"Her romantik ilişki biraz ütopiktir"

"Bu filmde her şey bilinçliydi. Ne yapmak istediğim son derece açıktı. Pina Bausch'un Cafe Müller performansıyla başladım. (Benigno'nun filmde Alicia'ya verdiği imzalı resmi aslında o bana altı yıl önce vermişti.)

EN BİLİNÇLİ FİLMİ
"Bu filmde her şey bilinçliydi. Ne yapmak istediğim son derece açıktı. Pina Bausch'un Cafe Müller performansıyla başladım. (Benigno'nun filmde Alicia'ya verdiği imzalı resmi aslında o bana altı yıl önce vermişti.) Açılış sahnesinde, körlemecesine, uykuda gibi yürüyen kadınları görüyoruz. İşte o an izleyicilere engellerle dolu bu dünyada yürüyen gözü kapalı iki kadını anlatacağımı söylüyorum. Bu engellerin ne olduğunu bilmiyoruz, ama kadınların bunları aşmaları gerekiyor. Gösteriyi izleyen iki adam var. Yanyana oturuyorlar ama birbirlerini tanımıyorlar. Biri ağlıyor, diğeri onun niye ağladığını merak ediyor. Filmin prologu bu. Filmi, hikayeyi kapatan bir başka Pina Bausch eseriyle de bitiriyoruz. Ayrıca filmi başladığı yerde bitiriyoruz. Ve, merak edenler için, film, Annem Hakkında Her Şey'in bittiği yerde başlıyor. Bunun benim için anlamı büyük. Annem Hakkında Her Şey'in kazandığı bütün o ödüllerden ve büyük başarıdan sonra filmimi tam da daha önce bulunduğum yerde başlatmak istedim. Tüm bu başarının algılarımı değiştirmediğini göstermek istiyordum. Konuş Onunla'daki iki kadın karakteri metafor olarak sunduktan sonra, iki erkek karakteri etiyle kanıyla çıkarıyorum sahneye. Önce Benigno'yu tanıtıyorum. Yataktaki kadınla konuşan özel bir hastabakıcı olduğunu görüyoruz. Yataktaki kadın vücuduyla sıcacık bir ilişkisi olduğunu görüyoruz. Sonra Marco'yu jimnastik aletinde görüyoruz. Ağlıyor gibi görünüyor ama aslında terliyor. Seyircinin onu hemen ağlayıveren adam olarak tanımasını istedim. TV'deki korkunç talk şova göz ucuyla bakıyor. Lydia çıkar çıkmaz, Marco dikkat kesiliyor. Çekici bir kadın. Ama acı çekiyor. Marco umarsız, sorunlu kadınları seviyor. Lydia da besbelli ki yanında oturan kadınla ilgili dehşete kapılmış. Daha sonra, Marco, Lydia ve boğa güreşçisi arasındaki aşk ilişkilerini ve Benigno'nun günlük yaşamını anlatıyorum. Sonra, klinikte tanışıyorlar."
OLAY HASTANEDE GEÇER
"Hastanelerde zaman başka yerlerdekinden daha farklı geçer. Bu filmin dekoru olarak mükemmel bir yerdi hastane. Sonra, bu iki çiftin hikayesini anlatmaya girişiyorum. Hastane, zamanın farklı yerlere doğru akması için mükemmel bir yer. Bu da tam istediğim şeydi, çünkü farklı zamanlarda hareket etmeyi seviyorum. Zamanı kırıp bükmeyi, geri dönmeyi, ileri atlamayı seviyorum. Tüm bu farklı zamanların doğru dürüst biraraya gelemeyeceğinden korkuyordum ama editör çok yardımcı oldu bana. Pina Bausch gösterisi ve Küçülen Aşık filmi gibi bağımsız parçalar da vardı. Bu riski almalıydım. Film, bir üzüntü ve melankoli deklarasyonu. Anlaşılıp anlaşılmayacağını bilmiyordum. Radikal bir karar aldım."
GERALDINE CHAPLIN
"Geraldine, karaktere çok benzediği için seçildi. Ona hep hayrandım. Filmdeki karakterin ruhuna sahip. Bu karaktere çok benzeyen bir hocam vardı, onu kullanmak istedim önce. Fakat film eninde sonunda bir temsil olduğu için, gerçek oyuncuları kullanmayı hep tercih ederim. Bu kadar zayıf olan tek tanıdığım Geraldine'di. Aynı zamanda balerin de. Paris'te dans bile etmiş. Rol için mükemmeldi yani. Filmin en önemli unsurlarından biri de Geraldine bence. Onun için bir şey yazmak istiyorum. Bir anlamda birbirimizi çok iyi anladık. Ama onun kendine has bir masumiyeti var. Çok aşırı olabiliyor ve müthiş bir espri anlayışı var. O aşırılıkları olanca doğallığıyla yapıyor. Böyle insanlar çok inanılır oluyor. İsviçre'de yapacağı koreografiyi anlattığı kısmı tamamen kendi uydurdu. Veda edip çıkacağı sahneden bahsediyordum, o bana bu koreografi meselesini anlatmaya koyuldu. Çok komikti, ben de filme ekledim."
HAPİSHANE SAHNESİ
"Bir çekim yerine gittiğimde dolaşır, en iyi açıları bulmaya çalışırım hep. Hapisanede, kamerayla bakınırken, çıplak gözle görülmeyecek şeyler gördüm. Setin kendisi olabildiğince çirkin bir yerdi ama belli bir açıyı yakaladığımı düşündüm. İki şeyi çok beğendim. İkisi de bölmelerindeydi. Bu da hem bu adamın ölüme mahkum olduğu kavramını hem de sonu olmayan bir yolda oldukları izlenimini veriyordu. O anda dünyada Benigno'yu Marco kadar seven hiç kimse yok. Marco, Benigno'nun ne yaptığını biliyor ve bunun için ona kızgın ama adamın dünyada ondan başka kimsesi yok. Bunu Benigno da biliyor. Bu sanki aşki bir an. Ne kadar diyaloglar yazsanız, provalar yapsanız da bazen, daha önce hiç hissetmediğiniz duygular oluşuyor. Buna ben de çok şaşırmıştım. Hemen, yeni bir sahne yazayım, arada cam olmadan yüz yüze görüşsünler diye düşündüm. Çünkü bir insanı, kimsesi olmadığını söylerken duymak o kadar üzücü ki."
BENIGNO GAY Mİ?
"Bazı gazeteciler bana Benigno'nun gay olup olmadığını sordular. İyi de, ben yazmış olsam bile karakterlerimin her şeyini bilemem ki. Bu çok özel bir konu!
Sahiden. Annem Hakkında Her Şey'deki Manuela'nın da gay olup olmadığını sordular. Sahiden de bilmiyorum. Belki de öyledir ama ben bu "ben yazarım, ama her şeyi de bilmem mümkün değil," fikrini çok beğeniyorum. Benigno'nun karakteri, hiçbir deneyimi olmadığı için çok masum. Başka bir dünyada yaşıyor. Bu dünya gerçek dünyaya paralel ama kendi kuralları var. Cinsel yönelim bu dünyada belki de yok. Belki de herhangi bir objeye aşık olabilirdi ama yataktaki vücudu tercih etti. Ne tuhaftır ki, bunu açığa çıkaran da sessiz film oldu. Film sayesinde arzusunun farkına vardı."
NEDEN BOĞA GÜREŞİ?
"Marco'nun sorunlu kadınlara ilgisi var. Son birlikte olduğu kadın, uzun yıllar uğraştığı bir eroin bağımlısı. Marco'da derin ve açık bir yara bırakmış bu kadın. Onu ancak çok sorunlu biri çekebilirdi, ölümden daha büyük sorun da yok. Ayrıca, morgda çalışmıyorsanız eğer, ölüme boğa güreşçiliğinden daha yakın başka meslek yok. Bu karakterin kariyerinin ölümle yakından ilgili olmasını istedim. Düşünebildiğim en müthiş iş de boğa güreşçiliğiydi. Boğa güreşçisini kadın olarak seçtim, çünkü artık bu bir gerçek. Bugün bir boğa güreşçisi okuluna giderseniz, göreceksiniz ki, yirmi öğrencinin yedisi kadın. Bunun çok asil bir konsept olduğunu düşünüyorum."
ŞARKICILI SAHNE
"Marco'yu ağlatacak bir şey istedim. Bu anları bulmak kolay değil. Sizi ağlatan neredeyse büyü gibi bir şeydir. Caetano Veleso'yu ilk kez Rio de Janerio'da bu şarkıyı söylerken dinlediğimde, hüngür hüngür ağlamıştım. Güvenli bir yol seçtim ve etkisinin nasıl olacağını bildiğim bu şarkıyı kullandım. Caetano'dan en iyi performansı almak istiyordum. O da en iyi performasını benim evimde verir hep. Filmdeki ev sahibi ben değildim ama bana benzer biriydi. Ben de evimde bir parti verdiğim zaman o insanları davet ederim. Bu sekans için mükemmel figüranlardı. Hepsi dikkatle izliyorlardı Caetano'yu. Bu figüranlık işini ajanslara bıraksanız, bir tek kişinin gözündeki ilgisiz bakış, tüm bir sahneyi mahvedebilir. Oradakilerin Caetano'yu ilgiyle izleyeceğini biliyordum."



ÜTOPİK AŞK TEMASI
"Her romantik ilişkide bir parça ütopik aşk vardır. Karınızı tümüyle anlamadığınızdan eminim. Neredeyse imkansız bu. Her aşk hikayesinde bir anlaşma sorunu vardır. Ütopik aşka gelince, Benigno ve Alicia'ya bakarsak, bu ilişkinin gerçek bir ilişki olduğunu görürüz. En azından Benigno'nun kafasında gerçek bir ilişki, çünkü o kadına bakmaktan, her an onunla olmaktan son derece memnun. Söylüyor da. 'Bizim kadar iyi anlaşan fazla çift tanımıyorum,' diyor. Delice, biliyorum. Ama her durumda, bir aşk ilişkisi olması için bir tek kişinin aşık olması yeterlidir. Bir çift arasında iletişim olması için de, iletişim kuran ya da gerçekten kurmak isteyen bir kişinin olması yeterlidir. Bir çift iki kişiden oluşsa da, tek bir kişi tüm enerjisini o çift ilişkisini yürütmeye adarsa, o ilişki yürür. Tabii tüm bunlar saf romantizmle ilgili. Zor aşk hikayeleri hep ilgimi çekmiştir, buradaki de zor bir aşk hikayesi. Ayrıca sevgililerin birlikte yaşama hikayelerini hep ilginç bulmuşumdur. Sevgililerin arasındaki iletişimsizlikle de ilgilenirim. Bu hikayede de bu unsurların hepsi var. Bence sevgililerin birlikte yaşama temasının nihai anlatımı, siyam ikizleri hikayesidir."


SESSİZ FİLM: KÜÇÜLEN AŞIK
"Bir çok anlamı var o filmin. İlk bölümü komik. Sessiz filmlerin eğlenceli dünyasını yansıtıyor. İkinci yarısı ise bence duygu ve şefkat dolu. Bu şefkat neredeyse boğucu hatta. Hem gerçeği hem de Benigno için bir rüyanın son noktasını temsil ediyor. Aynı zamanda, ölümle sona eriyor. Bu sessiz filmle, klinikte olup bitenleri gizlemeye çalıştım. Mümkün olan en sinematik ve en komik şekilde hem de. Her ne kadar kendisini ben yazmış olsam da Benigno arkadaşım olmuştu. Bazen arkadaşlarınızın yaptıklarını görmek istemezsiniz. Benigno'nun klinikte ne yaptığını göstermek istemedim. Olup biteni saklamak için de o sessiz filmi koydum oraya. Ama manalı bir film elbette. Daha sonra olacakları haber veriyor. Ayrıca, sinemanın eğlendirirken bir yandan da gerçeği saklama gücünü ifade etmek istedim. Sinema hayatınızın ve yalnızlığınızın boşluklarını doldurabilir. Ayrıca, siyah beyaz bir film de yapmak istiyordum. Senaryoyu yazarken aklıma gelmedi bu hikaye. Maalesef daha önceden düşündüğüm bir hikayeydi. Bu film için talan ettim kendisini. Başını ve sonunu çıkardım. Aslında siyah beyaz ve sessiz bir film olarak duşundüğüm bir hikaye değildi. Geriye kalan kısımları bir çekmecede duruyor şimdi."