Orhan Oğuz'un gizli aşkı

Orhan Oğuz'un gizli aşkı
Orhan Oğuz'un gizli aşkı
Arka Sokaklar'ın ve ödüllü filmlerin yönetmeni Orhan Oğuz, atölyesinde keni kendine yaptığı resimleri 15 yıl sonra meraklısıyla buluşturuyor. Sonsuz Şükran adlı sergi 15 Nisan'da açılacak, 5 Mayıs'a kadar Beyoğlu'nda Fransız Sokağı Kültür Merkezi'nde görülebilecek. Sorularımızı yanıtlayan Orhan Oğuz, "Sinema benim aşkım, resim ise gizli aşkım' diyor

Ne zamandan beri resim yapıyorsunuz? Sizin için resim yapmak ne ifade ediyor, resim yaparken neler hissediyorsunuz?

Sanat bir aşktır. Sinema benim aşkım, resim ise gizli aşkım. Setlerden evimdeki atölyeme döndüğümde huzurlu bir atmosfer içinde resimlerimi yapmaya başlarım. Sinema benim için aleni bir ortamdır. Filmlerimi aleni bir ortam içinde yaparım. Ama resimlerimi çok yakınlarım hariç kimse bilmez. Sinemamın ve resmimin birbirlerinden beslendiğini düşünüyorum ki; öyledir. Kendimi bildim bileli özel yaşamımda ve setlerde eskizler ve desenlerle vakit geçirdim, ta ki 1995 senesindeki doğum günümde Sevgilim Nilüfer, kucağında yağlıboya resim malzemeleriyle gelip bana sürpriz yaparak “yeterince eskiz ve desenlerle uğraştın, artık içlerini boyaman gerektiğini düşünür müsün?” diyene kadar. Yani 20 yıldır, o günden sonra bana ait gizli atölyemde resimler yapmaya başladım.

 

Sergi açmaya nasıl karar verdiniz? Arkası gelecek mi?

İlk yaptığım resimleri 15 yıl evvel bir sergide sunmuştum. Aradan uzun bir zaman geçti. O günden sonra yaptığım resimleri artık dostlarımla paylaşma zamanı gelmişti. 15 Nisan’dan itibaren resimlerimi gün yüzüne çıkarıyorum. Üçüncü sergimi ne zaman açarım bilmiyorum ama hayatımın sonuna kadar resim yapmaya devam edeceğimi biliyorum.

 

Kendi resimlerinizi nasıl tanımlarsınız?

Yalnız bir köşede kalmış, insanların farkında olmadığı bireyler, figürler ve detaylar her zaman ilgimi çekmiştir. Filmlerimde olduğu gibi, tuvalimde de bu algının görselinin anlık bir yansımasını göstermek isterim.

 

Resim ile sinema-televizyon çalışmalarınız arasında nasıl bir ilişki var?

Sinema ve resim yaşam biçimimi belirleyen iki olgudur. Bunları birbirlerinden ayıramam. Onlarla yaşamaktan mutlu olduğumu biliyorum ve diliyorum ki hep böyle olsun.

 

Sergi gezer misiniz, resim alır mısınız? Sevdiğiniz sanatçılar kimlerdir?

Sanatın her dalıyla ilgiliyim. Edebiyat, müzik ve resim sanatının takipçisiyim. Dünyada ve Türkiye ’deki birçok ressam hakkında bilgiliyim. Zaman zaman tanıdığım, sevdiğim yerli ve ünlü ressam arkadaşlarımdan özel resimler almışımdır ve almaya devam ederim.

 

Filmlerinizi de düşünürseniz, yaşadığınız hayatın, kökenlerinizin, dostlukların, aşkların sanatınıza etkisi oluyor mu?

Bu yaratım sürecinde aşksız sanat yapmanın köksüz bir ağaç gibi verimsiz, tutturalamayan bir rengin solukluğu gibi kısır etkileri olan, objektifi olmayan bir kamerayla film çekmeye çalışmak gibi negatif bir anlamda beni etkilediğini düşünürüm. Onun için sağlam, inandığım dostluklar ve aşklar yaşamaya özen gösteririm.