Rock'n roll ruhunuzu yer

Rock'n roll ruhunuzu yer
Rock'n roll ruhunuzu yer
Nick Cave & The Bad Seeds, yine beklentileri tersine çevirerek ağır ve oturaklı bir albüm ve rock'n roll'un ruhunda arta bıraktıklarıyla çıkageldi. 'Push the Sky Away'da müzikal hareketliliğin yansıması sözlerde de mevcut.
Haber: SEDA NİĞBOLU / Arşivi

Nick Cave’in The Bad Seeds ile hem kişisel hem müzikal anlamda derin hikâyesi başından bu yana düz bir çizgiyi takip etmeyip çok yönlü bir müzik adamı ve hikâye anlatıcısının farklı kişilikler, coğrafyalar ve projeler arasındaki gelgitlerinden etkilendi. Her yeni albümle evrilecekleri yeri beklemenin heyecanının 15 albüm ve neredeyse 30 seneden sonra bile bir an olsun dinmemesinin nedeni de bu. Cave’in The Bad Seeds ile yaptığı son albümü ‘Dig Lazarus Dig!!!’ de Grinderman projesiyle çıkardığı iki albüm de cinsel enerjileri, testosteron fazlası ve cayırtılı gitarlarıyla durulmalarının en beklenebileceği dönemde ‘The Birthday Party’nin hamlığına en fazla yaklaştıkları anlardı.
Ama Cave’in geçenlerde yeni albüm turnesi kapsamında Berlin’de verdiği konserde söylediği gibi: “Bu rock’n roll ve ruhunuzu yer”. Ve beklentileri yine tersine çevirerek yeniden ağır ve oturaklı bir albüm ve rock’n roll’un ruhunda arta bıraktıklarıyla çıkageldi. Arta kalanlar diyoruz, çünkü oturaklılık bu sefer ne upuzun piyano başı aşk öyküleri ne de (pasif) agresif cinayet baladları haline bürünmüş. Hem son dönem enerjisinin yatışmışlığı var albümde hem de John Hillcoat filmlerine Warren Ellis’le yaptığı müziklerin, hatta filmlerin yüreğe çöreklenen vahşi doğa kanunları hikâyelerinin kalıntıları.
Muhteşem ‘Push the sky away’le finale varıldığındaysa parçanın ismine sadakatle neredeyse ambient’ın sınırlarına dayanıyor Cave ve ekibi. Müzikal hareketliliğin yansıması sözlerde de mevcut. Yürek kanırtan edebi hikâyeler yerini Cave’in internette gezinirken karşısına çıkan bilgi parçacıklarına ve Hannah Montana’yla Miley Cyrus dahil popüler kültür kırıntılarına bırakmış. Tabii ki rastgele ve çıplak halleriyle değil, Nick Cave’in zihninden süzülerek. Cave aynı konserde “Jubilee Street’i duydunuz mu, daha çıkmadı ama şimdiden bir klasik” derken kastettiği bir şakadan ibaret değil. ‘Push the Sky Away’in hemen her parçası doruklarda geziniyor ve çıkış single’ları başta olmak üzere hemen hepsi klasik olma potansiyeline sahip.