Pazar sendromuna son...

Bowling'in tarihi 7 bin yıl öncesine dayanıyor. Mısır'daki kazılarda bulunan taş top ve labutlar bunu doğruluyor.

At topu, devir labutu
Bowling'in tarihi 7 bin yıl öncesine dayanıyor. Mısır'daki kazılarda bulunan taş top ve labutlar bunu doğruluyor. Oyun, 3. yüzyılda Almanya'da dinsel bir tören olarak ortaya çıkmış. İlk saha ise Londra'da 15. yüzyılda açılmış. 19. yüzyıl ortalarında Alman göçmen sosyal grupları arasında gelişen bir açıkhava aile aktivitesi haline gelen bowling, 60'larda her yaştan insanın beğenisini kazanarak yükseliş göstermiş. Şimdi ferdi şampiyonalara uzanan bir spor dalı. Oyun 10 kolonda oynanıyor. Her kolonda oyuncu 10 adet labutu (pin) devirmeye çalışıyor. Oyuncu her kolonda iki atış yapma hakkına sahip. Bir kolonun ilk atışında bütün labutları devirirseniz 'strike' yapmış oluyorsunuz ve bir atış hakkı daha kazanıyorsunuz. Genel kurallar böyle. Aslında top ve ayakkabı seçimi de çok önemli ama onları burada anlatmak imkânsız. Gideceğiniz salonun personelinden yardım isteyebilirsiniz. Zaten oynadıkça size uygun araçları yavaş yavaş kendiniz tanımaya başlayacaksınız. Gelelim bowling oynayabileceğiniz mekânlara... Beyoğlu'ndaki Bab Bowling Cafe (hafta içi gündüz 2.5, akşam ve hafta sonu 4 milyon), Caddebostan'daki Büyük Kulüp (üyelere 1 milyon 100 bin, misafirlere 1 milyon 800 bin), Maslak'taki Cosmic Bowling Jupiter (hafta içi gündüz 2.5, akşam 3.5, cuma akşamları ve hafta sonu 4 milyon), Beylikdüzü'ndeki Cracus Bowling (hafta içi gündüz 3, akşam ve hafta sonu 4 milyon), Ataköy'deki Galeria Bowling (hafta içi 2.5, hafta sonu 5 milyon), Levent'teki Korukent Cosmic Bowling (hafta içi 3.5, hafta sonu 4 milyon), Şaşkınbakkal'daki Pin Club (hafta içi 4, hafta sonu 7 milyon), Mecidiyeköy'deki Time Out Bowling (hafta içi gündüz 2, akşam 3.5, hafta sonu 4.5 milyon) seçeneklerinizden bazıları...

  • Bab: (212) 251 15 95
  • Büyük Kulüp: (216) 302 21 72
  • Cosmic Bowling Jupiter: (212) 286 12 76
  • Cracus: (212) 852 00 01
  • Galeria Bowling: (212) 661 03 22
  • Korukent Cosmic Bowling: (212) 288 63 05
  • Pin Club: (216) 385 34 78
  • Time Out: (212) 217 09 92


    Geleneksel hamur işi bayramı
    Pazar gününü geleneksel ve öldürücü bir lezzete ayırmak isterseniz çok fazla seçeneğiniz olduğunu şimdiden söyleyelim. İlk önerimiz Ortaköy Mantı Evi. Ev mantısı, pofuduk çiğbörekler ve nefis paçanga böreği mevcut. İkinci önerimiz mantı ve çiğbörek tutkunlarının çok iyi bildiği bir yer; Sayla Mantı. Burası hafta içi, hafta sonu ayrımı tanımadan her zaman kalabalık. Küçük bir yer ama daima temiz ve lezzetli tabaklar sunuyor. Fiyatlar da abartılı olmadığı için bir tür kurslar bölgesi haline gelen Kadıköy'de kısa sürede gençlerin uğrak yeri oldu burası. Bahariye Caddesi'ndeki mekânda sadece mantı, çiğbörek ve turşu var. Yani sağa sola takılmadan önünüzdekine yoğunlaşmanız için gereken yapılmış. Samsa adlı hamur işi tatlıyı unutmayalım. Tabii koca porsiyonlardan sonra
    hâlâ yiyecek haliniz kalırsa... Bir başka durak Beyoğlu İstiklal Caddesi'nde yer alan Hala Mantı. Burada klasik Kayseri mantısı dışında Kafkas mantısı hıngalı da deneyebilirsiniz. Vitrininde gözleme yapan kadınların oturduğu mekânın gözlemeleri enfes. Gözünüzün önünde pişiyor ve tahta tepsiler içinde önünüze geliyor. Soğumasını bekleyebilenlere bizden kocaman bir tebrik.
    Gitmeyi planladığınız semtlere göre Yeniköy'deki Semaver ya da Emek, Etiler'deki Casita ve Göztepe'deki Çesta da tercih edilebilecek mekânlar. Şimdiden afiyet olsun...
  • Ortaköy Mantı Evi: (212) 261 45 50
  • Sayla: (216) 347 18 75
  • Hala: (212) 293 75 31
  • Semaver: (212) 223 54 97
  • Emek: (212) 262 69 81
  • Casita: (212) 263 70 07
  • Çesta: (216) 357 17 67


    Havada Kar kokusu var
    Orhan Pamuk'un yeni kitabı Kar çıkalı on gün oluyor. Bu süre içinde TV programlarından kitabevi vitrinlerine, billboard'lardan gazetelere kadar her yer Kar'la kaplanmış durumda. Hâlâ almadıysanız bu pazar iyi bir başlangıç olabilir. İletişim'den çıkan kitabın konusu kısaca şöyle: On iki yıldır Almanya'da sürgün olan şair Ka, Türkiye'ye dönüşünden dört gün sonra, bir röportaj için Kars şehrinde bulur kendini. Ağır ağır ve hiç durmadan yağan karın altında sokak sokak, dükkân dükkân bu hüzünlü ve güzel şehri ve insanları tanımaya çalışır.
    İçinden 'kar' geçen bir başka seçenek Algernood Blackwood'un İthaki Yayınları'ndan çıkan Hayalet Öyküleri kitabı. İçinde kardan bir kadın, söyledikleri tutan bir gece yarısı ziyaretçisi, kötü niyetli ormanlar, büyülü evler bulunan ürkütücü öyküler korku türünden hoşlananlara ilginç gelebilir. Eleştirmenler yazarın korku öyküsü türüne, entelektüellik kattığını söylüyor. Son öneri Ahmet Ümit'in Om Yayınları'ndan çıkan Kar Kokusu adlı kitabı. Moskova'da aralarında Türklerin de bulunduğu değişik ülkelerden komünistlerin bir arada eğitim gördüğü Marksizm Enstitüsü'ndeki yaşam, Türklerden birinin öldürülmesiyle hareketlenir. Herkes birbirinden kuşkulanmaya başlar. Ahmet Ümit kitabında politik faaliyetin ve inanca bağlılığın, insan yazgısı üzerindeki etkilerini cinayet soruşturması ekseninde okura sunuyor. İsterseniz teybe bir de Adamo'dan Her Yerde Kar Var'ı koyun. İşte karlı pazarınız hazır.