Onu kıskanmamak elde mi?

Onu kıskanmamak elde mi?
Onu kıskanmamak elde mi?
Neo Soul'un prensi John Legend, daha uzun yıllar tahtını kimseye kaptırmamaya kararlı...
Haber: SARP DAKNİ / Arşivi

‘’Norveçlilerin Morten Harket’ı varsa bizim de Hakan Peker’imiz var!’’ Sadece bir kaç gün önce arkadaşımın yolladığı oldukça eski Hakan Peker videosu bana bunu düşündürttü. Zira hem Harket hem de Peker neredeyse aynı yaştalar (50’yi çoktan devirdiler) ve korkutucu şekilde yaşlanmak yerine adeta gençleşiyorlar. Bir nevi Dorian Gray mevzusu... İzlediğim video 1989 yılında çıkan ‘Bir Efsane’ isimli şarkıya aitti ve ‘Bir efsaneydi, efsaneydi... senle beraber olmak’ bölümünün tam da zihnimi bir virüs gibi yeniden ele geçirdiği korkunç dakikalarda henüz piyasaya çıkmadığı halde Deezer’ın özel olarak yayına aldığı John Legend albümü ‘Love in the Future’a denk gelmem ilahi bir mesajla karşı karşıya kaldığımı düşündürttü. İster istemez bu haftanın albümü belli olmuştu işte...
Legend, sadece bir kaç hafta önce Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nu dolduran hayranlarına bu albümden dört şarkıyı canlı olarak sunmuştu aslında. ‘All Of Me’, ‘Made to Love’, ‘The Beginning’ ve aylar önce yayımlanan Rick Ross destekli ilk single ‘Who Do We Think We Are... ‘ Bu dört şarkı nasıl bir albümün bizi beklediğini de açıkça gösteriyordu.
Neo Soul’un romantik ve yakışıklı prensi Legend, daha uzun yıllar tahtını kimseye kaptırmamaya kararlı gibi. Prodüktörlüğünü Kanye West ve Dave Tozer ile birlikte bizzat Legend’in üstlendiği albümde Rick Ross dışında Stacy Barthe ve Seal gibi sürprizler de var. Açıkça nitelikli ve cool bir albüm olarak nitelendirebileceğimiz Love in the Future, 2010 yılında The Roots ile birlikte yayımladığı Wake Up!’ı saymazsak Legend solo diskografisinin dördüncü halkası.
Dokuz Grammy ödülünü evinde eşine dostuna gururla sergiliyor olduğunu düşündüğüm John Legend’in neredeyse 10 milyona yaklaşan albüm satışı, onu da endüstrinin gözbebeklerinden biri haline getiriyor kuşkusuz. Acaba, okula gitmek yerine eğitimini önce terzi olan annesinden evde alan, dört yaşında piyanonun başına oturan, üniversitede Afro-Amerikan Edebiyatı okuyan, profesyonel müzik hayatına The Miseducation of Lauryn Hill albümünde piyano çalarak başlayan John’u kıskanıyor olabilir miyim? Evet.


    ETİKETLER:

    Seal

    ,

    Virüs

    ,

    Müzik

    ,

    Hava

    ,

    Karşı

    ,

    hakan peker

    ,

    piyano