Pankreas nakliyle şeker hastalığına son

Pankreas nakliyle şeker hastalığına son
Pankreas nakliyle şeker hastalığına son

Nakil sonrası ilk 15 gün en kritik dönem. İkinci hafta sonrası alıcının vücudu nakledilen böbreğe uyum sağlıyor ve risk azalıyor. Hastalar nakil sonrası 15 inci gün taburcu olabiliyor.

Vücudun şeker hastalığından zarar görmesini engellemek için yapılması gereken en iyi tedavi, pankreas naklidir. Türkiye'de pankreas nakli ameliyatını gerçekleştiren sayılı doktorlardan biri olan Op. Burak Koçak'a sorduk
Haber: FERHAN KAYA POROY / Arşivi

Hangi durumda pankreas nakline karar veriliyor?
Şeker hastalığıyla genç yaşlarında tanışan kişiler ( Tip1 Diyabet) insülinle yaşamak zorunda kalır. Bu kişilerin pankreasları maalesef vücutta şekeri düzenlemek için gerekli olan insülini salgılayamamaktadır. Bu durum, hastalarda birtakım tıbbi ve sosyal problemlerin oluşmasına neden olur. Diyabet, vücut için en tehlikeli hastalıklardan biridir. Şeker hastalığı nedeniyle zaman içerisinde diğer organlar hızla zarar görür. Kalp, göz, sinir sistemi bu organların sadece bazılarıdır. Böbrek yetmezliğine dahi neden olabilen diyabet, hastaları diyalize mahkum edebilir. Hem insülin kullanmak, hem de diyalize girmek zorunda olan kişilerin hayatı zaman içerisinde dayanılmaz bir hal alır. Bu aşamalara gelmeden pankreas nakli yapılarak sistem çalıştırılabilir ve sonuçta hastada diğer organların hasarı önlenmiş olur.
Diğer organları zarar gören şeker hastaları da ameliyat olabilir mi, yoksa iş işten geçmiş mi olur?
Vücudun şeker hastalığından zarar görmesini engellemek için yapılması gereken en iyi tedavi, insülin salgılayamayan pankreasın yerine yeni bir pankreas nakletmektir. Eğer diyabet nedeniyle hastanın böbrekleri de zarar gördüyse, bu kez hem böbrek hem de pankreas nakli yapılması gerekir. Böylece hasta hem şeker hastalığından, hem de böbrek yetmezliğinden ömür boyu kurtulmuş olur. Bu tür hastalarda sadece böbrek nakli yapıldığında ise diyabetin vücuda etkileri devam ettiği için böbrek yeniden zarar görebilir ve nakledilen böbrek bir süre sonra yeniden yetersiz kalmaya başlar. Özetle, nakledilen pankreas böbreği de korur.
Genetik bilimdeki ilerlemeler organ nakillerinde şansı artırıyor mu?
Genellikle 30’lu yaşlardan sonra, yavaş yavaş böbreklerde kist oluşmaya başlar. 50-60 yaş civarında ise kendini iyice hissettirir. Ve tek kurtulma şansları böbrek naklidir. Polikistik böbrek hastalığı annede ya da babada varsa, çocukta da olma ihtimali yüksektir. Bu tür hastalar böbrek nakli olmaları gerektiğinde çocuklarından böbrek alma şansları olsa dahi, polikistik böbrek hastalığının ileride onlarda da ortaya çıkabilme ihtimali, bu naklin gerçekleşmesine engel olabiliyordu. Başka bir deyişle diğer hasta gruplarıyla kıyaslandığında bu hasta grubu daha şanssızdı. Ancak artık genetik tarama sayesinde polikistik böbrek hastalarının çocuklarından nakil olma şansları artacak. Genetik taramayla, önce polikistik böbrek hastalığı olan anne ya da baba, ardından da verici olma ihtimali olan çocuklar incelenecek. Eğer çocukta herhangi bir sorun yoksa anne ya da babasına böbreğini verebilecek.
Böbrek nakillerinde bir de kan uyuşmazlığı sorunu var. Kan grubu uymayan organ veremez mi?
Bir kişiye böbrek nakli yapılabilmesi için ilk ve en basit kural, verici ve alıcı arasında kan uyumunun bulunmasıdır. Bu basit ama önemli kuraldan dolayı canlı vericisi olan birçok böbrek yetmezliği hastasına böbrek nakli gerçekleştirilememektedir. Her yıl uygun vericisi olan böbrek yetmezliği hastalarının yaklaşık olarak yüzde 30’una kan uyumsuzluğu nedeniyle nakil yapılamamaktadır. Unutmayalım ki kronik böbrek yetmezliği hastaları için en büyük risk böbrek nakli olamamalarıdır. Bu sebeple son yıllarda tüm dünyada kan uyumsuz nakiller başarıyla uygulanmaya başlanmıştır. Bu yöntemle ülkemizde canlı vericilerden yapılan nakillerin sayısı yüzde 20-30 oranında artırılabilir.
Bu nakillerin gerçekleştirilebilmesi için merkezimizde de tüm dünyada olduğu gibi özel bir hazırlık protokolü mevcuttur. Plazmaferez denilen bir yöntem ile transplantasyondan bir süre önce başlanarak alıcının kanında bulunan ve vericisinin kan grubuna reaksiyon gösteren kan antikorları kanından temizlenmektedir. Güvenli bir nakil için ideal olanı hastanın kanındaki antikor oranını belli bir düzeye indirmektir.
Bu hedef kitlelere ulaşılması üzerine nakil başarıyla gerçekleştirilebilmektedir. Bunlar dışındaki kan uyumsuz nakillerde ise daha ileri ve detaylı hazırlık protokollerinin uygulanması gerekmektedir. Bazı özel ilaçlar bu nakillerin gerçekleştirilebilmesi için gereklidir ve bu ilaçlar 2006 yılından beri ülkemizde de piyasaya sunulmuştur. Nakil sonrası ilk 15 gün en kritik dönemdir. İkinci hafta sonrası alıcının vücudu nakledilen böbreğe uyum sağlamakta ve risk azalmaktadır. Hastalar nakil sonrası 15’inci gün taburcu olabilmektedirler.
BİTTİ

Kimler böbrek veremez?
Böbrek vericisi olmak isteyen tüm aile bireyleri organ nakil merkezine başvurduktan sonra adaylar merkez hekimleri tarafından incelenir. Tıbbi olarak aşağıdaki hastalıklardan tespit edilenler verici olamaz.
*Kanser hastaları
*Tansiyon hastaları
*Şeker hastaları
*Böbrek hastaları
*Hamileler
*Başka bir organ yetmezliği olanlar
*Kalp hastaları
* HIV (AİDS) virüsü taşıyanlar.


    ETİKETLER:

    YAŞ

    ,

    HIV