Pera'nın son izleri

Tünel'den Karaköy'e inerken sağ tarafta müzik aleti satan dükkanlar arasına sıkışmış bir dükkan var. Bu bir tuhafiyeci; ismi de Gül.

Tünel'den Karaköy'e inerken sağ tarafta müzik aleti satan dükkanlar arasına sıkışmış bir dükkan var. Bu bir tuhafiyeci; ismi de Gül. Kapısının üzerine kalın platin harflerle yazılı ismi, ne kadar eski bir yer olabileceği ihtimalini insanın aklından siliyor. Ancak burası İnci, Rus lokantası Rejans ve kuyumcu Franguli'den sonra büyük ihtimalle Beyoğlu'nun ayakta kalan tek eski dükkanı. Rengi solmuş ahşap raflarda duran eski kutular buraya antik eşyalar satan bir dükkan hisini veriyor. Gül Tuhafiye'nin sahibi Simon Eshakzade, namı diğer Mösyö Simon, 91 yaşında. 1926'da Tiflis'ten İstanbul'a gelmiş ve sekiz yıl sonra Gül Tuhafiye'yi açmış. 68 yıldır bizzat tezgahın başında. İki kızını Amerika'ya göndermiş. Biri bir hastanede baş hemşire, diğeri ise öğretmen. Bankacı oğlu bile işinden emekli olmuş. "Sıra bende," diyor Mösyö Simon. Beyoğlu'nun tuhafiyecileri birer birer kapılarına kilit vururken sıra Gül Tuhafiye'ye de geldi. Artık çok yorulduğunu ve müşterilerinin çoğunun çoktan öldüğünü söyleyen Mösyö Simon, dükkanını satmaya hazırlanıyor.