Ortak projeye AB'den destek

Ortak projeye AB'den destek
Ortak projeye AB'den destek
Salt'ın bağlı bulunduğu L'Internationale federasyonunun 'Sanat Kullanımları' projesi AB'den 2,5 milyon euroluk hibe desteği aldı.

İki senedir, bildik müze ve galeri işleyişi dışında bir sanat merkezinin olasılıklarını araştıran güncel sanat merkezi/açık sinema /araştırma mekânı SALT, bağlı bulunduğu Avrupa müze konfederasyonu L’Internationale’yle beraber bu sezon yeni bir döneme adım atıyor. Avrupa’nın farklı bölgelerindeki müzelerle beraber Salt’ın oluşturduğu, aynı zamanda akademik ve sanatsal alanlardan ortak ve işbirlikçi kuruluşlar tarafından desteklenen L’Internationale’nin ‘Sanat Kullanımları: 1848 - 1984’ün Mirası’ projesi AB’den alınabilecek en yüksek notla (yüzde 90) 2,5 milyon euroluk hibe desteği aldı. Biz de konuyu konuşmak üzere Salt Galata’nın yolunu tuttuk, kurumun program direktörü Vasıf Kortun’un konuyla ilgili görüşlerini dinledik.
‘Sanat Kullanımları – 1848 ve 1989’un Mirası’ sergi, sempozyum, dijital-basılı yayıncılık, online eğitim, forum ve uzmanlık değişimini içeren çok yönlü bir proje. Ekimde Reina Sofía’daki bir sergiyle başlayacak proje, kültür dönüşümü açısından çok belirleyici olan ve resmi sosyalizmin sona erişi, internet, küreselleşme gibi unsurlar sayesinde başka bir evreye geçen bu dönemi masaya yatırıyor. Beş yıllık ‘Sanat Kullanımları’ 2017’de, Avrupa çapında eşzamanlı sergi ve etkinliklerle sonlanacak. Bu kapsamda aynı yıl SALT, L’Internationale ve Müşterek Bilgi adlı bir program gerçekleştirecek.
L’Internationale’ye AB desteğinin öneminin bir sebebi de federasyonu oluşturan sanat kurumlarının kimliği. Federasyon üyeleri SALT, Belçika’dan Museum van Hedendaagse Kunst Antwerpen, Hollanda’dan Van Abbemuseum (VAM/Hollanda), İspanya’dan Museu d’art Contemporani de Barcelona ve Museo nacional centro de arte Reina Sofía , Slovenya’dan Moderna Galerija hiyerarşik bir yapıdansa yatay bir ‘şebeke’ kurulmasına imkân veren ve Vasıf Kortun’un ifadesiyle ‘sanatın otonom olduğuna inanmayan’ kurumlar. L’Internationale’deki kurumlar, sanatı nesne olarak kabul etmektense onun kullanım araçlarının ne olabileceğini araştırma hedeflerinde de birleşiyorlar. Bu beş yıllık uluslararası proje de merkezlerdeki TATE veya MoMA gibi kurumların vahşi yayılmacılığının bir uzantısı değil. L’Internationale’nin yatay yapısı, söz konusu takasların farklı yerelliklerde kazanacağı hikâyelere önem veriyor. Kortun, bu noktada Türkiye modernizm tarihinin farklı okumalara ihtiyacı olduğu örneğini veriyor ve ekliyor: “Çünkü bu tarihi Ortadoğu ve Balkan modernizmiyle beraber okumak gerekiyor.”
Özel sektörün fonlamalarıyla birçok sergiyi ve eser alımını imkânsız hale getirmesi, 1989 sonrası neoliberalizm ve muhafazakârlığın bütçede yarattığı kesinti, AB’nin projeye desteğini önemli kılan bir başka unsur. Kurumların artık birlikte yaşamak durumunda olduğunu belirten Kortun, ‘L’Internationale’nin global değil, uluslar arası bir oluşum olduğunun altını çiziyor.