Otel odalarının kirli sırları

Otel odalarının kirli sırları
Otel odalarının kirli sırları
Otel odalarının en çok mikrop barındıran yüzeyi neresidir? Bavulunuzu açmak için en güvenli yer hangi nokta olabilir? Yatak minderleri ne sıklıkta temizlenir? Peki ya, bir otel odasında biri ölürse süreç nasıl işler? İşte yanıtlar...

RADİKAL - Otel odalarının ne tür mikroplar barındırdığını, otelde konaklarken kendinizi mikroplardan nasıl uzak tutabileceğinizi, güvende olabilmek için yapabileceklerinizi işin uzmanının tavsiyeleri eşliğinde öğrenmek ister misiniz? 
Beechmont Hotels Corporation’ın da içinde olduğu bazı oteller için çalışan uzman Michael Forrest Jones ve sektörde çalışırken yazarlığa doğru dümen kıran Jacob Tomsky’nin verdiği ‘otel sırları’, bir sonraki seyahatinizde otel odanıza başka bir gözle bakmanızı sağlayacak cinsten.
Uzmanların ilk uyarılarından biri; kaldığınız otel odasında bagaj rafı varsa, valizlerinizi buraya koymadan önce rafın ahşaptan yapılmadığından emin olmanız gerektiği: “Temiz olup olmadığını kontrol ettikten sonra, valizinizi banyo zeminine koymanız bile daha güvenilir olur. Tahta kuruları ahşabı sever ve her türlü yerde duraklayan valizlerle birlikte odalara taşınabilirler. Bu yüzden ahşap bagaj raflarını kullanıp valizinizi orada açmayın.”

HANGİ KISIMLAR, NE SIKLIKTA TEMİZLENİR?
Forrest Jones’un verdiği bilgiye göre odalar her üç ya da dört ayda derinlemesine bir temizliğe tabi tutuluyor. Bu temizlik kapsamında yatak minderlerinin birkaç saat havalandırılması, ters çevrilip yatak tekrar kurulana kadar biraz daha hava alması sağlanıyor. Bu işlemler sırasında –kesinlikle 10 yıldan genç olması gereken- mobilyalar, perdeler ve halılar da temizleniyor. Yatak minderlerinin düzenli olarak ters yüz ediliyor olsalar dahi- beş senelik bir ömrü var.
Bazı oteller özel bir UV çubuk kullanarak mikrop taraması yapıyor. Böylece çıplak gözle fark edilemeyecek mikroplar UV ışığı altında tespit edilebiliyor. Bazı oteller telefon, saat, ışık düğmeleri, kapı kolları gibi en çok dokunulan alanlarda da UV çubuğuyla mikrop taraması yapıyor.

GÖZETLEME DELİĞİNE DİKKAT!
Otel odanıza giriş yaptığınızda ilk aklınıza gelen şeylerden biri olmadığı muhakkak; ama siz siz olun ve odaya girince kapıdaki gözetleme deliğine bir göz atın. Forrest Jones, kapınızdaki gözetleme deliği zarar görmüş veya kurcalanmış halde ise, odanızı değiştirmenizi tavsiye ediyor: “Gözetleme deliği hasar görmemişse, sağlam bir şekilde yerinde duruyorsa küçük bir not kağıdı koparıp yuvarlayarak deliğe sıkıştırın. Çok derine girmesin ki ayrılırken çıkarabiliseniz.” 
OTEL ODASINDA BİRİ ÖLÜRSE
Odada birinin ölmesi durumunda işleyen bir protokol söz konusu. New Orleans ve New York’un önde gelen iki otelinde çalışmış olan Tomsky, otelde gerçekleşen ölümlerin sanıldığından sık rastlanılan bir vaka olduğuna dikkat çekiyor: “Bu otelin duyurmak istediği bir durum değil doğal olarak. O nedenle bu tür vakalar mümkün olduğunca gizli tutulur. Öyle ki ölüm, otel yaşamının bir parçasıdır. Bir ölüm söz konusu olunca önce ölen kişi odadan çıkarılır, oda sterilize edilir, temizlenir ve sonraki konuk için hazır hale getirilir. Ve bu işlemler, sandığınızdan çok daha hızlı gerçekleşir.”                          

PERSONEL KİŞİSEL EŞYALARINIZI KURCALAYABİLİR
Tomsky otel personelinin, konukların kişisel eşyalarını kurcalamasının, özel notlarını okumasının ya da seks oyuncakları koleksiyonlarını incelemesinin ‘sıradan’ durumlar olduğunu da öne sürüyor ve bir keresinde bir odada bulduğu ve şaka olduğunu tahmin ettiği, seksle ilgili detaylarla dolu tuhaf bir mektuptan bahsediyor… (The Daily Mail)


    ETİKETLER:

    New York

    ,

    Otel

    ,

    Protokol

    ,

    Seks

    ,

    Telefon

    ,

    Kapı

    ,

    Hava

    ,

    Mail

    ,

    personel

    ,

    çıplak

    ,

    dolu

    ,

    genç

    ,

    Uzak