Robot uzmanından insancıl öğütler

Robot uzmanından insancıl öğütler
Robot uzmanından insancıl öğütler
Yaşlı ve felçli insanlar için 'robot elbise' geliştiren Prof. Sankai genç araştırmaların hayal etmesini, tutkulu olmasını ve insanları düşünmelerini istedi



İSTANBUL - Yaşlı insanlara ve felçli hastalara yönelik geliştirilen ve beyin sinyallerini inceleyerek kullanıcısının hareketlerini tahmin eden "robot elbise", kullanıcılarına hareket olanağı sağlıyor.
"Robot elbise"nin yaratıcısı olan ve çocukluğunda okuduğu Isaac Asimov’un "I Robot" kitabının ardından robotik alanında bilim adamı olmaya karar veren Tsukuba Üniversitesi’nden Prof. Yoshiyuki Sankai, 5. Dünya Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kongresi’nde,  soruları yanıtladı.
Makine, bilgisayar, elektronik mühendisliğinin ortak çalışma alanı robotik bölümünde bulunduğunu kaydeden Sankai, teknolojinin insanlara fayda sağlaması gerektiğine inandığını belirterek, bu nedenle temel teknolojiyi insanların faydasına yönelik olarak geliştirdiğini vurguladı.
Sankai, yaşlandıkça insanların fonksiyonlarında azalma görüldüğünü, kendisinin fonksiyon kısıtlarını azaltmayı desteklemek amacıyla bu teknolojiyi geliştirmeye çalıştığını anlattı.
Gençliğinde tıp ve mühendislik alanında doktora yapmak istediğini ifade eden Sankai, bunun için uzun zamana ihtiyaç duyulması nedeniyle hocasının "Mühendislik alanında doktora yapıp, yeteneklerini tıpla birleştirmeyi önerdiğini" aktardı. Sankai, "Bu durumdan memnunum. Eğer tıpta bir alana yönelseydim, vücudun belli bir bölümüyle ilgilenmek durumunda kalacaktım. Ama şimdi bütün vücuda hitap edebilirim" diye konuştu.


"BEYNİN SINIRLARI YOK AMA..."


Yoshiyuki Sankai, "robot elbise"nin gelişimine ilişkin bilgi verirken, 1995’te hayvanlar üzerinde çalışmalara başladıklarını, 1997’de ilk prototip olan HAL1’i, daha sonra sırasıyla HAL2, HAL3, HAL4 ve HAL5’i geliştirdiklerini ve elbisenin ticari modellerinde HAL5 teknolojisinin kurulu olduğunu anlattı. Bunu yaşlılar üzerinde denediklerini ifade eden Sankai, şöyle devam etti:
"Hasta ayağa kalkmak istediği zaman beyinden gelen bir takım uyarılar var, hücreler arası etkileşimler meydana geliyor. Bu hücreler arası etkileşimleri algılayan robot da hastanın ayağa kalkma isteğini algılayıp ayağa kaldırıyor. Burada hastanın isteği de çok önemli. Hasta ayağa kalkmaya niyet etmezse robot ona tam olarak destek olamıyor. Hasta tam isteği vermezse, hareket yarıda kalıyor ve tekrar geriye oturabiliyor." Sankai, halihazırda HAL6’yı geliştirdiklerini, amaçlarının, insanların bu sistemle "hoplayıp, zıplayabilmesi", "koşabilmesi" olduğunu bildirerek, bu nedenle, metallerden yumuşak maddelere geçmeyi düşündüklerini söyledi.
"Beynin sınırları yok, ama gerçek yaşamın sınırları var" ifadesini dile getiren Sankai, şu anda modelde istedikleri düzeyi elde ettiklerini, ancak bunun daha da geliştirilebileceğini vurguladı.


ASKERİ AMAÇLI KULLANIMA RET

Prof. Sankai, konuya ilişkin diğer gelişmelere değinirken, pilin kendileri için önemli enerji kaynağı olduğunu belirterek, "Pille kullanılan alet çalıştırabilmek için pillerin kullanımının güvenliğinden emin olmamız ve hastaya da bu konuda güven sağlamamız gerekiyor. Pil konusunda ileri çalışmalar yapılabilir" diye konuştu.
Çalışmanın başından bu yana bazı ülkelerden "robot elbise"yi askeri amaçla kullanmak teklif aldığını, ancak bunları reddettiğini anlatan Sankai, insanları sevdiğini ve bu teknolojinin genelde insanlar ve özelde engelliler için kullanılması gerektiğine inandığını ifade etti.


GENÇ ARAŞTIRMACILAR İÇİN 3 ÖNEMLİ UNSUR

Prof. Sankai, bazı kusursuz araştırmacıların sadece tek taraflı inovasyon yaptığına dikkati çekerek, kendisinin yeni kuşak endüstriyi ve insan kaynağını eğitmek yönünde çalıştığını, yetenek ve insanın çok önemli olduğuna inandığını söyledi. Genç araştırmacılar için 3 önemli unsuru, "hayal etmek", "tutku" ve "diğer insanları düşünmek" şeklinde sıralayan Sankai, şu görüşleri dile getirdi:
"Araştırmacıların çoğu hayale ve güçlü tutkuya sahip. Ancak üçüncü unsur, geleceği kurmak için çok önemli. Bazı zeki ve tutkulu genç araştırmacılar, nükleer bomba geliştirme çalışmalarına katılıyor. Belki üçüncü unsura da sahip olsalar bu çalışmalara katılmazlardı."(aa)