Pasta, limonata; aman sakın bayılma!

Pasta, limonata; aman sakın bayılma!
Pasta, limonata; aman sakın bayılma!
Beş yıldır yüksek şeker kadar düşük şeker, yani reaktif hipoglimide de büyük artış oldu. Bu hastaların da derdi tatlı yiyince şekerlerinin düşmesi. Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık anlatıyor
Haber: FERHAN KAYA POROY - fkaya@doganburda.com / Arşivi

Şeker hastalığının tedavisi nasıl yapılıyor?
Tedavide dört ana esas vardır:
1- Diyet
2- İlaç: İlaç ya ağızdan kullanılan tabletler ya da insülin şeklinde olur.
3- Egzersiz veya hareket
4- Eğitim
Diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar neler?
İlaçlar, ağızdan kullanılan tabletler ve insülin diye ikiye ayrılır.
İnsülin doğrudan doğruya kan şekerini düşürür. Oral ilaçlar da pankreasa etki eder ve organın insülin salgılamasına yarar. İlaçları genellikle yaşlı hastalara veriyoruz. İnsülini ise genç hastalara veya ilaçlara dirençli yaşlı hastalara öneriyoruz.
Uzun süre ilaç kullandıktan sonra şekeri düşmeyen yaşlı hastalarda insülin tedavisiyle başarılı sonuçlar alıyoruz. Her gün ilaç firmaları yeni yeni ilaçlar çıkarıp bunun reklamını yapıyorlar, ama aslında hepsinin mekanizması aynıdır. Son zamanlarda piyasada insülin direncini azaltıcı oral antidiyabetikler, insülin salgısını artıran, insülin duyarlılığını artıran ve direncini azaltan ilaçlar çıktı.
İnsülin tedavisinde yenilikler var mı?
İnsülin çok gelişti. İnsülin tedavisinde pompalar kullanılıyor. Bu pompa vücutta, cilt üzerine bağlanıyor ve kendi kendine ayarlandığı zaman da insülin veriyor. Ayrıca insülin kalemleri var. Bunların uygulanması son derece kolay. Enjektöre artık gerek kalmadı. İnsülin en zararsız tedavi şeklidir. Bir hormondur.
Tatlı yiyen şeker hastası olur mu? Çok tatlı yemekle şeker hastası olmak arasında doğrudan bir bağlantı var mı?
Tatlıyı çok yemek ve tatlıyı çok sevmek kan şekerinin düşüklüğüne bağlıdır. Bir insan kan şekeri düşünce canı tatlı ister. Biraz öğle yemeğini geciktirirseniz bir bakarsınız bir baş ağrısı olur. Hemen tatlı yendiğinde veya şekerli çay içildiğinde insan rahatlar. Ama her tatlıyı seven ve yiyen şeker hastası olacak diye bir kural yoktur.
Düşük şeker, yani hipoglisemi nedir?
Düşük şeker bir hastalıktır ve çok yaygındır. Eskiden bu konunun, yani düşük şekerin üzerinde pek durulmazdı ama son 10 yıldan beri bize müraacat eden hastaların 100’ünden 20’sinde hipoglisemiye rastlıyoruz. Bu çok büyük bir rakamdır. Hipoglisemi kan şekerinin 70 miligramın altına düşmesidir. 60-110 bizim normal kabul ettiğimiz değerlerdir. Ancak bu rakamın altına düştüğünde sorunlar çıkmaya başlar. Bu hastaların tokluk şekerleri (yani yükleme yapıldıktan sonra) 45-50’nin altına düşer. Buna reaktif hipoglisemi diyoruz. 

Yüzde 10’da hastalık ömür boyu 

Peki düşük şeker neden olur?
Şeker hastalığına gidecek hastaların başlangıç belirtisidir. Şeker hastalığına yakalanmadan birkaç sene evvel bu gibi sorunlar ortaya çıkabilir. İkincisi, pankreas bezinin fazla insülin salgılamasından olur. Pankreas bezi bir tükürük bezidir. Nasıl ağzımızın içinde tükürük salgılanıyorsa, pankreas da insülin salgılar. Üçüncüsü, genç hanımlarda görülen sinirsel hipoglisemidir. Reaktif hipoglisemisi olanların yüzde 30-35’i ileride şeker hastası olur. Yüzde 60’a yakını tedavi ile düzelir. Geri kalan yüzde 10 ise ömür boyu devam eder.
Hipoglisemi hastasında ne gibi belirtiler olur?
Hastaları çok rahatsız eden bir tablo izler. El ayak titremesi, ter boşanması, bayılma görülür. Mesela bir yere gider, pasta ikram edilir. Üzerine bir de limonata içer ve yarım saat sonra ter basar, olduğu yere yığılıp kalır. Çünkü hipoglisemiyle birlikte tansiyon düşmesi de görülür. Bu durumlarda hastanın kan şekerine bakıldığında 20 veya 30’a kadar düştüğü görülür. Bu kadar acil ve şiddetli tabloyla gelişir. Bu nedenle hipoglisemi hastaları da tıpkı şeker hastası gibi tedavi edilebilir. Şeker tamamen kesiliyor. Şeker ve tatlı kesilince, pankreas uyarılmayınca da insülin salgılanmıyor ve şeker düşmüyor.
Yapay tatlandırıcıların kullananlara zararı var mı?
Yapay tatlandırıcıların kötü bir hastalığa neden olduğu bugüne kadar hiç ortaya çıkmadı. Sakarin, yani ilk üretilen yapay tatlandırıcı 145 yıldan beri kullanılıyor. Ondan sonra siklamatlar ve aspartamlar çıktı. Ancak bunların hiçbirinin kötü bir hastalığa neden olduğu görülmedi. Yalnız hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde bazı bulgular elde edildi. Mesela 60 gram ağırlığındaki bir kobayın gıdaları içine 200 gram tatlandırıcı konuldu. 10 gün sonra hayvanın idrar kesesinde kanser hücrelerine rastlandı. Ancak hayvanın ağırlığı 60 gram ve ona günde 200 gram tatlandırıcı veriyorsunuz. Aynı şekilde hayvan kendi ağırlığının üç misli aspirin de yese, yine hastalanacak. 60 kiloluk bir şeker hastasının günde 180 kilo yapay tatlandırıcı tüketmesi de mümkün değildir. Bu nedenle yapay tatlandırıcıların kanser yapma ihtimali de söz konusu olmaktan çıkar.
Her şişman diyabet riski taşır mı?
Şişmanların şeker hastalığına yakalanma oranı yüzde 25’tir. Eğer kilo vermezlerse 100 şişmandan 25’inde pankreasın tükenmesine bağlı olarak şeker hastalığı görülür.
Yarın: Diyabetli ayağına, gözüne, böbreğine dikkat edecek; şeker her gün ölçülmeli.

Hipoglisemi diyeti
Yasak besinler
Sanayi şekeri, şekerden yapılmış gıdalar, aşırı şekerli meyveler (üzüm, incir, muz, kavun, hurma)
Kısıtlı besinler
Hamur işleri, nişastalılar ve taneli yumru sebzeler… (patates, yerelması) Bunlar aynı öğün ve günde olmamak şartıyla ölçülü miktarda yenebilir. Meyve suyu içilmemeli, meyveler kabuklarıyla yenmelidir. Pirinç yerine bulgur tercih edilmelidir.
Serbest besinler
Yeşil yapraklı sebzeler ile taneli ve yumru sebzelerin her türü (nohut, kuru fasulye, bakla, bezelye), süt, yoğurt, peynir ile et, balık ve tavuk grubunun yağsız olanları yenebilir.
Nasıl beslenmeli?
Beslenmenin esası, sık sık yemek, az yemek ve 4 saatten fazla aç kalmamak, mide bağırsak sistemini çabuk terk eden sıvılar yerine, lif ve selülozu bol besinleri seçmek yararlıdır.
Hipoglisemi oluştuğunda...
Düşen şekeri yükseltmek için tatlı yerine meyve ve lifli gıdalar (havuç, elma) yemek gerekir. Yemek sayısını günde beş-altı öğüne çıkarmak da faydalı.

Yaşlılıkta düşük şeker
Düşük kan şekeri yaşlılıkta belirgin şekilde kendini hissettirir. Üstelik düşük şekere bağlı baş dönmeleri sonucu düşmelere bağlı olarak kırıklar da meydana gelebilir. Düşük şeker durumunda ilk oluşan savunma mekanizmalarından biri böbreküstü bezinden adrenalin salgılanması. Adrenalinin kan şekerini yükseltici etkisi yanında kan basıncını yükseltici, kalp hızını artırıcı ve bazı damarlarda daraltıcı etkisi var. Zaten damarlarında daralma ve sertleşmeler varsa bunun sonucunda kalp krizi veya felç görülebilir.


    ETİKETLER:

    Cunda