Picasso'nun patikleri Ankara'da

Picasso'nun patikleri Ankara'da
Picasso'nun patikleri Ankara'da
Pera Müzesi'nden CerModern'e taşınan 'Picasso: Doğduğu Evden Gravürler ve Seramikler' sergisi, eserlerinin yanı sıra kişisel eşyalarına da yer vererek Picasso'ya bir insan olarak nüfuz etmeyi mümkün kılıyor.

20. yüzyıl sanatının büyük ismi İspanyol ressam Pablo Picasso’nun Ankara ’daki ilk sergisi CerModern’de açılıyor. Üç ay süreyle Pera Müzesi’nde izleyicilerle buluşan ‘Picasso: Doğduğu Evden Gravürler ve Seramikler’ başlıklı sergi, Pet Holding ana sponsorluğunda 6 Mayıs–20 Temmuz arasında başkente konuk olacak. Picasso’nun görme biçimlerini ortaya seren ve üslupsal geçişlerinden örnekler sunan sergi, bebeklik patikleri, bebeklik gömleği ve kurşun askerleri gibi kişisel eşyalarına da yer vererek Picasso’ya bir insan olarak nüfuz etmeyi mümkün kılıyor.
Picasso Vakfı ve Malaga’daki Picasso Evi Müzesi işbirliğiyle hayata geçirilen serginin küratörlüğünü Mario Virgilio M. Arroyo üstleniyor. Picasso’nun Malaga’daki evinden seçilen 56’sı gravür, 8’i seramik 64 eserin yer aldığı sergide, sevgilisi François Gilot’yu ve iki çocuğunu tasvir eden gravürleri de var, 1920’ler Rivierası’nda Fitzgerald’la, Picasso’yla beraber modern yaz tatilini keşfeden ABD’li sanat hamisi Sara Murphy’e göndermeler de... Ancak Picasso söz konusu olduğunda bu tür özel hayat detayları magazin iştahını doyurmanın ötesinde anlamlar taşıyor.
Serginin küratörü Mario Virgilio Montanez Arroyo’ya başvuralım: “Picasso’nun en çok atıfta bulunulan sözü şudur: Ben aramıyorum, rastlıyorum.” Bu arayış kendini yüzlerce yıllık bir geleneğin içine yerleştiren Picasso’nun, sanat tarihinde çıktığı üslupsal yolculuğa denk geliyor. Picasso, ismi dünyanın dört bir yanında duyulmuşken Delacroix’yı, Alman rönesansının ustalarından yaşlı Lucas Cranach’ı tekrar ziyaret edebiliyor. Güzel Sanatlar Fakültesi’nden edindiği ‘ustaları’ tekrar tekrar yorumlama pratiğini hiçbir zaman bırakmıyor. Sonuç; üslup ve içerik arasındaki gerilimden beslenen heyecanlı bir yolculuk… 17’nci yüzyıl Hollanda resminin ev içi manzaralarından feyz alan taş baskılarda uzanarak kitap okuyan François Gilot, 17’nci yüzyıldakinden çok daha farklı bir model–ressam ilişkisi ortaya koyuyor. ‘Üç Yıkananlar’ serisi ise Picasso’nun arzuladığı kadınlardan Sara Murphy’e açık gönderme ve onun sanat tarihindeki arayışını nasıl içgüdüsel bir şekilde sürdürdüğünün kanıtı.
Picasso’nun görme biçimleri ve ‘kişiye özel’ anlarının takip edilebileceği sergide altı bölüm var: ‘İki Yorum: Cranach ve Delacroix’, ‘Sarsıcı Güzellik’, ‘Aile Meseleleri’, ‘Antikçağ Merakı’, ‘Şövalyenin Yola Çıkışı’ ve ‘Kadınlar’. Haliyle gravürler ağırlıkta ama Picasso seramikleri de serginin en öne çıkan unsurlarından. Tıpkı resim gibi seramikte de Picasso’nun görme biçimlerini tamamen değiştirdiği Arroyo’nun üstünde durduğu bir başka unsur.