Paçaları sıvayın!

Yağmur yağmış, sular zaten her yanı kazılı olan Beşiktaş'ı alt üst etmiş, hatta yaşlı bir çift İSKİ'nin açtığı çukurun yanındaki kaldırım çökünce çukura düşüp muhtelif yerlerini kırmıştı.
Haber: HAKAN GÜLSEVEN / Arşivi

Yağmur yağmış, sular zaten her yanı kazılı olan Beşiktaş'ı alt üst etmiş, hatta yaşlı bir çift İSKİ'nin açtığı çukurun yanındaki kaldırım çökünce çukura düşüp muhtelif yerlerini kırmıştı. Felaket sonrası, Beşiktaş'ta 'Kamburun Bahçe' tabir edilen çay bahçesine girdiğimde, çarşıdaki Mavi Jeans mağazasının sahibi Ersin, bütün bunların sorumlusu benmişim gibi, "Yazsana kardeşim şu rezaleti gazeteye!" diye bağırdı. Kağıt oyunlarında yenilip hesap ödemeye mahkum olduğunda surat ifadesi nasılsa, şimdi de aynıydı. Anlaşılan onun mağazayı da su basmıştı.
Tamam, basın hiç de günahsız değil ama, konu bir sel olduğunda, 'Yaz bakalım, yazamazsın tabii, sıkar biraz' ruh halindeki arkadaşlarınızın agresyonuna maruz kalmak, hele basın camiasının kıyısında köşesinde yer alıyorsanız, canınızı sıkıyor haliyle. Sanki kendi derdimize çare bulabiliyoruz da... Anlayacağınız, kaşla göz arasında, bir de 1992 Rio İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ile 1997 Kyoto Protokolü'ne uymayan ve atmosfere habire karbon salan, neticede ani ısı değişimiyle iklimleri birbirine geçiren ABD, Britanya, Avrupa Birliği, Japonya gibi bilumum sanayi devinin günahı üzerime kalıverdi.
Yağmur yağdığında, eski dere yataklarına kurulmuş yerleşimlerde, özellikle gecekondu semtlerinde ani su baskınlarına alışığız da, bu seneki durum biraz daha değişik. Yani, neredeyse tropikal iklime geçiş yaptık diyeceğiz. Zemin ve bodrum katlarda yaşayanlar, yağmur yağdıktan sonra evlerinin kapısından dalış yaparak çıkabiliyor. Zaten yoksul olan insanların eşyaları perişan oluyor.
Beşiktaş'ta ise tüm bunlara bir de aylardır bitirilemeyen İSKİ kazıları eklenmiş vaziyette. Bizim Ersin, akşamları mağazayı kapattıktan sonra, kapının ve vitrinin yarısına kadar kum torbaları yerleştirmekte bulmuş çözümü. Vitrindeki mankenlere giydirilen pantolonlar da dizlerine kadar sıvanmış. Görüntü komik ama, bunu bir zaruret değil de 'trend' gibi algılayanlar olacağı ihtimalini gözönüne alarak, yakında bazı arkadaşların paçaları dizlerine kadar sıvanmış dolaşacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.