Parçalanmayı onaran 'aşk'

Parçalanmayı onaran 'aşk'
Parçalanmayı onaran 'aşk'
Antalya'dan Altın Portakal'la dönen 'Güzelliğin On Par' Etmez', Michael Haneke'nin tedrisatından geçmiş Hüseyin Tabak'ı Âşık Veysel'le aynı ruh hali içine çekiyor.
Haber: MURAT ÖZER / Arşivi

Birkaç hafta önce gösterime giren ‘Kuma’nın yönetmeni Umut Dağ gibi Michael Haneke tedrisatından geçmiş bir başka isim Hüseyin Tabak. Genç sinemacının Antalya ’da Altın Portakal’a uzanan ilk uzun metrajlı kurmaca çalışması ‘Güzelliğin On Par’ Etmez’in ödülü, sinemasal göstergelerden ziyade ‘yapım kaynağı’ nedeniyle tartışılmıştı bildiğiniz gibi. Bu tartışmayı geride bırakıp, epeyce gecikmeli olarak gösterime giren film hakkında ne düşündüğümüze bakmakta yarar var artık!
‘Güzelliğin On Par’ Etmez’, adından da anlaşılacağı üzere Âşık Veysel’in dizelerini kendine şiar edinmiş bir film. Hüseyin Tabak, yazıp yönettiği filminde, Avusturya’da ‘kimlik’ arayışı içindeki Türkiyeli bir ailenin dramını anlatıyor. Ailenin her bir bireyinin farklı problemlerle boğuştuğunu gözlemlediğimiz hikâye, yâd ellerdeki hayatın köşeye sıkıştırdığı karakterlerin çıkışa doğru yönelme çabalarına kucak açıyor.
Ailenin küçük oğlu Veysel’in gözünden takip etmeye çalıştığımız bu dram, bu tercihle keskin hatlarını da bir miktar yumuşatmış oluyor, trajediye yönlenebilecek yapısını frenlemeyi başarıyor. Kendisi gibi bir göçmen olan sınıf arkadaşı Ana’ya âşık olan 12 yaşındaki Veysel’in ‘tutkusu’nun yansımaları kaplıyor perdeyi daha çok. Ailenin karmakarışık görüntüsüne de alan açan Hüseyin Tabak, Veysel’in katalizörlüğüyle çözmeye çalışıyor bu ailenin meselelerini, ki bu çabasında da epeyce yol aldığını söylemek mümkün. Âşık Veysel’in dizelerinin ‘toparlayıcı’ etkisini de bütün karakterlerin ruhuna nişanlayan yönetmen, ‘evden uzakta’ yaşamanın yarattığı titrekliği de törpülemiş oluyor böylece. Anne, baba, büyük oğul ve Veysel’in çeşitli nedenlerle darmadağın olmuş hayatları bir ritme kavuşuyor ve karanlığı aydınlığa dönüştürecek ‘bitirici hamle’ devreye giriyor.
Büyük bir ‘aşk’la yapılmış olduğu konusunda kuşku götürmeyen ‘Güzelliğin On Par’ Etmez’, hikâye kurgusundaki kimi zaaflarına karşın ‘doğru’ bir ilk
film. Henüz 30’lu yaşlarının başında olan Hüseyin Tabak’ın yönetmenlik geleceğine dair bolca umut barındırdığı da bir gerçek.