R&B tadında Fransız öpücüğü

R&B tadında Fransız öpücüğü
R&B tadında Fransız öpücüğü
Modern zamanların 'aşk adamları' Beacon'ın kıymetli sound'unun bileşenleri synth-pop, elektronika ve R&B...
Haber: CHRISTOPHER ÇOLAK / Arşivi

İlk dinlediğimde fark edememişim. İkinci seferde ise oda karanlık , yanımda değer verdiğim, özel birisi vardı. Muhakkak etkisi olmuştur ama Beacon’un müziği başka bir şey. ‘The Ways We Seperate’ bu yıl dinlediğim en iyi albümlerden biri. Modern zamanların aşk şarkıları. Üstelik müthiş bir kontrastla, ‘Killing Me Softly’ tadında damardan veriliyorlar.
Thomas Mullarney III ve Jacob Gossett’in minimalist projesi Beacon, ipeksi yumuşaklıktaki synth pop melodilerini, elektronika ve geleneksel R&B enstrümantasyonuyla yoğuruyor. Yoğurmak değil aslında yaptıkları; sevgiliye slow motion verilen ıslak ve tuzlu bir ‘Fransız öpücüğü’ bu.
Mullarney’in ‘garip’ sesi üzerinde bıçak kadar keskin sözler de var: “Senin için ne yapmam ki, kendimi ikiye ayırır, iki parçaya bölerim... ” diyor. Ortaya çıkan kıymetli ‘sound’, ruhunuzu okşarken, kalbinizde, içinizde bir yerleri de harekete geçiriyor. Kapanmış yaraları sızlatıyor belki ya da anıları canlandırıyor. Garip hissettiriyor...
Eski R&B parçaları sample’layarak başladıkları yolda, müzikal konseptlerini her yeni parçada güçlendiren Beacon, yine aşk, arzu, şehvet ve pişmanlık temalı parçalarla kotardığı debut’sü ‘The Ways We Separate’ta, ‘sound’unu çok yukarılara taşıyor ve müthiş bir işe imza atıyor.
Beacon dinlerken her seferinde aklıma Sade geliyor. 80’lerde Sade’nin yaptığını artık Beacon yapıyor: Downtempo elektronika’nın R&B enstrümantasyonla harika flörtünden doğan minimalist synth-pop melodileri. Damardan aşk.


    ETİKETLER:

    aşk

    ,

    Modern

    ,

    Sözler

    ,

    Karanlık