Paul Klee ile yürüyüşe çıkmak

Paul Klee ile yürüyüşe çıkmak
Paul Klee ile yürüyüşe çıkmak
Sanat tarihinin en özgün isimlerinden Paul Klee, 130 eseri ve günlüklerinden, mektuplarından örneklerle Londra'daki Tate Modern'de...
Haber: Gülnaz Can / Arşivi

Savaş, göç ve hastalıkların içinde –ana-babasının mesleği sebebiyle- müzikle büyümüş bir sanatçı Paul Klee, şiir çiziyor kâğıda ve kanvasa ömrü boyunca. Savaştan hemen önce gittiği Tunus’un ışığına âşık oluyor ve buranın aydınlığı yeni tablolarında ‘renk’ ile ortaya çıkıyor. Burada yazdığı bir notta: “Renk bana sahip oldu, bundan sonra onu takip edeceğim. Renk ve ben, bundan sonra biriz” diyor.
Bu romantik şairin kelimeleri renklerdir. Tate Modern’daki ‘Görünür Kılmak’ adlı sergide görünürün ve yaşananın ötesini anlatan Klee’nin resimleri, 17 odada, uzun metinler ve büyük bir coşkuyla sunuluyor. Londra’da 10 yılın ardından gerçekleşen bu ilk kapsamlı sergide Klee’nin 130 eseri bulunuyor.
Küçük yaşlardan itibaren müzik eğitimi alıp, 16 yaşında resme, 18 yaşında da düzenli olarak günlük tutmaya başlayan Klee böylece kayıt altına almaya başlar yaşamı. İsviçre’den İtalya’ya, Almanya ’ya, İngiltere’ye, Tunus’a ve Mısır’a uzanan ömründe yaptığı her resme bir numara verir ve külliyatına katar.
Sergideki eserler kronolojik olarak dizilmiş yani sanatçının sıralamasına sadık kalınmış. Avrupa ’da savaş patlak verdiğinde Klee nerede ve ne yapıyordur, kimler savaşa gitmiştir, o ölümlere, büyük üzüntülere nasıl katlanmıştır? İçine büyük umutlar eken Weimar Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ardından hangi görevi almıştır? Neler hayal etmiştir Avrupa ile ilgili? Nazi yükselişindeki Almanya’da başına neler gelmiştir? Sergide resimlerin yanı sıra sunulan Klee’nin günlüğünden seçili notlar, dönemini ve dönemdaşlarını da anlatıyor izleyiciye. Bir örnek olarak Klee’nin daha sonra Bauhaus’ta birlikte ders vereceği Kandinsky’den “müstesna olarak iyi ve salim kafalı bir kişi” olarak bahsetmesi verilebilir. 1911’de arkadaşı Moilliet, Klee’nin resimlerini Kandinsky’ye taşıyor ve Klee’ye “bu Rus’un öznel ve konusuz” resimleriyle dönüyor. 

Nazi baskısı

Pastoral İsviçre’de tevazu içinde doğmuş, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Weimar’ı, bir Yahudi olarak Nazi baskısını yaşamış bir adamın, resim ve renk arayışından savaşa, sistematik nefrete ve parçalanışlara geniş bir his skalasında gerçekleştiği aşikâr seyahatlerinde yazdıkları ve resmettiklerini düşünüyoruz. İlhamı, hocalık yaptığı Bauhaus’tan dost kübistlere, expresyonistlere ve sürreelistlere etki etti. Formlar, imgeler ve renkler gibi, teknik ve zaman ile ilişkisi de onun ziyadesiyle özgün ve yenilikçi olarak anılmasını sağladı.
Savaşın sanatı üzerindeki etkisinin açık olduğu sanat tarihçilerince vurgulanıyor. Örneğin 1918 tarihli ‘Remembrance Sheet of a Conception’ adlı teatral suluboya resimde, şiddet bir başın üzerinde dönen robotik figür ve fetus ile tasvir ediliyor. Fetus bize bakar, boyuna ok saplanır, bir elde kadeh vardır… Sanat eleştirmeni Clemence Greenberg, Klee’nin resimlerini dünyanın halini protesto etmekten uzak ancak olduğu haliyle daha rahat başa çıkmaya dönük buluyor. Klee ikna etmeyi reddediyor, bu inkâr/ret ile zararsızlaştırdığı ‘hâl’i, şefkatle tekrar önümüze getiriyor. Greenberg, Klee’nin ironisinin hiçbir zaman sert olmadığını savunuyor.
17 oda boyunca, 130 resme bakmak, bir günlükten ve başka yazılardan bir ömrün konsantre şahitliğini yapmak…
İngiltere’nin önemli gazetelerinden The Guardian, Klee’nin yüzden fazla harika resmini art arda görmenin çok fazla çikolata yemek gibi bir deneyim olduğunu yazıyor. Klee resim yapmak için “Bir çizgiyi yürüşüye çıkarmak” diyor günlüğünde. Klee ile çizgisinin uzun yürüşüne eşlikte güzellikten, canlılıktan, coşku ve olumlu histen yorgun düşmek de mümkün demek. Tate Modern’de Paris’te kübizm ile tanıştığı yıl olan 1912’den öldüğü tarih 1940’a kadar adım adım Klee takibi, 9 Mart’a kadar sürecek.