'Pis yabancı'nın yaratıcısı artık yok!

'Pis yabancı'nın yaratıcısı artık yok!
'Pis yabancı'nın yaratıcısı artık yok!
Candan Erçetin'in de seslendirdiği 'Pis yabancı' (Le Meteque) şarkısıyla dünya çapında ün yapmış Yunan asıllı besteci ve şarkıcı Georges Moustaki Fransa'nın Nice kentindeki evinde öldü

Radikal.com.tr - Sıfatı çok, artık size hangisi uyarsa… Gitarcı, şarkıcı, besteci ve bittabi filozof. ‘Milord’ ve ‘Le Métèque’ gibi klasikleşmiş Fransız şarkılarının ‘baba’sı Georges Moustaki, bu sabah , uzun zamandır mücadele ettiği solunum hastalığından, 79 yaşında, Fransa’nın Nice kentinde vefat etti. Moustaki, 2011 yılında à La Croix’da yayımlanan bir söyleşisinde, hastalığının telafisi olmadığını söylemişti ve artık şarkı söyleyemiyordu. En son konserini de, 2009 yılında Barcelona’da vermişti.

Georges Moustaki, asıl adıyla Giuseppe Mustacchi, 3 Mayıs 1934 yılında Mısır, İskenderiye’de doğdu. Annesi-babası Sarah ile Nessim Corfu’lu Yunan Yahudisi. Ancak babasının görevi nedeniyle İskenderiye’ye yerleşiyorlar, Giuseppe burada Fransızca konuşmayı öğreniyor. Evde İtalyanca konuşuluyor ama dışarıda Arapça. Moustaki çifti, Fransız kültürüne yakınlar, Giuseppe’yi de bu yüzden ablalarıyla birlikte Fransız okuluna yazdırıyorlar.



Giuseppe, 1951 yılında Paris’e yerleşiyor ve burada Fransız şarkıcı Georges Brassens’dan ilham alarak Georges Moustaki adını kullanmaya başlıyor. Edith Piaf tarafından keşfedilen Moustaki, Piaf dahil olmak üzere Montand, Barbara, Gréco, Reggiani gibi isimlere 300 şarkı yazdı. Hayatı boyunca Fransızca, İtalyanca, Yunanca, Portekizce, İspanyolca, İngilizce ve Arapça şarkılar söyledi. 20 yaşında evlendikten sonra, Fransa, İsrail, Brazilya ve Venezuela gibi ülkelerde yaşayan dev bir ailesi oldu.

Türkiye ’de de konserler veren Moustaki, 1996 yılında Aktüel’e yayımlanan söyleşisinde, “Ticari müzik yapmayı hiç denemedim. Ünlü müzikçiler tanıdım. Ama onlar da tüccar değildi. Örneğin Edith Piaf’la söyledim. Çok tüketiliyordu şarkılarımız fakat ticari bir iş değildi bu. Mal değildi şarkılarımız. Tutkunun sesiydi...” demişti. Şarkı söylemeyi son durağı belirsiz bir gezintiye çıkmak gibi tanımlayan Moustaki, “Şarkılarımın çok farklı kişilerin hayatında rol oynadığını biliyorum. Konserlerimde karşılaştığım çiftler, şarkılarım sayesinde tanışıp evlendiklerini söylüyor. Kim bilir müziğim çalınırken neler yaşanıyor yeryüzünde? Sevişenler, kavga edenler, düşünenler, karar verenler... Melodilerin sahnede gördüğümüzden, sözcüklerde yakalayabildiğimizden daha derin anlamları olabiliyor bazıları için. Aysberge benziyorlar. Şarkı söylemek son durağı belli olmayan bir gezinti benim için. Her durakta insanlar, duygular var” demişti.