Pek yakında sinemalarda

2002 yılına sinema açısından parlak bir başlangıç yaptığımız söylenemez. Çoğumuz, aralık sonundan kalan Yüzüklerin Efendisi'yle
avunmaya çalışıyoruz.

2002 yılına sinema açısından parlak bir başlangıç yaptığımız söylenemez. Çoğumuz, aralık sonundan kalan Yüzüklerin Efendisi'yle
avunmaya çalışıyoruz. Bilinmeyen bir kadere doğru ilerlememek için, yaz aylarına kadar vizyonda kısmetimize nelerin çıkacağını dağıtım şirketlerinden öğrenmeye çalıştık. Ancak 'çalıştık' denebilir. Çünkü kimi şirketlerin listesinde, henüz tek bir film
bile belli değil. Vizyon tarihleri, hangi
yılda çekildiğini unutturacak kadar oynayabilen yerli yapımlar için de, aşağı yukarı aynı şey geçerli. Bu iki sayfayı kaplayan filmler, Türkiye'de vizyona
girmesi kesinleşen yabancı yapımlardan,
öne çıkacağını tahmin ettiklerimiz ve
2002 Oscarları için adı geçenler. Merak edenler için ekleyelim; listemizde yer almasa da Baise Moi / Düz Beni de gösterime girecek; ama sansürlü olarak. (Böylece manasızlığı iyice artmış olur.)
Görüldüğü üzere, 2002'yi özel kılacak çok belirgin, farklı bir eğilim yok. Aynı hamam aynı tas. Yine bol miktarda Hollywood yapımı geliyor ve yine orijinal bir fikirden yola çıkan senaryolar azınlıkta. Biyografiler, 'yaşanmış olaylar', edebiyat uyarlamaları daimi popülaritesini sürdürüyor.
Ocean's Eleven
Yönetmen: Steven Soderbergh Oyuncular: George Clooney, Brad Pitt, Matt Damon, Andy Garcia, Julia Roberts.
New Jersey Hapishanesi'nden çıkan Daniel Ocean (Clooney), ayağının tozuyla yeni bir soygun projesine girişir. Önemli bir boks karşılaşmasının olduğu gece, eski karısına (Roberts) asılmakla meşgul olan Terry Benedict'e (Garcia) ait üç büyük Las Vegas gazinosunu soyarak 150 milyon dolar civarında
nakit para ele geçirmeyi planlar. Daniel soygunu gerçekleştirebilmek için ülkenin dört bir yanından, farklı alanlarda uzman bir grubu toparlar.
Lewis Milestone'un, Frank Sinatra, Dean Martin, Sammy Davies Jr.'lı oyuncu kadrosu, nam-ı diğer Rat Pack tarafından fütursuzca sömürülmüş aynı adlı 1960 yapımı filminden uyarlanan Ocean's Eleven'da, aralıksız bir 'cool trip' bombardımanına tutulacağız.
Black Hawk Dawn / Kara Şahin Düştü
Yönetmen: Ridley Scott Oyuncular: Josh Hartnett, Ewan McGregor, Tom Sizemore, Eric Bana.
ABD'nin az gelişmiş ülke halklarına yardımseverlik hisleriyle dolup taşarak, sonunda kendisine trajik bir kahramanlık öyküsü de biçmeyi başardığı gerçek bir vakaya dayanıyor. 3 Ekim 1993'te, iki teğmeni ele geçirmek üzere 100 Amerikan askeri Kara Şahin helikopterleriyle
Somali-Mogadişu'ya indirilir (ya da indirildi). Kara Şahinlerden ikisi vurulur. 'Oldu bitti maşallah'a getirilerek bir saatte kesin zaferle sona ereceği sanılan harekât, yüzlerce Somalili ve 18 Amerikan askerinin ölümüne, 73'ünün de yaralanmasına neden olur. 90 milyon dolar bütçeyle Fas'ta çekilen filmin yapımcısı Jerry Bruckheimer (The Rock / Kaya, Pearl Harbor); senaryo bir bestseller'dan uyarlanmış.
Ali
Yönetmen: Michael Mann
Oyuncular: Will Smith, Jamie Fox, Jon Voight, Jeffrey Wright
Ali hakkında çıkan eleştiriler farklı tellerden çalıyor. Kim ne derse desin, kendi gözümüzle görmeden ümidi kesmemize imkân olmayan filmlerden biri. Öncelikle, The Heat / Büyük Hesaplaşma ve Insider / Köstebek gibi sıkı referanslara sahip Michael Mann'in imzasını taşıyor. Ayrıca, Cassius Clay, sonradan edindiği adla Muhammed Ali'nin yaşamı neresinden baksanız ilgi cezbedecek niteliklere sahip. Bir boks efsanesi olması bir yana, medyayla ilişkisi, sergilediği aşırı narsisizm ve üstlendiği politik kimlikle, Muhammed Ali 20. yüzyılın önde gelen sosyal figürlerinden biri. Mann'in filmi de, Ali'yi bu yönüyle ele alıyor. Dolayısıyla bir boks filmi değil. Müzik, erkek oyuncu (Smith) ve yardımcı erkek oyuncu (Voight) dallarında Altın Küre adayıydı. Oscarlar için de, yönetmen, film ve erkek oyuncu dallarında adı geçiyor.
The Majestic
Yönetmen: Frank Darabont Oyuncular: Jim Carrey, Martin Landau, Laurie Holden, Allen Garfield
Maske, Truman Show, Ben, Kendim & Irene... Jim Carrey, kimliği bulanık karakterleri canlandırma geleneğini The Majestic'le sürdürüyor. Bu kez Carrey'ye kimlik aratan sebep, aşırı alkol ve başına aldığı bir darbe sonucu ortaya çıkan hafıza kaybı. Peter Appleton (Carrey), Hollywood'un altın çağında büyük stüdyolardan biriyle anlaşmalı çalışan bir senaryo yazarı. İşleri tıkırında. Ancak, kolejdeyken katıldığı bir komünist toplantı başına çorap örüyor. Stüdyonun kontratını iptal etmesiyle morali bozulan Peter, bütün gece kafayı çekip direksiyona geçince, ertesi sabah kendini küçük bir kasabada, başka birisinin yaşamını sürerken buluyor. Kendisi kim olduğunu hatırlayamasa da, komünist avcıları onu çok iyi hatırlıyor. The Majestic, bu altyapıya rağmen tam anlamıyla politik bir film değil; daha çok sevimli bir romantik komedi.
The Panic Room
Yönetmen: David Fincher Oyuncular: Jodie Foster, Kristen Stewart, Forest Whitaker, Jared Leto, Dwight Yoakam.
Karanlık, atmosferik gerilimlerin usta ismi David Fincher, The Panic Room'da Görevimiz Tehlike ve Yılan Gözler'in yazarı David Koepp'la işbirliği yapmış. Foster filmde, kızıyla birlikte yaşayan 30'lu yaşlarında bir kadını canlandırıyor. (Bu rol önce Nicole Kidman'a teklif edilmiş.)
Ana-kız, art niyetli davetsiz misafirlerden korunmak üzere dizayn edilmiş özel bir odası olan bir daireye taşınıyorlar. Gün gelip de para peşindeki üç kötü adam (Whitaker, Leto, Yoakam) eve girdiğinde, telefon hattı, monitörler ve besin maddeleriyle donatılmış bu özel sığınağın da can sağlığı için yeterli emniyet teşkil etmeyeceğini anlıyorlar. 'Gerim gerim' geriliyorlar... Henüz yurtdışında da gösterime girmedi.
A Beautiful Mind / Akıl Oyunları
Yönetmen: Ron Howard Oyuncular: Russell Crowe, Jennifer Connelly, Ed Harris, Christopher Plummer.
Howard, izleyicileri filmden korkutmaktan çekinerek şöyle demiş: "Zihin bu filmde neredeyse bir karakter." Herhalde bu kaçınılmaz bir durum; çünkü filmin baş kahramanı, Nobel ödüllü şizofren matematikçi John Forbes Nash Jr. Tahmin edilebileceği gibi, bu rolün çok talibi çıktı. Tom Cruise da talipler arasındaydı. Crowe rolü kaptığı gibi, Altın Küre'sini de aldı. Şimdi de Oscar telaşında. Harris'in (Truman Show), şifre çözdürme maksadıyla Nash'i sömürmeye çalışan CIA görevlisini, Connelly'nin (Bir Rüya İçin Ağıt) de dâhi matematikçinin karısını canlandırdığı Akıl Oyunları, yönetmen ve film dallarında da Oscar'ın olası adaylarından.
Iris
Yönetmen: Richard Eyre Oyuncular: Kate Winslet, Judi Dench, Hugh Bonneville, Jim Broadbent.
Oxford'daki öğrenciliğinden, romancı ve filozof olarak dünyayı sarstığı günlere, ona her zaman destek olmuş kocası John Bayley'le ilişkisine, Iris Murdoch'ın biyografisi. Murdoch'ın farklı dönemlerini Winslet ve Dench canlandırıyor. Her iki oyuncu da, bu filmle Altın Küre'ye aday gösterildi. Bayley'i canlandıran Broadbent ise yardımcı erkek oyuncu dalında ödülün sahibi oldu. Senaryosu, Bayley'nin anılarından yazılan film, epey iyi eleştiriler aldı.
The Heist
Yönetmen: David Mamet Oyuncular: Gene Hackman, Danny DeVito, Delroy Lindo, Sam Rockwell.
Gizem ve gerilim üzerinde temellenen House Of Games / Oyun Evi ve The Spanish Prisoner gibi filmleriyle modern sinemanın saygın isimleri arasında yerini rahatça bulan ve günümüzün en usta senaristlerinden biri olan Mamet'in, The Heist'le kariyerinin doruğunda olduğu söyleniyor. Film klasik bir suç öyküsüne dayanıyor. Mücevher soygunları, son ve büyük bir iş çevirip emekli olmak isteyen ama binbir karmaşa ve engelle karşılaşan hırsız, beklenmedik sapmalara uğrayan karakterler, gerilim ve hızlı bir tempo, sıkı replikler... Oyuncu kadrosu da künyede gördüğünüz gibi. Yüksek ihtimalle, türünün, son yıllardaki en iyi örneklerinden birini izlemek üzereyiz.
Star Wars: Episode II - Attack of the Clones
Yönetmen: George Lucas Oyuncular: Ewan McGregor, Natalie Portman, Hayden Christensen, Ian McDiarmid.
İnsanın, 'yönetmeni şudur' diye yazmaya bile utandığı filmlerden biri. Lucas hikâyeyi, Episode III'le birlikte, bu yıl izleyeceğimiz
Scorpion King'e de imza atmış olan Jonathan Hales'e teslim etmiş. Attack Of The Clones'da, Episode I-Gizli Tehlike'nin on yıl sonrasındayız. Anakin büyümüş tabii; Jedi olmuş. Kraliçe Amidala'nın bu kez daha çok sahnesi var. Hayatına ciddi biçimde kastediliyor oluşu sonucunda, Amidala, Anakin ve Obi-Wan üçlüsü sıkı ortaklığı sürdürüyor.
Adaptation
Yönetmen: Spike Jonze Oyuncular: Nicolas Cage, Meryl Streep, Chris Cooper, Rhegan Wallace.
Adından da anlaşılacağı gibi, senaryosu uyarlama kavramı çevresinde, hatta içinde dönüyor. Konu şöyle: Senaryo yazarı Charlie Kaufman (Cage), Susan Orlean'ın (Streep) Orkide Hırsızı adlı, gerçeklere dayanan romanını uyarlamaya çalışıyor. Film, kitapta olan biteni, Kaufman'ı kitabı filme uyarlamak için debelenirken gördüğümüz gibi gösteriyor. Matruşkaları anımsatan bu yapı, Kaufman ve Orlean'ın gerçek kişiler olmasıyla bir katman daha artmış oluyor. Kaufman Adaptation'ın yazarı. Kendisi ve yönetmen Jonze'yle sinema adına şahane bir anımız var hatırlarsanız: Adaptation gibi, ana motoru ince bir mizah olan Being John Malkovich.
No Man's Land
Yönetmen: Danis Tanovic Oyuncular: Branko Djuric, Rene Bitorajac, Filip Sovagovic
Savaşa, büyük ölçekli temalardan bahseden küçük ölçekli bir konuyla bakan filmlerden. Bosna Savaşı sırasında, biri Boşnak biri Sırp iki asker, bir kader cilvesi sayesinde, siper olarak kullanılan bir hendekte başbaşa kalıyor. İkisi de eşit derecede silahlı. Bu arada çok yakın mesafede kıyamet kopmaya devam ediyor. Siperden parmağını uzatanı vuruyorlar. Bir süre sonra, durumu daha da karmaşık hale getiren bir şey fark ediyorlar:
Ölü zannetikleri, hemen yakınlarında yatan Boşnak askerin altında meğer mayın varmış. Haliyle, asker hareket ettiği anda da patlayacak. Komedinin dramla birleştiği No Man's Land, Cannes'da en iyi senaryo, Altın Küreler'de en iyi yabancı film ödülü aldı.
Femme Fatale
Yönetmen: Brian De Palma Oyuncular: Rebecca Romijn-Stamos, Sandrine Bonnaire, Peter Coyote.
Görsel dilin olanaklarını en çarpıcı ve işlevsel biçimde kullanabilen ustalardan De Palma, senaryosunu da yazdığı Femme Fatale ile, bizleri Paris'te geçen bir kara filme buyur ediyor. X-Men'in Mistik'i Stamos, ABD'nin Fransa Büyükelçisi'nin karısı rolünde. Nikitavari geçmişi yüzünden, fazla göz önünde olmak istemiyor. Fakat bir fofoğrafçı (Banderas), onun yaşamına burnunu sokunca, genç kadın yine bolca adam harcamak durumunda kalıyor.
The Royal Tenenbaums
Yönetmen: Wes Anderson Oyuncular: Gene Hackman, Angelica Huston, Gwyneth Paltrow, Ben Stiller, Owen Wilson.
Üç dahi çocuk (Paltrow, Stiller, Wilson) sahibi Tenenbaum çifti yıllar önce ayrılmış. Baba (müzikal - komedi türünde Altın Küre alan performansıyla Hackman) ailesini terketmiş. Anne (Huston) hala evin tek yöneticisi, bir nevi kraliçe. Şimdi çocukların hepsi büyümüş ve aile fertlerinden
birinin hastalığı nedeniyle Tenenbaumlar sancılı bir süreçte yeniden biraraya gelme gayreti içinde.
Royal Tenenbaums'la Berlin'de Altın Ayı'ya aday gösterilen Anderson önceki filmlerinde (Rushmore, Bottle Rocket) olduğu gibi, senaryoyu Wilson'la birlikte yazmış. Hem bu ikilinin işbirliği, hem de oyuncuları iyi bir komedinin işaretlerini veriyor.
Shallow Hal
Yönetmen: Peter ve Bobby Farrelly Oyuncular: Jack Black, Gwyneth Paltrow, Jason Alexander, Susan Ward.
Salak ile Avanak ve Ah Mary Vah Mary'den nefret edenlere müjde: Farrelly kardeşlerin son filmi de ülkemiz sinemalarında gösterime giriyor. Baş kahramanımız, babasının tavsiyesine uyarak, kadınlarda sadece fiziksel güzellik arayan Hal (Jack Black). Ancak değişmesi yakın. Hal, bir guru tarafından hipnotize edilerek, kadınların ruhuyla ilgilenmeye yönlendiriliyor. Tam bu sırada karşısına çıkan obez bir hemşireye de çılgınca aşık oluyor. Fakat bu hemşire Hal'in gözünde tıpkı Gwyneth Paltrow. Shallow Hal'in oyuncularından Alexander'ı, Seinfeld'in Kramer'ı olarak tanıyoruz.
Spy Game
Yönetmen: Tony Scott Oyuncular: Robert Redford, Brad Pitt, Catherine McCormack, Stephen Dillane, Kimberly Paige
Tony Scott yine cilalı, albenili gibi sıfatlara uygun bir görselliğin peşine düştü ve her zamanki çark döndü; filmi, 'video klip gibi' olduğuna dair eleştiriler de aldı. Filmin henüz bizde basın gösterimi bile yapılmadı ama, en azından fragmanının çok şık olduğu aşikar. Yönettiği A River Runs Through it'te, Pitt'e, rol yanında sinema aleminde tutunmak üzerine taktik de veren Redford, Spy Game'de de genç meslaktaşına abilik yapıyor. Redford, emekliliğine bir gün kalmış bir casus. Ancak bizzat yetiştirdiği Pitt'in başı belada; Çin'de yakayı ele vermiş. Böylece Redford, arkadaşını kurtarmak için devreye giriyor. Spy Game, içine düştükleri bu zor durumla birlikte, sıkça flashback'lere başvurarak ikilinin geçmişini anlatıyor. Film Beyrut'ta çekilecekmiş ama, Ortadoğu'da takılmak yemeyince prodüksiyonu Kazablanka'ya taşımışlar.
Monsters, Inc.
Yönetmen: Pete Doctor Seslendirenler: John Goodman, Billy Crystal, James Coburn, Steve Buscemi, Jennifer Tilly.
Çocukların zararlı varlıklar olduğu inancının yaygın olduğu canavar alemi Monstropolis'te, enerji ihtiyacı çocukların çığlıklarıyla sağlanıyor. Canavarlar, küçük çocukların odalarındaki gardroplara açılan yollardan geçerek korkutma işlemini gerçekleştirip çığlık biriktiriyorlar. Rutin korkutma işlemlerinden biri, her nasılsa küçük bir kızın Monstropolis'e girmesiyle sonuçlanıyor. Yönetmen Doctor, Toy Story I ve II'nin yaratıcılarından.
Following / Takip
Yönetmen: Christopher Nolan Oyuncular: Jerry Theobald, Alex How.
Kısacık bir zamana (67 dakikaya) sığdırılmış,
son ana kadar gizemini koruyan bir kara film başyapıtı. Yazar olma hayalleri kuran genç bir adam (Jerry Theobald), zamanının büyük kısmını tanımadığı insanları takip ederek geçiriyor. Röntgencilik alışkanlığı, takip listesindeki Cobb'la (Alex How) tanışınca farklı bir boyuta taşınıyor. Evlere girip, kişisel eşyaları çalmak, genç adam için yeni bir tutkuya dönüşüyor.
Memento'yla ortalığı kasıp kavuran Nolan, ilk filmi Takip'i, 6000 dolarlık bütçeyle, bir yıllık bir süreçte haftasonları çekmiş.
Deep End
Yönetmen: David Siegel Oyuncular: Tilda Swinton, Jonathan Tucker, Josh Lucas, Goran Visnjic.
Vanilla Sky'da sonsuz yaşam vaat eden şirketin yöneticilerinden birini canlandıran Swinton, Deep End'de, oğlunu korumaya çalışırken, istemeden büyük bir belaya yol açan anne olarak çıkıyor karşımıza. Annelik içgüdüsü, içinden çıkılması imkansız bir şantaj ağıyla sonuçlanıyor. Gösterime girdiği ülkelerde övgü dolu eleştiriler alan Deep End, 1950'lerin domestik kara film dramalarının modern versiyonu olarak nitelendirildi.
The Man Who Wasn't There
Yönetmen: Joel Coen Oyuncular: Billy Bob Thornton, Frances McDormand, James Gandolfini, Jon Polito.
Hiçbir beklentisi olmadan, mutluluğun da kederin de yanından geçmeyerek, huzurlu denemese de sakin bir yaşam süren berber Ed Craine (Thornton), hayatta kazanmak adına özel bir çaba gösterdiği anda, hem o hem de çevresindekiler için felaketler zinciri kurulmaya başlar. Bir şantaj girişimi ile bin türlü trajedinin kapısı açılır.
Joel Coen'in geleneksel olarak kardeşi Ethan'la birlikte yazdığı senaryo, oyunculuk,
görsel üslup,... filmin tüm unsurları mükemmel biçimde biraraya geliyor.
Gosford Park
Yönetmen: Robert Altman Oyuncular: Michael Gambon, Jeremy Northam, Helen Mirren, Emily Watson, Ryan Phillippe.
1930'lar, İngiltere... McCordle ailesi, şehir dışındaki büyük malikanelerine haftasonu için, eş, dost, akrabayı toplamışlar. Olayların merkezinde, yıllar boyu, üst kattaki konuklar ve alt kattaki uşaklar dahil evdeki herkes için büyük bir velinimet olmuş William McCordle var. Yine herkes, Willam'dan bir şeyler, bilhassa da para koparmanın derdinde. Kirli çamaşırlar ortaya çıkadursun, ev nüfusu, bu ortak emel uğruna cinayeti bile göze alabilecek kıvama geliyor. Agatha Christie romanlarının, mizah dozu yüksek versiyonunu düşünün; Gosford Park aşağı yukarı öyle bir tada sahip. Her Altman (kendisi bu filmle en iyi yönetmen dalında Altın Küre'yi götürdü) filminde olduğu gibi, ünlü konuk oyuncudan geçilmiyor.
Kate & Leopold
Yönetmen: James Mangold Oyuncular: Meg Ryan, Hugh Jackman, Liev Schreiber, Breckin Meyer
Karanlık ilk üç filminin (Heavy / Şişman, Copland / Güçlüler Bölgesi, Girl,Interrupted)
ardından, Mangold biraz değişiklik istemiş olsa gerek. Meg Ryan, tırnaklarını sökseler kulvar değiştirmeyeceğine göre, Mangold değişmiş olmalı. Kısacası bu film bir Meg Ryan romantik komedisi ve türünün gereklerini
eksiği fazlası olmadan yerine getiren iyi bir örnek olduğu için çokça 'aferin' aldı. Yalnız bu, bilimkurgu tozu atılmış bir romantik komedi. Ryan, 1876'dan 2001'e gelen bir dükle (Jackman) aşk yaşıyor.
In The Bedroom
Yönetmen: Todd Field Oyuncular: Tom Wilkinson, Sissy Spacek, Nick Stahl, Marisa Tomei.
Altın Küreler'den sonra, Akademi Ödülleri'nde
de, bilhassa Spacek'in performansıyla adını bolca duyacağımız In the Bedroom, sakin kasaba atmosferinde geçen bir aile kabusu. Fowlerlar, normal ve dingin bir yaşantı sürmekteyken, oğul Frank'in (Stahl) kolejin birinci yılı sonunda tatil için eve dönmesiyle 'istenmeyen gelişmeler' çorap söküğü gibi geliyor. Bir kere Nick kocasından
boşanmamış, çocuk sahibi bir kadınla (Tomei) ilişkiye giriyor. Koca da, pek öyle buna göz yumacak bir tip değil. Fowlerlar'ın çöküş dönemi ise yakın.
K-Pax
Yönetmen: Iaian Softley Oyuncular: Kevin Spacey, Jeff Bridges, Alfre Woodard, Mary McCormack.
K-Pax adlı bir gezegenden olduğunu iddia eden ve bu iddiasındaki ısrarı sonucunda akıl hastanesine gönderilen bir adamı (Spacey) ve çevresini nasıl etkilediğini anlatıyor. Daha önce Starman'de benzer bir rolü üstlenen Bridges, Spacey'nin psikiyatristi rolünde. (Filme kaynaklık eden Gene Brewer imzalı romanda, K-Pax'li
yabancının favori filmi Starman'miş.) Jeneriğinin sonuna kadar izlenmesi öneriliyor.
Mulholland Drive
Yönetmen: David Lynch Oyuncular: Naomi Watts, Laura Elena Harring, Justin Theroux
Bir Lynch (Mavi Kadife, Kayıp Otoban) filmi söz konusu olduğuna göre, konusunu anlatmak çok da yararlı değil. Film iki kadın karakteri, Betty (Watts) ve Rita'yı (Harring) gizemli bir öykünün içinde takip ediyor ama, ikisinin aynı kişi olmadığı bile şüpheli. Geçen yıl Cannes'da Lynch'e en iyi yönetmen ödülünü getiren Mulholland Drive, gerçeküstüyle beslenen ve biçim olarak Hollywood kara filmlerinin genel yapısını kullanan bir bilmece. Nasıl bir film olursa olsun, ille de kafasında sağlam bir mantık zinciri kurmak için ıkınan ve kuramadığı zaman da rahatsız olan seyircilerin bulaşmamasında, bulaşırlarsa da film hakkında fikir belirtmemelerinde fayda var.



Ve diğerleri...
Collateral Damage
Fragman ve TV kanallarındaki film tanıtım jargonuna başvurma isteği uyandıran bir Arnold aksiyonu: Karısı ve çocuğunu terörist saldırıda kaybeden bir adam... Kolombiya ormanlarından Washington'a uzanan aksiyonlu bir intikam öyküsü...
The One
Yakın gelecekte, insanların paralel evrenler arasında gezebilmesini sağlayan bir teknoloji geliştirilmiş. Ajan eskisi Jet Li de kendi paralellerini döve döve öldürerek güç kazanıyor.
We Were Soldiers
Mel Gibson çok sevdiği savaş boyalarını sürmüş yine. Müttefiği, Pearl Harbor ve Cesur Yürek'in yazarı Randall Wallace. Vietnam üzerine yeni bir şey söyleme ihtimali yüz üzerinden sıfır gibi gözüken bir Vietnam filmi.
Resident Evil
Fıstıklar Milla Jovovich ve Michelle Rodriguez (Hızlı ve Öfkeli), çok sıkı eğitilmiş bir timi komuta ediyorlar. Yeni görevleri, insanları aç zombilere çeviren acayip bir virüsün dünyaya yayılmasını önlemek. Müzikler, Pi ve Requiem for a Dream'deki çalışmalarıyla ruhumuza dokunan Clint Mansell'dan.
K - 19: Widowmaker
Aksiyon kraliçesi Bigelow (Tuhaf Günler) SSCB'nin ilk balistik nükleer denizaltısı K - 19'da yaşanan nükleer patlama tehlikesini sinemaya taşıyor. Rus kaptan Harrison Ford.
Replicant
Hong Kong aksiyon sinemasının en büyük isimlerinden Ringo Lam'in (City on Fire) yönettiği, başrolü de Jean - Claude Van Damme'a verdiği bilim kurgu - aksiyon. Filmde, seri cinayetler işleyen Van Damme, kopyasıyla savaştırılmak üzere klonlanıyor.
The Scorpion King
Star Wars Episode II ve III'ün yazarı Chuck Russell'ın ilk yönetmenlik denemesi. Mumya Dönüyor'un Akrep Kral'ını çok sevenlere, kralın hususi macerası.
Domestic Disturbance
11 yaşında bir çocuğun yaşadığı terör. Vince Vaughn psikopat ve üvey baba; John Travolta da iyi öz baba rolünde. Filmde Steve Buscemi de var.
From Hell
Metropolde geçen suç filmleriyle tanınan Hughes kardeşler, Johny Depp'i 19. yüzyılın Londrası'nda Karındeşen Jack avına sürüyor.
The Legend Of Zu
Efsane John Woo serisi A Better Tomorrow'un yaratıcılarından Tsui Hark'ın The Legend Of Zu'su, eski Çin'de geçen, büyülerle, uçan savaşçılar v.s ile dolu bir dayak geçidi.
The Count Of Monte Cristo
Dumas klasiği Monte Kristo Kontu'nun bilmemkaç bininci sinema versiyonunda, Guy Pearce, Jim Caviezel ve Richard Harris'i izleyeceğiz.