Öyle ya da böyle vuslat geldi çattı

Öyle ya da böyle vuslat geldi çattı
Öyle ya da böyle vuslat geldi çattı
Bu akşam KüçükÇiftlik Park'ta ilk kez sahneye çıkacak Neil Young, rock dünyasında bilgeliğin, zarafetin, cesaretin adı, soyadı, adresi, ta kendisi. Kâh ABD'nin sağcı yönetimlerini topa tuttu, kâh Kurt Cobain'in intihar notunda zuhur etti: "Solup gitmektense yanmak evladır". Derya Bengi'nin İstanbul Caz Festivali dergisi için yazdığı enfes Neil Young yazısını sunuyoruz.
Haber: DERYA BENGİ / Arşivi

Eğer 15 Temmuz’daki konsere, sindire sindire, her gün bir Neil Young şarkısı dinleyerek hazırlanmaya kalksaydık, bu uzun yola geçen senenin Haziranında koyulmamız gerekirdi. Daha iktisatlı davranıp günde bir şarkı yerine haftada bir albüm dinlemeye niyetlensek, bize yine üç mevsimden fazlasına patlardı. Neil Young rock dünyasında bilgeliğin, zarafetin, cesaretin olduğu kadar bereketin de adı, soyadı, adresi, ta kendisi.
Ontario, Kanada, 1945 doğumlu. Bob Dylan’dan dört yaş ufak, Bruce Springsteen’den dört yaş büyük. Bu ruh üçüzleri, Amerika’da halk ezgileri kaynaklı serbest çağrışımlı rock müziğinin ansiklopedisini kaleme aldılar, böyle giderse daha da çıkaracakları çok fasikül var.
Neil Young kendi kimliğini, kendiyle vuruşarak, kendiyle kavga ederek, bu kavgayı neredeyse bir davaya dönüştürerek kazandı. Acaba zıtlıkların dengesini mi aradı, yoksa dengesizliğin peşinden nefes nefese zıt kutuplara mı koştu? Bu diyalektik içinde, 1969’dan bu yana sakin folk albümleriyle gitarların feryat figan edip davulların gümbürdediği rock albümlerini birbirine kenetledi. Hatta araya new-wave ve rockabilly albümleri sıkıştırınca, plak şirketinin patronu tarafından “Neil Young tarzı müzik yapmadığı gerekçesiyle” mahkemeye bile verildi! Albümlerinden birinin adı, sahnedeki şamanik varlığını ve seyircisinin kapıldığı girdabı iyi özetliyor: “Trans”.
İnce kıyım sesiyle söylediği lirik şarkılarında bir fotoğraf netliği oldu hep. Dürüstçe yazdığı şairane dizeler kâh gönül ilişkilerinin dalgalı sularına demir attı, kâh ABD ’nin sağcı yönetimlerini topa tuttu, kâh Kurt Cobain’in intihar notunda zuhur etti: “Solup gitmektense yanmak evladır”.
Kuşakları birbirine düğümleyip bağladı, Neil Young sevgisi anne babadan oğula kıza geçti. “Bir hippiye asla güvenme” düsturuyla hareket eden punk’ların güvendiği tek hippiydi. Grunge’ın toprağına can suyunu o verdi. 50’sinde, genç Pearl Jam’le birlikte çaldığında, “Valla benden daha olgunlar” demişti.
Neil Young tam bir grup adamı. Buffalo Springfield’ın bağrında yetişti. Crosby, Stills ve Nash’le yan yana Woodstock kahramanları listesine eklendi. Crazy Horse’la ahbaplığı, en az CSN&Y maceraları kadar etkileyiciydi. Basta Billy Talbot, davulda Ralph Molina, gitarda Frank “Poncho” Sampedro’dan oluşan Crazy Horse üçlüsü, on yıllardır Young’ın sırtını dayadığı bir dağ. İstanbul ’da da birlikte çalacak Neil Young & Crazy Horse’u 1997’de Jim Jarmusch “Year Of The Horse” başlığıyla filme çekmişti.
Sene 1999, İstanbul Caz Festivali’nden hoş bir hatıra: Patti Smith Açıkhava sahnesinde iştahla afiyetle Neil Young’ın en baba şarkılarından birini, “Rockin’ in the Free World”ü söylüyor ve soruyor: “Neil Young buralara geldi mi?” Hep bir ağızdan “No” diye bağırıyoruz. “Gidince hemen söyleyeyim de gelsin!” Belki anca söylemiştir. Belki söylememiştir de yazmıştır. Belki Patti Smith’in Neil Young’a yazdığı mektup postada 15 sene gecikmiştir. Öyle ya da böyle, vuslat geldi çattı. Neil Young & Crazy Horse, 15 Temmuz’da KüçükÇiftlik Park’ta.
İKSV tarafından Vodafone Red sponsorluğunda düzenlenen Neil Young & Crazy Horse, bu akşam saat 21.30’da KüçükÇiftlik Park’ta. Konser öncesi18.45’te Büyük Ev Ablukada, 20.00’de ise Midlake sahnede olacak.

Neil Young konserinde sizi neler bekliyor?