'Restorasyon şiire benzer'

Cahide Tamer Türkiye'nin ilk kadın mimarlarından: Tamer'in arşivindeki fotoğraflardan derlenen sergi, internetteki www.mimarlikmuzesi.org sitesinde meraklılarıyla buluşuyor.

Cahide Tamer Türkiye'nin ilk kadın mimarlarından: Tamer'in arşivindeki fotoğraflardan derlenen sergi, internetteki www.mimarlikmuzesi.org sitesinde meraklılarıyla buluşuyor. 'Kubbelerde Yüksek Ökçeler' adlı sergi, Cahide Tamer'in yaşamının yanı sıra, Cumhuriyet'in kuruluşunun ardından bir anda hız kazanan restorasyon çalışmalarını yansıtıyor.
Yedikule, Rumelihisarı, İstanbul'daki Bizans anıtları ve Ayasofya gibi önemli yapıtların restorasyon çalışmalarında yer alan restoratör mimar Tamer, 1915 doğumlu.
Mimar olma hikâyesi ise oldukça ilginç. Çocuk yaşlarda evlenen mimar, bir sene sonra eşinden ayrılınca iş aramaya başladı. Fakat, orta okul mezunu olmasından dolayı hiçbir işe kabul edilmedi. Evde yağlı boya resim yapmaya başladı. Bu dönemde, Akademi'nin Resim Bölümü'nün Dahiliye Müdürü Bedri Bey'in Cahide Tamer'deki yeteneği keşfetmesiyle, Tamer, Akademi'ye adım attı. İbrahim Çallı'nın ve Namık İsmail'in atölyelerinde resim eğitimine devam ederken, süsleme sanatlarında da dersler almaya başladı. Cahide Tamer, önce dışarıdan liseyi bitirdi, ardından da Akademi'nin Mimarlık Bölümü'ne başvurdu. Sınavda 'Sanat nedir?' konulu kompozisyonuyla Ahmet Hamdi Tanpınar'dan tebrik alan Tamer, Mimarlık Bölümü'nden mezun olduktan sonra Ayasofya, Arkeoloji ve Topkapı Sarayı Müzesi'nde çalıştı, Rumelihisar'ının onarımı ile adını duyurdu.
Rumelihisarı'nın restorasyonunu Selma Emler, Mualla Eyüboğlu Anhegger ve Cahide Tamer yaptığından, proje o zamanlar üç Cumhuriyet kızının projesi olarak anıldı. Restorasyonu şiir yazmaya benzeten Tamer, tarihi eserleri korumaya yönelik mevzuatının yeni oluştuğu ve restorasyon tekniklerinin bugüne oranla çok daha zayıf olduğu o yıllarda, Rumelihisarı'ndaki çalışmasının ardından Yedikule'yi de restore etti.