"İki sene sonra şarkı söyleyeceğim"

Her yaz, bütün kulüplerde Altan Çetin'in şarkıları Türkiye'yi dans ettiriyor. Hele üç yaz önce Bodrum'da Yok Yere nasıl patlamıştı; bütün kulüplerde İzel inliyordu. Sonraki yazlarda da temposu hiç düşmedi...
Haber: ORAY EĞİN / Arşivi

Her yaz, bütün kulüplerde Altan Çetin'in şarkıları Türkiye'yi dans ettiriyor. Hele üç yaz önce Bodrum'da Yok Yere nasıl patlamıştı; bütün kulüplerde İzel inliyordu. Sonraki yazlarda da temposu hiç düşmedi... Bu sene de Acemi Balık'ı patlattı. Altan Çetin, şimdilik ne yaptıysa tuttu...
Altan Çetin gerçek adınız mı?
Gerçek adım tabii canım.
Peki Çetin Altan'ın ansiklopedik versiyonu gibi durmuyor mu?
Bu şans bir kere. Biz üç kardeşiz. Altan, Adnan ve Ayten Çetin. Özellikle Çetin Altan'a uyarlansın diye yapılmış bir şey değil yani. Soyadımız Çetin. Ama doğuştan ünlü olacağı belliymiş gibi değil mi?
Hiç ortaya çıkmıyorsunuz, isim de böyle. Sanki gizemli bir hava var, siz gerçekte yokmuşsunuz...
O gizemli havayı yakalamak için böyle bir çaba sarf ediyorum. Görünmeme, konuşmama, fazla göz önünde olmama... Çünkü öbür türlü Türkiye'de çok basit. Bir - iki şarkısı olan beste fabrikatörü olarak çıkıyor ortaya. Ve gelip benden şarkı istiyorlar. Ben de "Fabrikayı su mu bastı!" diyorum.
"Bende pop piyasası yok"
Eve kapanıp sürekli hit mi yaratıyorsunuz?
Hiç öyle bir tarzım yok, özellikle eve kapanma gibi bir tribim de yok. Çalışma hayatımla ev hayatım arasındaki uçurumu olabildiğince azaltmak istiyorum. Stüdyoya da çok güzel bir bahçe yaptım kendime; orada oturalım, mangal yapalım... 24 saat çalışıyormuş havası yakalıyorum. Bazen uyurken uyanıp çalışıyorum.
Havada fikir arıyor musunuz?
Son bir-iki senedir hiç öyle bir şey olmadı. Genellikle çalışmaya başladığım andan itibaren yakalamaya başladım. Gezerken aklıma Telafi gibi bir söz gelmedi mesela. Ya da dolaşırken Bebek'in sözleri aklıma gelmedi... Bir hikâye yaratmaya çalışıyorum. Dikkat edersen şarkılarımda anlamsız bölümler yoktur. Bir şiir gibi de açıp okuyabilirsin. Yine bir anlam kazanır.
Mühendis gibi her santimetreyi hesaplayarak mı yazıyorsunuz?
Matematiksel çok fazla dikkat ediyorum. Ne kadar az hata yaparsam tutmama ihtimali o kadar azalıyor.
'Pop piyasası' diye bir laf var ya...
Yok, bende pop piyasası yok. Ben zaten şarkı söyleyerek başladım bu işe. 85'ten itibaren beş-altı sene falan şarkı söyledim. Barlarda şarkı söylerken hiç beste yapayım diye bir şey aklıma gelmedi. Fakat sonra şarkı söylerken çok zorlanmaya başladım; gece hayatı, müşteriyi eğlendirmek, istek şarkılar...
Yoksa Regatta şarkıcısı mıydınız?
Yok Regatta değil, Anadolu yakasında Pyramid'ler falan... Caddebostan, Fenerbahçe... Ondan evvel de piyanist şantörlük dönemim var, Tarabya civarlarında... Bestecilik aklıma geldi ama çok zor görünüyordu. İnzivaya çekilmem gerekiyordu, kaldırabilir miyim diye düşündüm. Maddi açıdan çok sıkıntı çekecektim çünkü... Zaten çektim de. İlk beste vermeye başladığım zaman karşıya geçecek motor param vardı sadece. Levent'ten Beşiktaş'a yağmurlu havada yürüdüğümü biliyorum. 96 senesinde, düşün...
Uğruna yürünen beste neydi?
Sibel Can'a dinletmiştim. İzel'e verdim, Seni Yine Sevemem diye. Sibel Can almamıştı, sonra dinleyince kasetten, kafasını duvarlara çok vurdu.
Beste yapmaya karar verdiğinizde Mustafa Sandal, Ercan Saatçi falan piyasaya egemendi.
Zaten onların şarkısını söylüyorduk sahnede de... Ben hep en iyisini olmak istiyorum. Öyle garip bir huyum var, belki kötü ve çok fazla megalomanca görünüyor ama herkes en iyi olmak isterse kalite yükselecek. O megalomanlık hep vardı bende. Hep en iyi olacağım, en iyi olacağım...
"Hep eğlence üstüne kurulu"
Sizin şarkılarınız Bodrum'da tuttu mu tutuyor...
Kalkıp da Bodrum'da tutsun diye özel bir şey yapmıyorum. Ama diyelim yazın çıkıyorsa albüm, en azından aranjesiyle ve sözleriyle de eğlendirebilecek, kasvet vermeyecek, insanlara öç aldığını hissettirebilecek, ezilse bile bunun devam etmeyeceğini... Hep eğlence üstüne kurulu. Aşk bitmiş de olsa hep eğlence vardır benim şarkılarımda. O da tam Bodrum dizaynı yerlerde olabilecek. İçip içip bağıra bağıra sabaha kadar şarkıyı söyleyecekler.
Sibel Can'a verdiğiniz şarkıda da "Gidene boşver, gelene hoşgeldin de" diyorsunuz. Hayatınızda da böyle misiniz?
Yok değil. Alakası yok. Hep kendi yaşadıklarımı yazsam sekiz şarkı anlatırım. Geride milyonlarca insan var. Dile getirilmesi gereken başka şeyler de olabilir. Yaşamış gibi başka insan yerine koyuyorum kendimi... 28 tane şarkıyı üç komple albümde yaptım, başka yapan varsa çıksın ortaya. Bu konuda tekim Türkiye'de.
Toplamda ne kadar beste oldu?
Hiç saymadım da 70-75 tane falandır.
Kaç tanesi ıskalamıştır?
Iskalamıştır derken, benim yüzümden ıskalamamışsa çok fazla ilgilendirmiyor. Benim yüzümden olsa üzülürüm. İzel'e 10 tane şarkı yapmışım albümünde, sadece Yok Yere hatırlanıyor... Ben de artık bir kişiye 10 tane şarkı vermekten vazgeçtim, ayrı ayrı insanlara vereceğim.
Sizin Sibel Can'lı, beste var mı yok mu diye arayan insanlarla dolu bir çevreniz mi var?
Yok değildir öyle. Sadece besteyi dinleteceğim zaman insanları çağırırım. Genellikle benden beste istemezler; yani isterler de, hep istedikleri için özel olarak aramazlar. Bazen beste yapıyorum, kime vereyim bunu diye düşünüyorum. Telefon açıp veriyorum birini, bazen de söyletecek kişi bulamıyorum.
Mustafa Sandal'ın son albümü esnasında stüdyoya girip anında bir-iki dize söz yazmışsınız. Anında üretme kabiliyetiniz de mi var?
Çok fazla çalışmanın verdiği o pratiklik... Bazen çok zor zannettiğin bir cümle ağzından dökülüveriyor. Bir anda yazmadık ama... Oturup üç-dört saat uğraştık. Benim üç-dört saat uğraştığımı, bir başkası belki üç-dört günde yapardı. Göründüğü kadar şipşak değil ama başkalarından daha hızlı.
"İbrahim Tatlıses'le çalışacağız"
Hem arabesk hem pop üretiyorsunuz. Bir çatışma doğmuyor mu?
Ben çocukken Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur, Orhan Gencebay, zamanında yabancı dergilerden Nena'ları, Simon&Garfunkel'ları dinlerdim. Bir taraftan da yerlileri. Her şeyi dinlerdim, başka bir şey yoktu. Böyle bir şeyi harmanlayabiliyorsan, işte de çok rahat yapabilirsin. Şimdi de büyük ihtimalle İbrahim Tatlıses'le çalışacağız, göreceksiniz.
Nerede büyüdünüz?
Salacak'ta. Kız Kulesi'nin olduğu yerde takılırdık... Ben çok güzel halk müziği söylerim, çok güzel sanat müziği söylerim, oturur piyanoda Elton John gibi takılırım. Çocukken de Stevie Wonder gibi Part Time Lover'ı söylerdim. Kapat gözlerini, Stevie Wonder zannedersin.
Bir dükkânınız olsa kapısına 'Her tarza uygun beste verilir' yazılabilir o zaman...
Evet yazılır, itinayla... (Gülüyor)
Siz beste fabrikatörü müsünüz?
Çok uyuz oluyorum o lafa. Bir kere fabrikatör kelime olarak çok cazip değil. İşadamı OK ama fabrikatör, fabrika mı yapıyor?
Beste işçisi misiniz?
İşçiyim tabii. Fabrikatörlük o yüzden beni rahatsız ediyor. Sanki birileri çalışıyor da, onların ürettiğinin sahibi benim, o yüzden fabrikatörlüğe kızıyorum.
"Tek idolüm Sezen"
Bu kadar beste yapmışsınız, tutmuş, bir gün miadınızın dolacağından korkmuyor musunuz?
Hiç öyle bir korkum yok. Piyasadaki çoğu adamın vardır ama benim yok. Bir gün mesela Sezen Aksu'nun bittiğini düşünür müsün? Ben düşünemem. Sezen... O acayip bir insandır benim için. Tek idolüm odur.
Şarkıcılara Sezen Aksu gibi davranır mısınız peki, mesela Gülben Ergen'e bile gidip "Tam senin sesine uygun," der misiniz?
Çalışmak zorunda kaldığım insanlar oluyor, onlara da "Tam senin sesine göre," yapmam. Çalışırım, bitiririm işi.
Peki siz şarkı söyleyecek misiniz?
Benim hep içimde var. Popülerlik kafamda problem olmazsa... Zaman içinde de arka planda kalamıyorsun zaten. Belki üç sene, dört sene, belki de iki sene sonra söylerim. Bu konuda da çok iddialıyım, kesinlikle çok iddialıyım yani...
Ses var mı?
Var, var... İzel'in albümünde birlikte söylediğimiz bir şarkı var. Boşver, diye bir parçanın başında küçük bir şarkı söyledim. Ya da sorabilirsiniz sesimi... Eskiden de çıkıp şarkı söyleyebilirdim ama önce bestecilikte en iyi olmak istiyordum.
Neler söyleyeceksiniz?
Ne istersem onu. Halk müziği olabilir, club tarzında acayip DJ şarkısı olabilir. Çok da popüler olsun havasında olmayacak, sadece dinlenecek ama hepsi de popüler olacak yani.
Çalıştığı sanatçılar hakkında ne diyor?

  • İZEL
    "Rahat çalışıyorum. Benimle ilgili problemli değildir, ben onun tarzını bildiğim için... İş bittikten sonra ama iş biter, dostluk biter. Öküz öldü mü ortaklık biter."
  • EMRAH
    "Eski tarzından dolayı içinde kalan bir 'rrr' vardır onda, daha ben düzelte düzelte o şekle geldi. Çalıştığım en rahat insanlardan biri."
  • SİBEL CAN
    "Mükemmel ötesi. Ses olarak piyasada tuttuğum tek kişi diyebilirim. Çok beğenirim."
  • İBRAHİM TATLISES
    "Ondan da çekinmiyorum. Herkes işini yapacak sonuçta. Doktora gittiğin zaman doktordan çekinir misin?"
    Hit şarkıların öyküsü
  • YOK YERE - İZEL
    "Son bölümü başkaydı bu şarkının. Çok uğraştırdı. Altı ay, bir sene uğraştım. Önce Deniz Seki'ye verdim. O da A1 arıyordu, dedim 'Al bu şarkıyı, bu şarkı patlar.' Bir hafta geçti, on gün geçti, bir ay geçti, beni salladılar. Ben de geri aldım, İzel'e verdim. İzel de uçtu zaten."
  • YALANIN BATSIN - HANDE YENER
    "Hande'yi tanıdıktan sonra yaptım, ilk beğenmedim o şarkıyı. Hande yalvardı, "Ne olur işte, uğraş üstüne," diye. Sonra yazdım, bitirdim, hoşuma gitti. Anlık çıkan şarkılardandır."
  • BEBEK - İZEL
    "İzel'le uzun bir dönem çalışmadık. Son albümünden evvel de Süha (Yavuz) bizi barıştırdı. O anda Bebek elimde vardı. Hatta Sibel Can falan düşünüyordum. Hatta bir gün beni yolda gördü, "Ne harika şarkı," falan dedi. Çok iç çekti."
  • TIRLAMIŞIM - EMRAH
    "İlkten Arapça söyler gibi yaptım. Bazı şarkılara yabancı başladım. Arapça bilmiyorum da telaffuzum çok iyidir, konuştuğum zaman ciddi Arap gibi zannedersin."
  • BENCE TALİH - SİBEL CAN
    "Bazen oturur beste yapmış olmak için yaparım, rafta tutarım. O da öyle şarkılarımdan bir tanesiydi. Onu hep Sibel Can diye düşünüyordum ama önce Serdar Ortaç'a satmıştım şarkıyı. Sonra aramızda problem oldu."
  • ACEMİ BALIK - OF AMAN NALAN
    "Bütün albümü bitmişti, Nalan için özel yaptım o şarkıyı. Çıkış yapacak, A1 şarkısı arıyordu. Bana geldiler, bir hafta-on gün süre verdiler. 'Yapamam' dedim, on beş gün geçti yapamadım, en son bir 24 saat komple çalıştım, bitirdim... Balığın acemisi olmaz mı, oltaya takılan balık acemidir. Bazıları gelir alır yemi, giderler."