Pop karnavalı

M.Myers mı? Evet, bu hafta iki adet var elimizde. Üstelik ikisi de, kendisini klonlayıp az biraz değiştirerek çoğalan seri filmlerin kahramanları.
Haber: YEŞİM TABAK / Arşivi

M.Myers mı? Evet, bu hafta iki adet var elimizde. Üstelik ikisi de, kendisini klonlayıp az biraz değiştirerek çoğalan seri filmlerin kahramanları. Hazır, 'cadılar bayramı' da yaklaşmışken, Halloween serisinin öldürülemeyen, durdurulamayan 'seri cinayetçi'siyle, Michael Myers'la Halloween: Resurrection / Korku Bayramı (bkz. sayfa 11) için randevulaşabilirsiniz. Beri yanda, ajanlığı icra ederken kullandığı kod adıyla Austin Powers, yani Saturday Night Live'ın eski yıldızlarından Mike Myers var. 'Mike olan', Austin Powers serisinin üçüncü bölümünü de Michael McCullers'le (yine bir 'MM'!) birlikte yazmış ve filmi yine Jay Roach yönetmiş. Zaten karakterlerin çoğunu da, her zamanki gibi bizzat Myers canlandırdığına göre, Austin Powers: International Man of Mystery (1997) ve Austin Powers: The Spy Who Shagged Me (1999) ile tam anlamıyla aynı yumurtadan çıkma bir film var karşımızda. Dr. Evil, Mini- Me, Frau Farbissina, Number Two ve Fat Bastard gibi tanıdık tiplemeler yine ortalıkta. Yeniler de hiç fena değil: 'Blaxploitation' furyasının kraliçesi Pam Grier'ın kült filmi Foxy Brown'a ithafen yaratılmış, süper 'funky' Foxxy Cleopatra, yine Myers'ın oynadığı, Mr. Goldfinger esintili Hollandalı Goldmember ve de Austin'in uluslararası şöhrete sahip bir ajan olan babası Nigel. Foxxy'de Beyonce Knowles, Nigel Powers'da da Michael Caine, hatta bilhassa Caine, filmin cümbüşü içinde parıldıyor. Caine'i, onlarca Mini Cooper'ın bulaştığı bir soygunun filmi, 'meşhuuur' The Italian Job'dan yıllar sonra, yeniden bir Mini içinde kaçıp kovalamacaya dalarken görmek, duruma inceden bir zevk de katıyor.
"Buna gülmediniz mi?"
Birkaç tipleme yok olup yerine yenileri gelmiş olsa da, netice itibarıyla aynı yumurta işte! Bond parodisi; 60'ların, bu kez biraz da 70'lerin parodisi; sayısız filme kılavuz istemeyen atıflar; canlı renk bombardımanı; jenital bölgeler, osurma vesaireyle ilgili espriler; fiziksel komedinin uç noktası... Austin Powers in Goldmember / Avanak Ajan - Altınkuş, kendine mahsus özel bir koza da sahip. Sürpriz konuk oyuncuların şahane bir sahnesi var ki, adı üstünde sürpriz olduğundan, hangi yıldızların göründüğünü ifşa etmek yersiz.
Serinin farklı bölümlerini değerlendirmek için elimizdeki kriterler, harbiden güldüren esprilerin film süresine göre oranı ve hangi karakterleri sevdiğimizden ibaret. "Şu espriler iyiydi, bunlar da kötü," diye saymanın âlemi yok. Bu konuda en ufak bir görüş birliğine varamayız herhalde. Habire soyulmakta olan derilerini yiyen bir Hollandalı; gözalıcı büyüklükte bir ben; dev bir penis görüntüsüne mahal veren gölge oyunu; Fook Mi ile Fook Yu adlarındaki Japon ikizler; Dr. Evil suretindeki denizaltı; Austin'in "yeah baby!"leri ve diğerleri... Hangisini komik bulup bulmadığımız, hangilerini banal bulduğumuz halde gülmekten kendimizi alamadığımız, muhtemelen bizim hakkımızda çok şey söyler de, Altınkuş'un eğlendirme kapasitesi hakkında ahkam kesmek için ne kadar yeterli olur, orası belli değil. Myers ve McCullers öyle çok güldürme girişiminde bulunuyorlar ki, mutlaka bir yerinde yakalanıyorsunuz. Film, "Buna gülmediniz mi, o zaman bir de bunu deneyin," şeklinde sürüp gidiyor.
Altınkuş'taki esprilerin çoğu, önceden tahmin edilebilir kategorisinde. Yine çoğu, pek de ince işlenmemiş bir mizah anlayışının ürünü. Hatta gerçekten çok zekice kurgulandığı için falan değil, kötü fıkra tadında, sırf kütüklüğü yüzünden komik olabilen anlara da sahip. Austin'in hiper enerjisi ve pozitifliği gerçekten filmin tamamına nüfuz ettiğinden, ne tür mizahtan hoşlandığınızla ilgili yargıları bir kenara bırakıp Altınkuş'un önceki iki bölümden ve genel anlamda yaygın kültürün kırk tarafından referanslı dünyasında sadece "Gülüyorum, gülmüyorum, bu dekor hoşuma gitti vs." rahatlığında takılmak mümkün. Altınkuş seyirciyi, eğlencenin, komedinin fazla eşelemeyi gerektirmeyen, saf ve pop bir formunda gafil avlamak istiyor. Bu karnavalın oltasına gelip gelmeyeceğinize, filmin set fotoğraflarına bakarak bile karar verebilirsiniz.



AVANAK AJAN - ALTINKUŞ / AUSTIN POWERS IN GOLDMEMBER
Yönetmen: Jay Roach
Senaryo: Mike Myers, Michael McCullers
Oyuncular: Mike Myers, Beyonce Knowles, Verne Troyer, Seth Green, Michael Caine, Michael York, Robert Wagner, Mindy Sterling, Fred Savage
Süre: 94 dakika
Kötülerin kötüsü Dr. Evil, klonu Mini- Me'yle birlikte, gezegenimizi tehdit eden yeni bir plan geliştirmiş. Bulundukları süper güvenli hapishaneden kaçar kaçmaz, tatbike başlayacaklar. Yeni işbirlikçileri, Goldmember adlı altınsever bir Hollandalı. İblis üçlü, yenilmez ajan Austin Powers'ın, ajan alemindeki efsane babası Nigel'ı kaçırarak 1975'te tutsak etmiş. Kurtarma operasyonu için '75'e dönen Austin, önce eski yavuklusu Foxxy Cleopatra'yla güçlerini birleştiriyor, sonra da sırasıyla babasını ve dünyayı kurtarma operasyonuna girişiyor. Bu bölüm, ailevi meselelerden, baba-oğul ilişkilerinden de, tıpatıp değilse bile, epey 'Return of the Jedisal' biçimde nasipleniyor.