'PKK'lıyı oynuyorum ama empati yapmıyorum...'

'PKK'lıyı oynuyorum ama empati yapmıyorum...'
'PKK'lıyı oynuyorum ama empati yapmıyorum...'
Yıllardır dizilerde kötü kadın rollerinde gördük Özgül Kavruk'u. Bu sezon 'Sakarya-Fırat' dizisinde PKK'lı Jiyan olarak karşımıza çıkan Kavruk, "Karaktere hazırlık süreci sancılı geçti" diyor.
Haber: ECE ÇELİK - ece.celikis@gmail.com / Arşivi

Özgül Kavruk 2000 yılında oynadığı Derman Bey dizisinden bu yana 12 yıldır beyaz kutunun içinde. ‘Böyle mi Olacaktı’, ‘Doktorlar’, ‘Parmaklıklar Ardında’ gibi çok izlenen dizilerin ‘kötü kadını’ Özgül Kavruk, düzgün fiziği ve sert bakışlarıyla yolda görünce dönüp bakacağınız cinsten bir kadın. Modellikle başladığı kariyerine şu sıralarda çarşamba akşamları TRT1’de yayımlanan ‘Sakarya Fırat’ dizisinde PKK ’lı Jiyan olarak devam eden Kavruk ile birlikteydik. 
Sizi uzun zamandır dizilerde görürüz. Herkesin tanıdığı ama ismini duyduğunda “Bir yerden çıkartacağım” dediği birisiniz. Sizi kendi ağzınızdan tanıyabilir miyiz? 
Evet, bu uzun zaman önce fark ettiğim bir durum. İnsanlar fotoğrafımı görünce tanıyor beni ama ama ismimi bilmiyorlar. Bunu şuna bağlıyorum: Medyatik birisi değilim. Mesleğim gereği medyatik olmayı da doğru bulmuyorum. Bence dışardaki insanlar Özgül Kavruk ile ilgili ne kadar çok şey bilirse, oynadığım karaktere inanmaları o kadar zor olur. O yüzden mümkün olduğu kadar özelimle ilgili bilgi vermek istemiyorum.
O halde ben bildiklerimi söyleyeyim. Aydın, Sökelisiniz. Modellikle başladınız işe... 
Evet, 15 yaşında modelliğe başladım. 2000 yılında ‘Derman Bey’ dizisi ile oyunculuğa geçiş yaptım. O dönemler hem modellik hem sunuculuk hem oyunculuk yapıyordum. Aynı zamanda Yeditepe Üniversitesi İngilizce Halkla İlişkiler Bölümü’nde okuyordum. İki yılım günde iki saat uykuyla geçti. O yüzden birinden feragat etmem gerekiyordu. Sunuculuğu bıraktım. Modelliğe ve oyunculuğa bir sene daha devam ettim. Ardından 2002’de modelliği de bırakıp kendimi tamamen oyunculuğa vermek istedim. En çok yapmak istediğim şey oyunculuktu. 
Sert bir duruşunuz var. Hoşlanmadığınız durumları hep sert mi karşılarsınız? 
Özel hayata müdahaleyi evet, sert karşılarım çünkü özel. Üçüncü kişinin müdahale etmesine ailemden biri bile olsa izin vermem. 
‘Sakarya Fırat’ dizisinde rol almaya başladınız, ekibe nasıl dahil oldunuz? 
Ben diziye 114’üncü bölümde girdim. Bu sezon dizinin dördüncü sezonu. Üç sezondur çok başarılı giden bir işti. Osman Sınav’ın işi. Geçen sezonun sonunda başroldeki PKK’lı kadın karakteri öldürmüşler. Bu sezon yeni bir kadın karaktere ihtiyaçları olmuş. Ben yine bir PKK’lı olan Jiyan karakteri olarak diziye girdim.
Empati yaptınız mı? 
Benim PKK’lılarla empati yapmam mümkün değil.
Bir oyuncu olarak role hazırlık aşamasını nasıl geçirdiniz o halde? 
Benim için oynadığım kadınlar çok önemli. Jiyan da bunlara dahil. Jiyan’a çalışırkenki hazırlık sürecim biraz sancılıydı. Her kadınıma çalışırken o sancılı süreci yaşıyorum. Çünkü yaptığımız kolay değil. Kendi karakterimiz dışında başka bir karaktere bürünmemiz gerekiyor. Hiç tanımadığım bir kadınla tanışıp iyi arkadaş olup yakın olup sonra o olmak... Hazırlık sürecimde kendime göre yöntemlerim var ama söyleyemem.
Bu kadın neden dağa çıkmış, neden isyan etmiş diye hiç düşündünüz mü? 
Elbette düşündüm, düşünmesem karaktere giremem.
Empati yaptınız o halde... 
Bu kadın kimdir, yemeğini nasıl yer, nasıl yürür, bir tiki var mıdır, varsa bu tik neden olmuş... Bütün bunlara baktım. Siz o karakterin belli bir yaştan sonrasını görüyorsunuz. Ama ben o karakterin çocukluğunu, nasıl yaşamış, neler yapmış, bunlara varıncaya kadar düşünüp oturtuyorum yerlerine. Bunları yapımcı ve senaristle konuşarak karakterin hangi hale geleceğini öğrenip ardından karakterle ilgili bir zamanda yolculuk yapıyorum. Bu şekilde bir empati kuruyorum. Yoksa PKK’lılarla empati yapmam gibi bir şey olamaz.

Çok fazla Kürt kadını oynadım Jiyan’ı da çok severek oynuyorum
Rolle ilgili yanlış anlaşılma ile ilgili endişeleriniz var gibi geldi bana... 
Hayır, hiç çekincem olmadı. Bu tamamen kişisel bir tepki. Ben Türk’üm ve Türkiye ’de yaşıyorum. Bunun dışında bir şey söyleyemem. Siyasi konularla ilgili konuşmamayı tercih ediyorum. Çünkü ben söyleyeceğim sözü işimle söylediğime inanıyorum.
Siz ‘Parmaklıklar Ardında’ dizisinde de Kürt kadınını oynadınız. Şimdi de bir Kürt kadınını oynuyorsunuz. Başka benzer yönler var mı oynadığınız karakterlerde? 
Ben çok fazla Kürt kadınını oynadım zaten. Seviyorum Kürt kadınını canlandırmayı. Jiyan’ı da çok severek oynuyorum. Oynadığım tüm karakterler birbirinden farklı ama ortak özellikleri de var. Güçlü karakterleri oynamayı tercih ediyorum. Bir şey anlatan, bir derdi olan kadınları oynamayı çok seviyorum.
Diziler insanların kafalarında belli imgeler oluşturuyor. Sizce dizilerin siyasete ya da insanların siyasi görüşlerine etkisi var mı? ‘Sakarya Fırat’ sizce nasıl bir etki bırakıyor izleyicide? 
‘Sakarya Fırat’ çok güncel, bıçak sırtı bir konuyu işliyor. İnsanların acısının, hırsının olduğu ve insanların içine işleyen bir konusu var. Seyircinin bu diziden etkilenmemesi mümkün değil. Zaten ‘Kurtlar Vadisi’ndeki Çakır öldü diye ona cenaze namazı kılınan bir ülkede yaşıyoruz. Diziler toplumu çok fazla etkiliyor. 
Sizi şu ana kadar hep kötü kadın karakterlerinde izledik. Hiç bu karakterlere duyulan tepkinin size yansıdığı oldu mu?
Twitter’a ve fan sayfama çeşitli mesajlar geliyor. Özellikle ‘Doktorlar’da canlandırdığım Bilge karakterine duyulan tepki Twitter’dan bana yansımıştı. Bu tepkiler benim çok hoşuma gidiyor. Demek ki insanlar Bilge diye bir kadının dünyada yaşadığını düşünüyor. Bunu başarım olarak görüyorum.
PKK’lı bir karakteri oynuyorsunuz bu tarz tepkilerin boyutunun değişmesinden endişe etmiyor musunuz? 
Buna hazırlıklıyım. İnsanların bu karaktere vereceği tepki zaten benim verdiğim tepki. Bakalım, göreceğiz.