Ortadoğu'da moda Kıvanç Tatlıtuğ'un giydiği tişörtler

Ortadoğu'da moda Kıvanç Tatlıtuğ'un giydiği tişörtler
Ortadoğu'da moda Kıvanç Tatlıtuğ'un giydiği tişörtler

Tatlıtuğ, Çalarkan?ın iPod dinleyen III. Selim baskılı tişörtünü ?Aşk-ı Memnu? dizisinde de, günlük hayatında da sık sık giyiyor.

Kıvanç Tatlıtuğ'un dizilerde giydiği tişörtler, yerli moda tasarımcısına yaradı. Osm@n adlı markasıyla tanınan Sedef Çalarkan, 'Kıvanç beni batmaktan kurtardı' diyor

İSTANBUL - Kıvanç Tatlıtuğ’un oynadığı dizilerin Ortadoğu’da izlenme rekorları kırması yerli tasarımcılara yaradı. Oyuncunun dizilerde giydiği kostümlerin tasarımcıları bölgeden gelen siparişlere yetişemiyor. En büyük ilgiyse tasarımcı Sedef Çalarkan’ın Tatlıtuğ için hazırladığı tişörtlere. 2006’da tasarladığı ve tarihle bugünü birleştiren ‘Osm@n’ adlı markasıyla tanınan Çalarkan, iPod dinleyen III. Selim, Bluetooth kullanan III. Murat, laptop’uyla çalışan padişah görsellerinin süslediği tişört ve aksesuvarlarla yurtdışında büyük ilgi görmüştü. 

iPod dinleyen III. Selim
Üstünde şarkıcı Teoman’ın el izi olan tişörtler tasarlayan ve bu tişörtlerle özellikle Teoman hayranı kadınların büyük beğenisini kazanan Çalarkan’ın bir de ‘H@rem’ adlı bir markası bulunuyor. Şimdilerde gençler için ‘Genç Osm@n’ adlı bir marka hazırlayan Çalarkan, Tatlıtuğ’un dizilerde giydikleriyle Ortadoğu’ya da açıldı.
Tatlıtuğ’a ulaşmanın başlangıçta zor olduğunu anlatan Çalarkan, “Onun ‘Menekşe ve Halil’, daha sonra da ‘Aşk-ı Memnu’ dizisindeki performansından çok etkilendim. Tişörtlerimi çekim ekibi aracılığıyla kendisine yolladım ve dizide giymesi için her bölüm heyecanla bekledim. Bir ay giymedi. Ama sonra iPod dinleyen III. Selim tişörtümü altı bölümü üstünden çıkarmadı. Daha sonra duydum ki, günlük hayatında da hep giyiyormuş. Dizi dışında katıldığı ödül törenlerinde, programlarda da görmeye başladım. Tasarımlarımı, mesleğinde bu kadar başarılı bulduğum birinin üstünde görmek çok heyecan verici” diyor.
Tatlıtuğ’un tişörtlerini gören Ortadoğulu hayranları Çalarkan’a sipariş telefonları yağdırmış. “Kıvanç Tatlıtuğ, tasarım hayatımda bu krizde karşıma çıkmış en büyük şanstı” diyen Çalarkan, “Beni batmaktan kurtardı. Ortadoğu ülkelerinden büyük sipariş almaya başladım. Mağazama gelen bütün Arap turistler ona hayran, ülkesine dönenlerden de sipariş mail’leri almaya başladım” diyor. 

‘Türk kadını için çok erken’
Türk kadınının stilini sıradan bulan Çalarkan, “Köydeki kadın da Türk kadını, tesettürlü veya kara çarşaflılar da Türk kadını. Eğer sıkışmış Nişantaşı, Ulus, İstinye gibi yerlerde yürüyen kadınları soruyorsanız, reklam panolarına bakıp aynısını bire bir giyerek marka kurbanı olmuş birçok kadın sayabilirim. Bunun bir reklam kampanyası olduğunu anlamıyorlar. Türk kadınının giyim zevkini konuşmak için çok erken olduğunu düşünüyorum. Eğitim şart!” diyor. Sedef Çalarkan, en önemli hedefininse dünyada kendi markasını giymemiş tek bir insan bile kalmayana kadar çalışmak olduğunu söylüyor. (Yaşam Servisi)