Konseriniz için nasıl bir repertuvar hazırladınız? Neler dinleyeceğiz?
Kesinlikle tüm dinleyicilerimin sevdiği parçaları çalacağım. Ömrüm yeterse yeni projelere de imza atacağım ve siz de dinleyeceksiniz.