Onları hiç böyle görmediniz

Dünyanın en ünlü grubu, adı neredeyse rock müziğiyle eşdeğer The Rolling Stones, 60'ların sonunda, her alanda büyük bir değişimin yaşandığı
'çılgın' bir dönemde şöhreti yakaladı.

Dünyanın en ünlü grubu, adı neredeyse rock müziğiyle eşdeğer The Rolling Stones, 60'ların sonunda, her alanda büyük bir değişimin yaşandığı
'çılgın' bir dönemde şöhreti yakaladı. O çılgın dönemi çeşitli vesilelerle merak etmeyen yoktur herhalde. Önümüzdeki ay dünya turnesine başlayacak olan grup şu an Londra'da şöhreti ilk yakaladıkları ve belki de sonradan hiçbir zaman olmadıkları kadar çılgın oldukları o dönemin fotoğraflarıyla gündemde. Iconic Photographs of the Rolling Stones / The Rolling Stones'un İkonik Fotoğrafları adlı sergi, grubun kimilerince hiç bilinmeyen özel yaşamından görüntüler içeriyor. Fotoğrafçılar ve orada bulunanlar o günleri bakın nasıl anlatıyor...
(The Decca Years, Iconic Photographs of the Rolling Stones, Atlas Gallery, 49 Dorset Street, Londra)
Villanellcote Bahar - Sonbahar 1971
Fotoğraf: Dominique Tarle
1971 baharında The Rolling Stones, Fransa'nın güneyinde gitarist Keith Richards ve Anita Pallenberg'in kiraladığı hatırı sayılır bir konfora sahip Villa Nellcote'da yaşıyordu. Yani kelimenin tam anlamıyla 'yaşıyordu'. Bir yandan Exile on Main Street albümünün kayıtları sürerken diğer yandan da ev, müzik ve sanat dünyasının en gözde, en çılgın isimlerini bir araya topluyor, kalabalık hiç eksik olmuyordu. Grup tarafından görsel arşiv oluşturması için görevlendirilen fotoğrafçı Dominique Tarle artık hepsiyle dost olmuş, sonradan çok değerlenecek fotoğraflar çekmişti. Tarle o günleri şöyle anlatıyor: "Bir sürü genç ve yetenekli müzisyeni bir araya toplayınca ortaya gerçekten çılgın bir şey çıkıyor. Tek bir çatı altında bir sürü tutkulu insan. Evdeki atmosfer de gerçekten buydu. Fotoğrafta yerde oturan Keith Richards'ın kucağında Eric Clapton'ın o dönemde hediye ettiği özel yapım Fender Telecaster marka gitar var. Daha sonra da o gitar en çok sevdiklerinden biri oldu. İsmini Mr. Micawber koymuştu..." Clapton o dönemi heyecanla hatırlıyor: "Villaya gitmeden önce gitarı uçakla Keith'e yollamıştım. Ama açık konuşmak gerekirse o günlere ilişkin çok az şey hatırlıyorum. O kadar çılgın bir dönemdi ki, bazen tüm bunlar gerçek mi diye düşünüyorum."
Dominique Tarle o dönemde iki binden fazla kare çekti. Keith, fotoğrafları 'aile albümü' olarak nitelendirdi.
The Rolling Stones kadın kılığında, 1966
Fotoğraf: Jerry Schatzberg
"Bu resimlerle ya da o an ne yaptığımızla ilgili tek bir açıklama yapmak, şunun için yaptık demek zor. Çılgın zamanlardı. Bence bunu fotoğrafçıya sormalısınız," diyor Mick Jagger. Fotoğrafçı Schatzberg ise çekimi şöyle anlatıyor: "The Rolling Stones benden, High Tide and Green Grass albümünün arka kapağı için fotoğraf çekmemi istedi. Bronx'ta görüntülenmek istiyorlardı (sanırım bu menajerleri Andrew Oldham'ın fikriydi). Streç pantolonlar, sutyen, külotla görünmek istiyorlardı. Mick siyah bir kadın olmak için ısrar etti. Sonuç olarak ortaya bu fotoğraf çıktı. The Stones o kadar tarz sahibi bir gruptu ki bunun bile üstesinden geldiler. Akşamüstü Mick'i James Brown'la tanıştırmaya götürdüm (hangisinin Mick olduğunu anlayamadı. O yıllarda Stones Amerika'da bayağı ünlüydü üstelik), bayağı konuştular, sonra James ona bir-iki figür gösterdi.
Gimme Shelter Turnesi, Altamont, 1969
Fotoğraf: Ethan Russel
Yıl 1969. The Rolling Stones için şöhretin dorukta olduğu yıl. Gimme Shelter Turnesi kapsamında Altamont'da ücretsiz bir konserdeler. Ama bu kesinlikle sıradan bir konser olmayacak. Siyah genç Meredith Hunter, Stones sahnedeyken Hells Angels (Cehennem Melekleri) tarafından ölesiye dövülecek, olay sonradan hippi döneminin sonuna gelindiğinin bir işareti olarak algılanacak. 1969'da Mick Jagger kariyerinin en devrimci dönemindeydi, grup ise her yanından satanizm akan Sympathy for the Devil gibi karanlık şarkılar yapıyordu. Konser hippilerle Hells Angels arasında geçen bir mücadele gibiydi. Kimin kazandığı bir yana kesin olan artık her iki taraf için de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağıydı. Grup tarafından turneyi fotoğraflamakla görevlendirilen Ethan Russel'ın objektifinden, konserden bir an. Russel o anı şöyle anlatıyor: "Şu gördüklerinizden başka orada 300 bin kişi daha vardı. Sahne bir metre yükseklikteydi ve birbirini çiğneyenler arasında Mick Jagger'ın ezilip ölmesi işten değildi. Resimdeki beyaz şapkalı adam güvenlik için kiralanmış eski bir FBI ajanı. Ama durumu kontrol altına almak için hiçbir şey yapamadı, o an kimse bir şey yapamazdı zaten."