Paranın satın alamayacağı hikâyeler

Paranın satın alamayacağı hikâyeler
Paranın satın alamayacağı hikâyeler
Yeni The Knife albümü 'Shaking The Habitual'la, İsveçli ikilinin asıl meselesi ayan beyan ortada: Alışılmışı sarsmak...
Haber: SEDA NİĞBOLU / Arşivi

Pop’un karşı cepheden gelen atakları sindirip kendi bünyesinde eritme gücü sonsuz. Darbe içeriden geldiğindeyse nasıl da savunmasız kalıyor... ‘Shaking The Habitual’ uzun zamandır özlemini çektiğimiz, ama bir türlü gelmeyen bir tokat, bir başkaldırı. Kendileri hiç oralı olmasalar da ‘Silent Shout’ın trans etkili müthiş pop/ambient melodileri ve mistik haliyle tüm acayipliğine rağmen çok geniş kitlelere ulaşan bir grubun, erişebileceği her şeyi elinin tersiyle itip çok daha uzaklara yelken açması... Aradan geçen yedi yılda Fever Ray ve Oni Ayhun olarak (ve bir de ‘Tomorrow, In a Year’ operasına yaptıkları soundtrack’le) sır dolu ve hem duygusal hem de psikolojik anlamda sıkıntılı sesleri dünyaya salmaya devam eden İsveçli ikilinin önceki albümlerinin gizeminde kelimelere dökülemeyen, elle tutulamayan bir şeyler vardı.
‘Shaking the Habitual’da aslında ortada sır falan olmadığını, meselenin albümün ismi kadar basit olduğunu anlıyoruz: Alışılmışı sarsmak. The Knife’ın gizemi ne İskandinav soğukluğunun romantize edilmesinden, ne taktıkları maskelerden ne de ritüellere de hipnoz seanslarına da aynı oranda yakışacak vokallerinden geliyor. Tuhaflık çok iyi tanıdığımızı, şu anda burada olanı yabancılaştırmalarında. Başkaldırırken sadece verili olana saldırmakla yetinmeyip ondan kimseyi örnek almadan tamamen bağımsız bir şey yaratmalarında. ‘Shaking the Habitual’ açılıştaki ‘A Tooth for an Eye’ ve kapanıştaki ‘Ready to Lose’ haricinde şarkı formatıyla bağını koparmış, merkezine 20 dakikalık bir drone ayinini koymaktan çekinmeyen bir albüm. Upuzun ve gideceği yön kestirilemeyen parçalarla dolu. ‘Full of fire’da endüstriyel, ‘Without you my life would be boring’ de Doğu ritimleri, ‘Networking’de techno, ‘Stay out here’de house duyuyoruz ama hepsi yabancı geliyor kulağa. Parçalar üzerine kurulu olmayan bu albüm müziğin ötesinde bir manifesto, bir söylem. Erkek / beyaz /heteroseksüel egemen kültüre karşı farklı olanı, çeşitliliği koyan, çağdaşları arasında pek de cazip görülmeyen sosyopolitik söylemlerden çekinmeyen bir eser ve ‘Raging Lung’da dedikleri gibi paranın satın alamayacağı bir hikâyeye sahip. Birilerinin gelip yeni kuşak dinleyiciyi kaçışçı âlemlerinden, ötedünya düşlerinden uyandırması gerekiyordu. The Knife’a attığı tokat için müteşekkiriz. Ne zamandır kimse dinleyiciyi ve içinde yaşanılan anı bu kadar ciddiye almamıştı.


    ETİKETLER:

    Beyaz

    ,

    Erkek

    ,

    dolu

    ,

    Karşı

    ,

    drone