'Otomatik hayatlar ve yalnızlığı anlattık'

'Otomatik hayatlar ve yalnızlığı anlattık'
'Otomatik hayatlar ve yalnızlığı anlattık'
Gripin'in dördüncü stüdyo albümü 'Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar', raflardaki yerini aldı. "Birçoğumuzun yaşadıklarını süslü ve biraz abartılı hallerle anlatmaya çalışıyor" dedikleri albümü, grup üyelerinden dinledik.
Haber: İPEK İZCİ / Arşivi

 

Sizce bir rock grubunun bu kadar damar şarkılar yapmış olmasına şaşırmam benim rock müziğe olan bilgisizliğimden mi kaynaklanıyor, yoksa nedir? Ben neden şaşırmış olabilirim?

Murat Başdoğan: Soruya soruyla karşılık vermek âdetimiz değil ama etrafımızda olan bitenler, gördüklerimiz, yaptıklarımız ve maruz kaldıklarımız ışığında siz nasıl duygular biriktirir ve paylaşırdınız? Öncelikle yaptığımız müziğin ne kadar rock, ne kadar pop ya da ne kadar ne olduğunu bilmiyoruz.

Neden?

İlker Baliç: E önemsemiyoruz çünkü... Ama albümün içeriğinin böyle olmasının en önemli sebebi üretim hattımızın melankoliyle dolu olduğumuz zamanlarda çalışması...


Albümdeki 11 şarkının 11’i de rakılık. Bunu neye yormalıyız peki? Tema olarak yalnızlık ağır basıyor...

Birol Namoğlu: Rakıyı seviyor olmamıza bağlayabiliriz mesela (Gülüyor). Temalardan biri yalnızlık ama “Bir ya da birkaç temamız olsun” diyerek yola çıkmıyoruz. Albümün içerisinde yıllar evvelinden gelen satırlar var. Fakat son iki- üç yılda yazılmış şarkılar, sözler ağırlıkta... Son iki buçuk yıl içerisinde Gripin en parlak, en keyifli dönemini yaşadı. Ama bunu hayatlarımızın tüm unsurları için, dünya için, memleket için, insanlık için söylemek mümkün değil. Geçen albümden sonra yollara düştük. Yollarda olmak, başka şehirlerde başka insanlarla tanışmak, hikâyeler dinlemek, paylaşmak güzel. Fakat o yollar, otel odaları ve hatta sahne farklı türlerde yalnızlıklarla dolu. Bu yalnızlık belki de gereğinden fazla kafa yormaya ve hesaplaşmalara götürüyor insanı. Sonuç böyle oluyor tabii.

Şarkının dizesindeki gibi yalnızlığa çare bulmak mümkün olabilir mi?

Arda İnceoğlu: Şöyle diyelim; yalnızlığın çeşitli şekilleri var. Kalabalıklar içinde yalnız olmak var, bir toplulukta farklı ve yalnız hissetmek var, bir başına kalmak ya da bir başkası... Yalnızlığın güzel yanları olduğu kadar buhranı da var. Aslında kararında ve seçilen bir yalnızlık olduğunda sevdiğimiz bir mevhum, belki bir ihtiyaç. Ama rahatsızlık veriyorsa dostlar, aile, müzik ve daha nice çareler düşünülebilir.

Albüme dönelim… Siz nasıl anlatırsınız kendi albümünüzü?

İlker Baliç: “Yaşadıklarımızı, hissettiklerimizi, duyduklarımızı süsledik” diyebiliriz. Albümdeki 11 şarkıdan biri söz ve müziği Şevval Sam’a ait olan ‘Gül Güzeli’. Birçoğumuzun yaşadıklarını süslü ve biraz abartılı hallerle anlatmaya çalışıyor albüm. İnsan davranışlarını, otomatik hayatları, kırmayı, kırılmayı, yalnızlığın türlü hallerini, yüzleşmeyi ve hesaplaşmayı, dünyanın ve bireylerin iyi-kötü hallerini barındırıyor. Eğer bir yerden kulaklarına çalınır da beğenirlerse ne mutlu bize.

‘Gül Güzeli’ demişken… İnternette albüm nasıl yorumlar almış diye bakarken, “Gelenek değişmedi, albümde yine cover var” şeklinde yorumlar okudum. Olumsuz anlamda söylemiyorlardı bu arada ama sorum şu: Neden, ‘Gül Güzeli?’

Arda İnceoğlu: Bugüne kadar yeniden yorumladığımız parçalar çeşitli tesadüfler sonucunda külliyatımıza girdi. ‘Gül Güzeli’ ise bu tanıma uymuyor. O şarkıda uzun zamandır gözümüz vardı ve geçen sene gerçekleştirdiğimiz bir konser sonrasında Şevval Sam ile tanışınca samimiyetine güvenerek ondan şarkıyı yeniden yorumlamayı rica ettik. Kendisi bizi kırmadı ve şarkıyı değiştirmemize rağmen bizimle paylaştı. Kendisine tekrar teşekkürler ediyoruz.

Peki, albüme adını veren ‘Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar’ şarkısı nasıl çıktı?

Birol Namoğlu: ‘Böyle Kahpedir Dünya’ ya da ‘Sensiz İstanbul ’a Düşmanım’ cümleleri nereden geldiyse oradan. Yani adresini bilmediğim bir yerden. Eğer biliyor olsaydım inanın bu işimizi kolaylaştırırdı (Gülüyor). Şarkı mutlu olmayan fakat buna rağmen ilişkilerini noktalayamayan bir çiftin hikâyesi. Taraflardan birinin sözleri, mektubu diyelim. Aslında konuşan taraf diğer tarafı ikna etmeye çalışıyor. Ve bir yerden duyduğu, doğru olup olmadığını bilmediği ve umursamadığı o haberle diğer tarafı ikna etmeye çalışıyor.

Bu akşam Jolly Joker’desiniz. Sonra bir Amerika turnesine çıkacaksınız değil mi?

Murat Başdoğan: Evet, hayallerimizden birini daha gerçekleştirmenin eşiğindeyiz. İstanbul, Türkiye , Almanya, Avrupa derken Amerika... 1 Aralık’ta New York’ta başlayacak olan turnemiz Washington DC, Boston, San Diego, Los Angeles ile devam edecek ve San Francisco’da sona erecek.

‘Yeni yılda sakin olalım, griyi keşfedelim’

Birol Namoğlu: Yeni bir yıla yaklaşıyoruz. Umarız ki aklın, özgürlüğün, empatinin, saygının hâkim olduğu ve insan hayatına değer verilen bir ülkeye, bir dünyaya doğru hızla ilerlediğimiz bir yıl olur. Geçen günlerde okuduğum bir yazıda 21.yüzyıl hayalimizin yaşadığımız ilk 12 yıl ile örtüşmediğinden, hayal kırıklığından bahseden bir paragraf vardı. Durumu daha güzel özetleyemezdi. Hayaller yeryüzüne, insan hayatına daha fazla değer vereceğimiz, teknolojiyi hayatı kolaylaştırmak ve bireylerin yeryüzünde geçireceği 70 yılı güzelleştirmek için kullanacağımız yönündeydi. Gerçekler ise yeryüzünü ve geleceği umursamadığımız, açgözlülüğün, nefret ve intikam duygularının tavan yaptığı bir dünyada yaşıyor olduğumuzu gösteriyor. Bunun böyle devam edemeyeceğini fark ediyoruz. Umarım çok geç olmadan, büyük travmalara uğramadan bir şeyler yapabiliriz. Bu durum memleketimiz için de geçerli. Adaletin yeniden şekillenirken adilini kaybettiği, insan hayatının bedavadan biraz daha pahalı bir ülke olmaktan ancak empati, saygı, akıl ve gerçek adaleti birleştirerek çıkabileceğimizi düşünüyoruz. Akıllanalım, sakin olalım, siyahı yırtmayalım, beyazı kirletmeyelim, griyi keşfedelim, sevelim, herkesi dinleyelim. “Ahkâm kesmek kolay” diyebilirsiniz ama bunları bir yandan kendimize de söylüyoruz.


Hangi şarkı kimin favorisi

İlker Baliç: ‘Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar’… Yapısı, teması ve bölümleri itibariyle değişik bir Gripin şarkısı.
Murat Başdoğan: ‘Neden Bu Elveda’... Çalması zevkli ve şarkı ne kadar duygusal olsa da enerjisi çok yüksek.
Arda İnceoğlu: ‘Bugün Yalnızlığımın Doğum Günü’... Armonik yapı ve sözlerin uyumuyla, istediğimiz karanlık havayı çok iyi yakalayabildiğimizi düşünüyorum. Nasıl bir modda olursam olayım her dinlediğimde aynı şekilde etkileniyorum.
Birol Namoğlu: ‘Bugün Yalnızlığımın Doğum Günü’… Nakaratını çok sevdiğim için.