Parçanın özüne ulaşmaya çalışırım

Parçanın özüne ulaşmaya çalışırım
Parçanın özüne ulaşmaya çalışırım
Bu akşamki Borusan Filarmoni konserinin solisti, 'piyanonun sıra dışı yeteneği' Alexander Gavrylyuk olacak. Ukrayna asıllı piyanist, konserde yorumlayacağı Prokofiev'in dünyasını "Yüksek voltaj elektrik dolu" olarak tanımlıyor.
Haber: ASYA ROBINS / Arşivi

İstanbul ’a ilk ziyaretiniz mi? Nasıl hissediyorsunuz?
Evet İstanbul’a ilk ziyaretim bu. Buradaki insanların misafirperverliği beni çok mutlu etti. Muhteşem orkestra şefi Sascha Goetzel ve Borusan orkestrası ile çalışmak için de çok sabırsızlanıyorum.
Müzik eğitiminize Rus klasik müzik kültürünü taşıyan Ukrayna’da başlamış olmak sizin için önemli oldu mu?
Ukrayna’daki müzikal piyano eğitimi, gerçekten Rusya’nın meşhur piyano okulunun bir uzantısı. Tabii ki sevdiğim ve sevmediğim yanları oldu, çok disiplinli ve oldukça ağır bir eğitim süresine sahip olsa da Moskova Konservatuvarı’ndaki Genrich Neuhaus gibi dünyanın en iyi piyano hocalarına sahip olduğu için çok şanslıyım.
Ukrayna’dan ayrılsanız da Rus müziği sizin için en büyük ilham kaynağı, neden?
Rus klasik müziğiyle aramda hala çok güçlü bir bağ hissediyorum. Bu müziğe karşı eğilimim belki Ukrayna’dan ayrıldıktan sonra Rusya ve Ukrayna kültürüne olan özlemimden geliyordur. Her zaman Çaykovski, Rachmaninov, Rimsky-Korsakov, Sciabin gibi besteciler beni büyülemiştir.
Avustralya’ya taşındığınızda ne tür bir müzikal ortamın içine girdiniz?
Kesinlikle çok büyük bir değişimdi benim için. Avustralya’ya taşınmak başka bir gezegene taşınmak gibi oldu. Fakat Avustralya’ya bir sürü sebepten dolayı âşık oldum. Beni en çok etkileyen şey orada bulduğum iç ve dış özgürlük oldu. Avustralya’nın ırkçılığa, şiddete karşı duruşu ve insanların birbirine olan saygısı sayesinde ulaşılmış ülke huzuru için çok müteşekkirim.
Siz kendi müzikal tarzınızı nasıl tanımlarsınız?
Çaldığım parçanın içinde kaybolup özüne ulaşmaya çalışırım. Her besteci ayrı bir gezegendir. Her birinin keşfedilecek sonsuz notası, rengi ve büyüsü vardır. Benim bir parçayı çalarken hedefim parçanın doğal akışına çok fazla dokunmadan seyirciyle bağ oluşturmak. Bu bağ sayesinde de kendimi yansıtmak. O parçanın içinden Alexander’ı hissettirmek.
Konserde ‘3. Konçerto’sunu yorumlayacağınız Prokofiev’in tüm konçertolarını kaydetmişsiniz. Sizin için Prokofiev’in bu kadar önemli olmasının sebebi nedir?
Prokofiev’in müziği benim için eşi benzeri olmayan bir dil gibi. Herhangi bir müzikle kıyaslanmadan tek başına durur. Prokofiev’in dünyası yüksek voltaj elektrikle dolu bence. Sakinleşmeden sürekli yükseklerde devam ediyor. Sovyet toplumunu zaman zaman ironik zaman zaman da acımasız, bıçak gibi keskin notalarla yansıtıyor. Prokofiev, ilhamının bir kısmını 2. Dünya Savaşı gibi trajik tarihi olaylardan alırken bence bir kısmını da peri hikâyelerinden alıyordu. Müziğinde hep iyi ile kötü arasındaki mücadele hissediliyor. Sonuç olarak da iyi taraf çoğu zaman kötüyü bastırıyor. Prokofiev, dünyaya bakmanın gerçekçi bir yorumu.
Şef Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni konseri, bu akşam saat 20.00’de Lütfi Kırdar’da.