'OT' ustalık eserim!

'OT' ustalık eserim!
'OT' ustalık eserim!
Öküz ve Hayvan'ın devam filmi OT, 'organik kültür-sanat dergisi' iddiasıyla bayilerde. Metin Üstündağ ile OT'un neye derman olacağını konuştuk
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Hangi ihtiyaçtan doğdu ‘OT’ dergisi?
Öküz, Hayvan kapandıktan sonra ne zaman bir panele, imza gününe gitsek mutlaka “Penguen dergisi güzel de Öküz, Hayvan gibi bir dergi ne zaman çıkacak?” sorusu geliyordu. Ben ‘met-üst’ dergisini çıkardım ama yetmedi. Biraz Öküz ve Hayvan okurlarının ittirmesiyle çıktı. Bazı yazarlar çizerler çok izlenir, çok okunurlar; bazılarının da tiryakisi olunur. Ben naçizane fakir kulunuzun yaptığı her şey biraz bağımlılık yaratıyor. Dolayısıyla devamı bekleniyor. Bir de etraf çok kuru diye düşündük. “Maksat yeşillik olsun” sloganı oydu. 150 madde çıkardık ama en temel madde bu. Medyanın içinde bulunduğu durum da belli. İnsanların nefes alabileceği, rahat rahat konuşabileceği bir alan olsun istedik. Bir de ben 70 kuşağı çocuğuyum, paylaşmadan keyif alamıyorum. “Topum var oynayayım yok, topum var gel beraber oynayalım, top hepimizin topu” ruh halinde olduğum için ‘met-üst’ bunun eskizi gibiydi.
İlk sayı, ‘Haydi abi ekibi topluyoruz’ şeklinde mi çıktı?
Aksine, çok fazla duyurmadık. Öküz ve Hayvan’ın getirdiği bir kredi var. Her şey bir ıslığa bakıyor. O sesi duyan gelir gibi. Bizim çıkardığımız dergilerde kimseye yamuk olmadı çünkü. Yazı, çizgi istediğimiz adamları aradığımızda kimse “Hayır” demedi. Yeni ne olabilir diye düşündük biraz. Ona da şöyle bir yol bulduk: Öküz ve Hayvan çok ağır dergilerdi. Teknik olarak da içerik olarak da. Bir de dönemin şartları itibariyle kadın dergisi, sol dergisi, kültür-sanat dergisi vb. formatları vardı. Burada biraz daha netleştirdik.
İki okur var ciddi gazetelerin ilgilenmediği. Biri mizah dergisi okuru, diğeri futbol gazeteleri okuru. Benim dönüştürme gibi bir dergim oldu hep. Bu iki okurun da malzemesi çizgi, yazı, fotoğraf… Ben böyle konuştuğumda “Abi onların bakışı farklı, dili farklı” diye yanıtlar aldım. Biz bu okurlara hitap etmeyi önceliğe aldık. İddiamız da şu: “Hazla ve hızla okunan kültür-sanat dergisi.”
‘OT’ adında nasıl karar kıldınız? Öküz’e gönderme o. Öküz yaşayacaksa neyle yaşar, otla yaşar. Bir de işimiz organik kültür sanat yapmak. Şu sırada tek değersiz bitki olduğu için ona kimse hormon koymuyor. En doğal, en organik olan. Her yerde biter… Metaforu çok fazla olan bir isim. Öküz de öyleydi.
İlk sayının yazılarını siz mi talep ettiniz?
Bu sayının yazıları tamamen benim tercihim. Önce bir ilk on bir kurmak gerekiyordu.
Bundan sonra ilk on bir sabit mi, yoksa kupa ve Avrupa maçlarında değişecek mi?
O, durumumuza bağlı. Bir de azınlık kontenjanı var bizde. Kürtler, Ermeniler…
Bir de Metin Kaçan’ın son yazısıyla başlıyor dergi. Yazıyı ne zaman göndermişti? Derginin sekiz aylık bir ön hazırlık süreci var. İlk yazı gönderenlerden birisiydi Metin Kaçan. Tatildeydi ve bizimle dalga geçen mesajlar atıyordu. Biz o yazının içeriğini de çok anlayamadık. Yazının meali olaydan sonra bize dank etti ama işten geçmişti. Meğer son bir mektupmuş gibi… Üzüldük fena…
‘OT’ memlekette neyimize derman olacak?
Valla her şeye derman olsun istiyoruz. Öküz zamanlarında, benzer gazeteler ve televizyon kanalları vardı. İnsanlar bu kadar yalnız ve çaresiz değildi. Çok kişisel sebeplerle yalnız olsalar da “Şuraya giderim, derdimi anlatırım” mecraları vardı. Onların hepsi bir bir gitti. Biraz herkesin rahatlıkla konuşabileceği bir yeşil alan konumu var OT’un. Bu da bence ‘Maksat Yeşillik Olsun’ cümlesinin metaforu. Bir de şu sırada hiç kimsenin hayatı garantide değil. Başbakan olsanız bile. Ama bu tip dergilerin de şöyle bir sorunu oluyor: Diğer kurumlar, sendikalar, partiler görevlerini tam yapamadığı için birdenbire ona bir yüklenme oluyor. Bu bir örnek olsun sadece. Bütün şey bir araya gelmek. Öküz’de de yapmıştık, siyasi algı olarak birbirine selam vermeyecek insanları aynı sayfalarda bir araya getirdik. Bu benim ustalık dönemi dergim. ‘Öküz’ çıraklık, ‘Hayvan’ kalfalık, ‘OT’ ustalık dönemi…
Peki, son olarak ‘met-üst’ dergisi devam edecek mi?
Devam edecek. Onun da mottosu ‘kafası estiğinde çıkar’ ya. Mayısta düşünüyorum ama ne olur bilemem. Malzemem var…


    ETİKETLER:

    Futbol

    ,

    sanat

    ,

    Kadın

    ,

    Avrupa

    ,

    Mizah

    ,

    Kredi

    ,

    ruh

    ,

    kupa

    ,

    ,

    zaman

    ,

    kültür

    ,

    siyasi

    ,

    Selam

    ,

    Dalga

    ,

    yaşar