Özgürlüğün simgesine veda

Özgürlüğün simgesine veda
Özgürlüğün simgesine veda
60'larda hippi kültürünün ve özgürlüğün simgesiydi. Sempatik tasarımıyla çok sevildi, karavan da oldu, okul minibüsü, dolmuş ya da köfteci de... Volkswagen'in bir döneme damgasını vurmuş efsanevi modeli T2'nin üretimi 31 Aralık'ta sona eriyor. Tutkunları anlattı...
Haber: ECE ÇELİK - ece.celik@radikal.com.tr / Arşivi

Almanya’nın faşist lideri Adolf Hitler’in Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin ‘halk için otomobil’ sloganından yola çıkarak Alman Otomotiv Birliği’ne kurdurduğu otomobil firması Volkswagen’in tasarladığı ikinci araba olan T2 ilk kez 1947’de üretildi. Daha sonra ‘vosvos’ diye nam salacak ilk araba dört kişilik bir binek otosuydu. T2 ise, kalabalık aileler ve küçük işyerleri için ideal bir ‘minibüs’. İlk günden itibaren çok az değişen tasarımı ile tam bir klasik. Önündeki büyük Volkswagen amblemi, yuvarlak farları, yumuşak hatları; alameti farikası. Canlı yeşil, mavi renkleri tercih sebebi, tabii gökkuşağına boyanmış halleri en sevileni. Bir zamanlar içine ailece doluşan Alman turistlerle özdeşleşen bu sevimli araçlar Türkiye yollarında da çok eskiden bu yana var.
Volkswagen’in ilk ürettiği araba halk arasında ‘kaplumbağa’ olarak bilinen ‘Vosvos’lar. 1979’da Avrupa Güvenlik Standartları’na uymadığı gerekçesiyle Almanya’daki üretimi durdurulan T2 ilk darbeyi kendi memleketinden yedi. 1995’te Meksika’daki üretimi durdurulduktan sonra sadece Brezilya’nın Sao Paulo şehrindeki fabrikada üretilmeye devam eden T2, 31 Aralık’ta son kez üretilecek. Zamanında rengârenk boyanan, üzerine barış işaretleri, çiçekler ve gökkuşakları yapılan bu minibüsler dayanıklılığıyla bugün hâlâ tutkunlarına hizmet ediyor. Pek çok filme ve romana da konuk olmuş T2’nin vedası tutkunlarında bir garip hüzün yaratmış durumda. Sahiplerine göre her T2’nin bir ruhu var. Kurdukları ‘Volkswagen Kaplumbağa Otomobil Derneği’yle sık sık gezilere çıkan sahipler hem sosyalleşiyor hem de karavanlarının gölgesinde doğayı keşfediyor. Yıl sonunda sevenlerine veda edecek olan özgürlüğün ve barışın simgesi Volkswagen T2’yi tutkunlarına sorduk...



Hep muhalif, hep barış yanlısı
Sercan Aydın (Öğrenci, 24)

2009’dan beri Volkswagen T2 kullanıcısıyım. Tutkum çocukluğa dayanıyor. Aracı karavan olarak kullanıyorum. Aldığımda kullanılabilir durumdaydım. Ama aracı güzelleştirmek için birkaç ekleme yaptım. Birkaç kere Akdeniz, Ege turu yaptım. Bir kere İstanbul-Ordu arası yolculuğa çıktım. Sık sık Olimpos’a gittim. Bu yaz da İğneada’da düzenlenen üçüncü Balkan Bus Buluşması’na katıldım. İnsan duygusal bir bağ kuruyor. T2’mi Giresun’dan almıştım. Orada fındık tazeyken üzerinde olan yaprağa çotanak diyorlardı.
Ben de arabama Çotanak adını verdim. Bu ikinci T2’im diğeriyle 6 bin, bununla 13 bin km yol yaptım. Aracın çok kolay bir motor mekaniği var. Bir keresinde birkaç T2 Ege’de yolculuk yaparken bir aracın motoru bozuldu. Tamirciyi aradık, yedek motor getirdi. Motoru benzinlikte taktı, yolumuza devam ettik. Ayrıca ilk olarak Hitler’in üretmeye başladığı sonradan barışın simgesi olan bu aracın her zaman muhalif bir duruşu oldu. Zamanında faşist bir adamın arabasıyken şimdi barışı simgeliyor. Bu yüzden benim için çok değerli.



Başkası kullanırsa arıza yapar
Erdinç Anaz (Tiyatrocu, 32)

Bu araç benim için bir tutku, bir hayal, rüyalarıma giren bir şey. Görüntüsünü, bende oluşturduğu imajı çok seviyorum. Bir hayat tarzını simgeliyor, özgürlük anlamına geliyor. Daha yeni model bir arabayla tatile çıkabilirsiniz ama aynı tadı alamazsınız. Arabama “Kızım” dedim. Benden başkası kullandığı zaman arıza yapıyor. Malum bu arabalar seri hareket edemiyor. Şehir içinde kullandığımda insanlar kızıp korna çalmak yerine güler yüzle el sallıyor. Kızım dokuz yıldır benimle, 15-20 bin km yol yapmışızdır. Ege’nin ufak kasabalarını, Akdeniz’i kızımla gezdik. Gündelik kullanmıyorum, karavan haline de getirmedim. Orijinalliğini hiç bozmamaya özen gösteriyorum. Pikniğe giderken ya da arkadaşlarımla balığa çıkarken onunla gidiyoruz. Yılda bir kere de tatile çıkıyoruz.



Bu araba yüreğini önünde taşıyor
Dilek Yurdalan (Emekli öğretmen, 52)

Tutkum üniversitede başladı. Eşim de benimle aynı kafadan olunca bu minibüsle çok güzel yıllarımız geçti. Şu anki minibüsümüz 2000’den beri bizimle. İsmi ‘Papatya’. Bu arabalarla duygusal bir bağ kuruyoruz çünkü başka hiçbir araba yüreğini önünde taşımaz. Bu arabaların önü yürek şeklindedir. Bir diğer sevdiğim yönü bu arabalar sizi hiçbir zaman yolda bırakmaz. Arıza çıkarsa bile bir süre sonra kendi kendine düzelir ve devam edersiniz. Elektronik değil mekaniktir, doğaya zarar vermez. Sahipleri için trafik sorunu da yoktur çünkü sağ şeritten yavaş yavaş gidersiniz. Siz onu sever hatırını sorarsanız o da size yıllarca hizmet eder. Küçük vosvosumuz da var. VKOD (Volks-wagen Kaplumbağa Otomobil Derneği) ile geziler düzenliyoruz. Her 10 vosvosun arasında bir karavan olur, sıra sıra gideriz. Aynı zamanda paylaşımı ve dayanışmayı temsil ediyorlar. Biri bile arıza yapsa tüm arabalar diğerini bekler öyle yola koyuluruz.



İnsanı 68’e ışınlıyor!
Işıl Çobanlı (İletişimbilimci, 31)

Vosvos’la tanışmam babam sayesinde. Kendisi 1974’ten beri Volks-wagen Kaplumbağa kullanıyordu, ben de onun içinde büyüdüm. Yaşım ilerledikçe ve kullanmaya başladıkça, bu aracın sıradan bir ‘araba’ olmadığını anlamaya başladım. Duruşu, barışı-sevgiyi-özgürlüğü simgelemesi, dayanıklılığı ve uzun ömürlü oluşu gibi anti-kapitalist özellikleri bizi ayrıştırıyordu hayat gibi yollarda da. 2005’te bir de Volkswagen-Westfalia tipi 1979 model bir karavanımız oldu. Amacımız, gündelik Vosvos kullanımı dışında bu karavanla da şehir içi ve dışında kamplarda konaklayabilecek bir evimizin sırtımızda olmasıydı. Bu karavanla da birçok yere gittik; Bus Buluşmaları, BarışaRock’lar, piknikler...
Benim için daha özel anlamı ise kızım Yağmur’un, hamileliğimden itibaren bu karavanda yaşadığı maceralarda payının olması. Vosvos kamplarında özgürce dolaşabilmesine, içinde her ihtiyacını gidermesine, doğayı ve bir aradalığı keşfetmesine olanak sağladı. İnsan bir kez içine kuruldu mu, kendisini ‘68 dönemine ışınlanmış bir barış elçisi veya Woodstock müzisyeni gibi hissediyor. Ne yazık ki bu çok nadir karavanı satmak zorunda kaldık ama en kısa zamanda eşim ve ben genişleyen ailemizi daha da özgür alanlara dahil edebilmek, uzak yollara düşebilmek için bir yenisini alacağız. Yollar ve barış umudu varoldukça onlar da varolacaklar.

İçinden Volkswagen T2 geçen filmler

Little Miss Sunshine (2006)
Dazed and Confused (1993)
Munich (2005)
Cars (2006)
That 70’s show (Dizi) (1988)