'Oyunculuk sıkıcı, şarkı söylemeyi tercih ederim'

'Oyunculuk sıkıcı, şarkı söylemeyi tercih ederim'
'Oyunculuk sıkıcı, şarkı söylemeyi tercih ederim'
Eylül ayı boyunca her çarşamba gerçekleşecek İstinyePark Tunes of September konserleri, yarın akşam 'Glamour Girl' şarkısıyla tanınan Louie Austen'la başlıyor. Avusturyalı şarkıcı, mail üzerinden Radikal'in sorularını yanıtladı.

Uzun yıllardır müzikle içiçesiniz ama Türkiye ’de geniş kitlelere ‘Glamour Girl’ şarkınızla ulaştınız. Hikayenin başlangıcı nedir?İlk kez Irving –Plaza’da konser için gittiğimiz New York turnesinde ekip arkadaşlarımla beraber dinledim ‘Glamour Girl’ü. Şarkıyı kimin bestelediğini sorduğumda Amerikalı bir sanatçı tarafından yapıldığını düşünmüştüm. Şarşırtıcı olarak şarkının bestecisi olan Christopher’ın Avusturyalı olduğunu öğrendim ve dönüşümde hemen kendisiyle iletişime geçtim. Christopher’dan şarkının temelini koruyup yeni sözlerle şarkıyı yeniden düzenlemesini istedim. Hazırladığı farklı bir versiyon ‘Iguana’ albümümde yayımlandı. Ardından DJ Phonique’den şarkının remix’ini yapmasını istedim. Ardından şarkı dünya listelerine girdi. Özellikle Brezilya ve Güney Amerika’da listerinde haftalarca listebaşı kaldı.

‘Glamour Girl’le daha geniş kitlelere ulaşmayı ve insanlar üzerinde böyle bir etki yaratmayı bekliyor muydunuz?
Bekliyordum dersem abartmış olur, hayır beklediğim bir şey değildi.

Birbirinden farklı müzik aletlerini çalabiliyorsunuz. Sanırım kendinizi en yakın hissettiğiniz de akordeon.Akordiyon benim fakir bir aile içinde sahip olabildiğim ilk enstürmanım. O yüzden benim için farklı bir anlamı var. Sanırım bu yüzden yeri benim için ayrı.

Siz yaptığınız müziği nasıl tanımlıyorsunuz?
Tam olarak ben de bilemiyorum aslında. Ama benim ‘eski moda’ sesim ve müzikal anlamda modern dokunuşun iyi bir birliktelik oluşturduğunu düşünüyorum. Bu da sanırım ortaya özgün bir müzik çıkarıyor.

Bize oyunculuk kariyerinizden de biraz bahseder misiniz? Müzikle etkileşimi nasıl oluyor?
Aslında itiraf etmek gerekirse oyunculuğu sıkıcı buluyorum. Üç dakikalık kayıttan sonra kameranın değişmesi için iki saatlik aralar veriliyor. Şarkı söylemeyi tercih ediyorum çünkü içinde çok daha fazla hareket ve eğlence var. Bu da beni daha çok besleyen ve ayakta tutan bir şey.

Müziğinizden, sahne performanslarınızdan ve hatta imaj fotoğraflarınızdan bile çok renkli ve enerjik bir insan olduğunuzu görüyoruz. Bunu nasıl başarıyorsunuz?Hayatın en büyük sırrı enerji ve aşkı birleştirmek bence. Enerji her şey demek. Yaptığım her neyse, sahip olduğum ve bildiğim her şeyin birleşimi. İçimden gelen şeyi müziğime ve insanlara aktarıyorum ama bunun bir sırrı yok.

Kariyerinizde size bu noktaya getiren dönüm noktası nedir sizce?54 yaşımda elektronik müzik alanında yeni bir başlangıç yapmam diyebilir. Benim için çok riskliydi. Sahip olduğum tüm işleri, projeleri ve anlaşmaları iptal edip bu alana girdim. Şimdi iyi ki yapmışım diyorum.

Dünyanın farklı ülkelerinde pek çok farklı izleyici kitlesinin karşısına çıkıyorsunuz. Enerjisiyle size en çok etkileyen seyirci hangisi?
Buradaki denge çok basit: Sanatçı olarak yaptığınız yatırımı anında geri alıyorsunuz. Daha fazla verirseniz, daha fazla alıyorsunuz. Ama yine de genel bir yorum yapmak gerekirse belki güneydeki ya da doğudaki dinleyicilerin daha fazla eğlendiğini söyleyebilirim.

Türk müziği ve şarkıcıları hakkında fikriniz var mı?
Bir kaç yıl önce İstanbul’da bir klüpte sahneye çıktım. Ve ardından Avrupa kokteyl şampiyonu arkadaşım Necati Çevik ile Ankara ’da bir TV programına katıldım. Ama Türk müziğiyle ilgili çok kısıtlı bilgiye sahibim.

Sizin favori şarkıcı ya da müzisyeniniz kimdir?Ravel, Debussy, Stravinsky.


İstinyePark Tunes of September konserleri Louie Austen’in ardından
11 Eylül’de dünyaca ünlü Grammy adayı kontrtenor Edson Cordeiro,
18 Eylül’de sıradışı caz performanslarıyla tanınan Sarah Ferri,
25 Eylül’de İngilizlerin dünyaya kazandırdığı yeni caz yıldızı Zara McFarlane’i ağırlayacak.