Rahatlamanın 'trendy' hali

Madredeus dünyanın dört bir yanında hayranları olan, Portekiz'in çıkardığı belki de en ünlü isimlerden.
Haber: MEHMET TEZ / Arşivi

Madredeus dünyanın dört bir yanında hayranları olan, Portekiz'in çıkardığı belki de en ünlü isimlerden. Yerel bir müziğin bu kadar sevilmesinin nedenini eşsiz benzersiz bir sound yakalamalarına bağlayan grup üyeleri, Electronico projesinin kendileri için yeni albüme ilham kaynağı olabilecek fikirler içerdiğini düşünüyor. Tanınmış elektronik müzik ve chill out prodüktörlerinin katkısıyla gerçekleşen Electronico, EMI etiketiyle geçenlerde yayımlandı. Klavyeci Carlos Maria Trindade'ye albümü ve Madredeus müziğini sorduk...
Kuzey-Güney, Doğu-Batı; tüm kültürlerin dışında ve kesişme noktasında yer alan bir ülkedensiniz. Nasıl yansıyor müziğe tüm bunlar?
Tüm bu etkiler ve özellikler kültürümüzü yüzyıllar boyunca zenginleştirdi. Keltler, Araplar, Vizigotlar, Romalılar, İberikler, Fenikeliler; herkes burada, Uzakbatı Avrupa'da yaşadı. Neredeyse tamamı kültürümüzde önemli izler bıraktı. Bunu yemeklerden, insanların yüzünden, günlük alışkanlıklarından bile anlayabilirsin müzikten önce...
World music (dünya müziği) kavramına inanıyor musunuz? Böyle mi tanımlamak lazım müziğinizi?
World music dinleyici ve müzik üreticileri açısından bakıldığında sadece bir sınıflandırma. Yani müzik mağazasına girdiğinde hangi başlık altında ne bulacağına ilişkin bir bilgi aslında. Bir tarz ya da stili anlatmıyor. Biz de Madredeus olarak genellikle world ya da etnik diye sınıflandırılıyoruz.
Electronico albümünün çıkış noktası neydi?
Proje tamamıyla EMI tarafından bize sunuldu. Bu kariyerimiz açısından ilginç bir aşama, çok büyük bir çeşit paralel proje de diyebiliriz. Bize faydası olacağını düşündüğümüzden kabul ettik.
Yeni prodüktörlerle acustico, classico gibi diziyi devam ettirmeyi düşünüyor musunuz?
Şu anda böyle bir proje yok. Zamanla neden olmasın...
Albümünüz bir chill out albümü olmuş. Nedir sizce chill out? Geçici bir heves ya da moda gibi bir şey mi?
Kavram kendi başına geçici olabilir. Ama insanları belli bir rahatlama ve gevşeme haline sokan müzikler çağlar boyu farklı formatlarda var olmuştur. Chill out, müzikle rahatlamanın trendy hali. Tabii başka estetik uzantıları da olabilir.
Siz yerel müzik yapan bir grupsunuz ama tüm dünyada hayranlarınız var. Nedir sırrınız?
Söyleyeyim. Çok çalışma, 15 yıllık emek ve yatırım, artı projenin orijinalliği.
Papa onları izledi
Önceki albüm ile ilgili verdiğiniz bir röportajda tarzınız için 'eşsiz' ifadesini kullanmışsınız...
Müziğimiz etkileşimler bütünü. Popüler müzik, fado, folk ve bazen de klasik. Hepsi Portekizce ve tek bir vokal tarafından seslendiriliyor. Yani Teresa tarafından. Tabii grubumuz da bence çok özel bir kadrodan
oluşuyor. İki akustik gitarımız, bas, gitar ve klavyeler var. Buna besteleri ve düzenlemeleri de eklerseniz gerçekten de eşi benzeri olmayan bir müzik çıkıyor ortaya.
Vatikan'daki konserinizi Papa da izlemişti. Nasıl hissettiniz kendinizi? Dindar biri misiniz?
Bu benim için grup adına yanıtlayamayacağım kadar özel bir soru. Ama gerçek şu ki biz Papa'nın hem fiziksel hem de spiritüel varlığını, aura'sını konserde hissettik. Hem insan olarak hem Katolik Kilisesi'nin lideri olarak.
Craig Armstrong, Telepopmusik, Buscemi, Afterlife, Lux... Genç ya da tecrübeli tüm bu ünlü prodüktörler bugünün elektronik müziğinde önemli bir yere sahip. Proje nasıl şekillendi? Onlarla çalışmaya nasıl karar verdiniz?
Aslına bakarsanız biz kayıtlar sırasında onlarla yüz yüze gelmedik hiç. Bizim diskografimizden istedikleri parçayı seçip yaratıcılıklarını konuşturdular.
'Aman Allah ne yapmışlar bu şarkıya?' dediğiniz olmadı mı? Hiç müdahale etmediniz mi?
Hepimiz yapılan işi beğendik. Projeye hiç karışmadık, sadece OK verme noktasında değerlendirme hakkımızı kullandık.
Konserlerinizde de electronico olmayı düşünüyor musunuz?
Albümdeki gibi bir sound'la imkânsız herhalde. Bu projenin bir sonraki albümümüzü etkilemesini pek beklemiyorum açıkçası. Ama ne olacağını asla bilemeyiz hayatta. Aslına bakarsanız biz baştan beri vokal ve gitar sound'u itibarıyla elektronik müziğe çok da uzak değiliz.