Paris'i fetheden kız kardeşler

Yaz ve Emel, Yazbukey markasının arkasındaki kız kardeşler.
Haber: MELİS ÇELEBİ / Arşivi

Yaz ve Emel, Yazbukey markasının arkasındaki kız kardeşler. Yaz 1973 İstanbul, Emel ise 1977 Kahire doğumlu. Babaları Dışişleri'nde çalıştığından 1988'e kadar Suudi Arabistan, Mısır ve Hollanda gibi ülkelerde yaşamışlar. 1988'de Ankara'ya yerleşmişler. Fransız Lisesi'nden mezun olan Emel de ablasının peşinden Paris'e yol almış. Studio Berçot'da moda eğitimi alan kardeşler Mayıs 2000'de kendi markalarını kurmuşlar.
Emel Paris'e aslında sinema okumaya gitmiş. Türlü aksilikler sonucu bir yıl açıkta kalınca Christian Lacroix'nın el baskısı atölyesinde çalışmaya başlamış. Bu işin hoşuna gittiğini fark edince de modaya bir şans vermeye karar vermiş. Yaz ile çoğunlukla
aynı firmalarda beraber çalışmışlar. Yaz üç sezon boyunca Jeremy Scott'ın asistanlığını yaparken, Emel'i de yanına asistan diye almış.
Björk da müşterileri arasında
İki kız kardeşin tarzları çok farklı olduğu halde, ortak bir nokta buluyorlar. Araştırma noktasında herkes kendi yoluna gidiyor. Karar zamanı geldiğindeyse tartışıp sonuca yöneliyorlar. Koleksiyonlarının renkli, çocuksu ve hayalperest tarafından Emel, sert ve karamsar tarafından ise Yaz sorumlu. Emel "Ablam biraz gotiktir," diyerek birbirlerini tamamladıklarını belirtiyor. Ne de olsa farklı isimlerle çalıştıkları halde oralarda aradıklarını bulamamışlar.
Yaz'a Chanel'in aksesuvarlarını yapma teklifi geldiğinde oturup ne istediklerini düşünmüşler. Gerçekten istediklerinin kendi markalarını yaratmak olduğu konusunda fikir birliğine varmışlar. Emel "Emir almaktan hiç hoşlanmıyorum," diyor ve çalıştığı yer Givenchy bile olsa, orada kendisini fabrikanın bir parçası gibi hissettiğini söylüyor.
Avangard şarkıcı Björk, kedi maskelerine, boncuk işlemeli kemerlere ve deri pelerinlere
rastlanan ilk koleksiyonun müşterilerindenmiş. İki kardeş markalarını kurma aşamasındayken aynı anda birkaç yerde birden çalışmışlar. Emel akademide hocalık, Yaz da firmalara danışmanlık yapmış. Çok çalışıp markalarına emek vermiş olsalar da, Emel şanslarının yaver gittiğini itiraf etmeden edemiyor.
Parçalanan çocukluk
Artık aksesuvarların yanında yavaş yavaş kıyafete de yöneliyorlar. İlk koleksiyonlarına ait ürünleri, yenilerine oranla daha fazla giydiğini söyleyen Emel, her koleksiyonu sindirmesi için zamana ihtiyacı olduğundan bahsediyor. İlk koleksiyonlarının teması La Fontaine'in Masalları, bir sonrakininkiyse '80'lerin G-Force adlı çizgi filmiymiş. Yaptıkları kolluklarla bacaklıkları, tilki ve kartal gibi vahşi hayvan motifleriyle süslemişler.
İkinci koleksiyonlarında daha iyi satabilmek için tişört yapımına yönelmişler. Burada da Oz Büyücüsü'nden yola çıkmışlar.
İngilizler'in avangard dergisi The Face'de ikilinin bu koleksiyonu aynen şöyle tanımlanıyor: "Yazbukey çocukluk kahramanlarımızı yoldan çıkartıyor. Oz Büyücüsü'nün kahramanlarını doğrayıp tişörtlerin üzerine serpiştiriyor. Zavallı Dorothy'nin yarım kalmış işleme portreleri, bir korku filminden fırlamış gibi."
Emel'in Türkiye'deki, Yaz'ın ise Paris'teki üretimden sorumlu olduğu markanın aksesuvarları Londra'daki Browns Focus mağazasında satılıyor. Browns, genelde gelecek gördüğü tasarımcıların ürünlerine yer veren bir mağaza. Paris'teki Galeries Lafayette ve Kokontozai mağazalarında da ikilinin ürünleri satışa sunuluyor.Yaz ile Emel başka tasarımcılarla çalışmaya da devam ediyorlar. Geçen sezon Gaspard Yurkievich'in peruklarının altına imzalarını atmışlar. Piyanist filminin yıldızı Isabelle Huppert da sık sık dergi çekimleri için onlardan ürün alıyormuş. "Her tasarımcı modada neler olup bittiğinden haberdar olmalı," diye düşünen Emel, modayı takip etmeyenlerin önceden yapılmış şeyleri tekrarlama riski taşıdığını söylüyor. Sokakta antenleri açık yürüdüğünü söyleyen Emel, "Bir kulağım hep açık," diyor. En beğendiği tasarımcı Belçika ekolünden Bernard Willheim. Her ikisi de Chanel ve Christian Lacroix hayranı. Onlara göre her ikisi de ağır modaevleri oldukları halde yeniliklere çok açıklar.
Kral Faruk'un Yeğeni
Hayallerinin bir modaevinin aksesuvarlarından
sorumlu olmak olduğunu söyleyen Emel, kendi markalarını da devam ettirmek istediklerini belirtiyor. Ayrıca gelecekte dergilerde moda editörlüğü yapmayı da istiyor. Paris'in moda âlemindeki bazı kişiler, Yazbukey'in Türk olduğunu duyunca suratlarını ekşitiyorlarmış.
"Bu insanlara ben de aynı snoplukla cevap veriyorum," diyen Emel, Kral Faruk'un yeğeni olmanın ona sağladığı avantajı sonuna kadar kullanıyormuş çünkü bunu duyanlar hemen siniyorlarmış. "Markamız için her şeyi yaparım," diyor gülerek.