Romanın gizli ustasına veda

Romanın gizli ustasına veda
Romanın gizli ustasına veda
Türkiye'deki roman kültürünün başmimarlarından biri kabul edilen 'Üç Yirmidört Saat', 'Deli Aşk' ve 'Üç Kadının Romanı'nın yazarı Peride Celal, 97 yaşında hayata veda etti.

Türkiye edebiyatının usta kalemlerinden Peride Celal, 97 yaşında hayata veda etti. Roman ve öykülerinde İstanbul ’un aydın ve zengin kesimini çözümleyici, zengin bir gözlem gücüyle, gerçekçi, yalın ve yer yer hüzünlü bir dille anlatan Peride Celal, 1916 yılında İstanbul’da doğdu. Saint Pulchérie Fransız Okulu’nda okudu. Bir süre İsviçre’de Bern’de Basın Ataşeliği’nde çalıştı. Yazı hayatına Yedi Gün dergisinde yayımladığı öyküsüyle başladı (1935), bunu Son Posta, Cumhuriyet, Tan, Milliyet gazetelerindeki öykü, röportaj ve romanları izledi.
Yazı hayatının ilk 15 yılında aşk ve serüven romanlarıyla tanındı. Bu romanlar arasında ‘Sönen Alev’ (1938), ‘Yaz Yağmuru’ (1940), ‘Ana Kız’ (1941), ‘Kızıl Vazo’ (1941), ‘Ben Vurmadım’ (1942), ‘Atmaca’ (1944), ‘Aşkın Doğuşu’ (1944), ‘Yıldız Tepe’ (1945), ‘Dar Yol’ (1949) vardır.
Daha sonra Peride Celal’in yazarlığında büyük bir dönüşüm gerçekleşti. Bu yeni dönemde daha gerçekçi, daha toplumsal bir bakışla yazdı: ‘Üç Kadının Romanı’ (1954), ‘Kırkıncı Oda’ (1958), ‘Gecenin Ucunda’ (1963), ‘Güz Şarkısı’ (1966), ‘Evli Bir Kadının Günlüğünden’ (1971), ‘Üç Yirmi Dört Saat’ (1971), ‘Jaguar (1978), ‘Bir Hanımefendinin Ölümü’ (1981), ‘Pay Davası’ (1985), ‘Üç Kadın’ (1987), ‘Kurtlar’ (1991), ‘Mektup’ (1994), ‘Melahat Hanım’ın Düzenli Yaşamı’ (1999), ‘Deli Aşk’ (2002).
Peride Celal, ‘Üç Yirmi Dört Saat’ adlı romanıyla 1977 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü, ‘Kurtlar’ romanıyla da 1991 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazandı. 1996’da Selim İleri’nin hazırladığı ve 19 yazarın katıldığı ‘Peride Celal’e Armağan’ adlı kitap yayımlandı.
Cumartesi günü öldüğü belirtilen Peride Celal’in ne zaman ve nerede defnedileceği bilgisi ailesi tarafından basınla paylaşılmadı. 

Roman kültürümüzün başmimarlarından biridir 

Ahmet Cemal: Peride Celal deyince, anılarda yıllar öncesine uzanan bir yolculuğa çıkıyorum. Evinde, Vedat Günyol ve Selim İleri ile birlikte bir akşam yemeği... Yemek ve sonrası boyunca Peride Celal-Vedat Günyol dostluğu gibi olağanüstü bir sevgi ilişkisine tanıklık etmenin mutluluğu... Elbet kadim dostum Selim İleri sayesinde. Beni Peride Celal ile o tanıştırmıştı. Peride Celal, Türkiye’de roman kültürü diye bir kültür varsa eğer, onun başmimarlarındandır. Ve bu gerçek hiç değişmeyecek. Özellikle günümüzde, yani son derece zengin dilimizin kullanımdaki özensizlik ve bilgisizlik nedeniyle gittikçe daha çok erozyona uğradığı bir dönemde, genç kuşakların Peride Celal gibi bir dil ustasından alacakları çok önemli dersler bulunduğuna inanıyorum ve anısı önünde saygıyla eğiliyorum. 

O her zaman ‘günümüz romancısı’ oldu 

Zeki Coşkun: İmzasını taşıyan ilk ve son yapıtların tarihleri, 65 yılı bulan bir yazı serüvenini gösteriyor: 1935–2000! Sadece ‘takvim’ üzerinden okunamayacak bir süre, süreç bu. Bana kalırsa, dönemsel nitelikleriyle birkaç yüzyılı içinde barındıran bir serüveni temsil ediyor Peride Celal. Klasik bakış açısı, onun yazarlığını ‘Üç Yirmidört Saat’ öncesi ve sonrası olarak iki evreye ayırır. Buna göre ilk dönem ‘edebiyat-dışı’, ucuz aşk-macera anlatılarıdır. Sonrasındaysa ‘sanatsal nitelik’ öne çıkmış ve yetkin ürünler vermiştir... Ben bu yaklaşıma hiçbir zaman katılmadım. İlk öyküsünün yayımlandığı 1935’ten ‘Üç Yirmidört Saat’e dek tam 35 yıl var! Bu kadar uzun ‘amatörlük’ ya da ‘piyasa bağımlılığı’ olmaz... Öyleyse, yazardan çok yazının kendi iç serüveni, evrimi var burada. Birkaç yüzyılı barındırıyor demem bundan. Nereden bakarsanız bakın, ‘günümüz romancısı’dır Peride Celal... İçinden geçtiği ve bize taşıdığı yüzyıllarla... Teşekkür borçluyuz. 

Popülerden nitelikli edebiyata... 
Semih Gümüş: Peride Celal, yazarlık serüveninde popüler romanlarından nitelikli edebiyata geçiş sürecini bize anlatmış bir yazar. ‘Üç Kadının Romanı’nın bu dönüm noktasında bulunduğunu belirtir. Biz de öyle kabul edebiliriz elbette. Roman kişilerini ustalıkla yarattığını, dolayısıyla onların hikâyelerini sağlam kurgularla yazdığını da belirtelim. Bir romancı için en önemli özelliklerdendir bu. Kadınlar, aydınlar, varlıklı insanlar, kadın ve erkek ilişkileri, yaşadığımız dönemler, onun romanlarında dikkatle okunmalıdır. Sanırım onun edebiyatımızda önemli bir yer bulmasına en çok da ‘Kurtlar’ romanı neden oldu. Çalışkanlığını, verimliliğini de örnek alalım. Sevdiğimiz bir yazarı kaybettik. 

Bir yazın emekçisi 

Ahmet Ümit: Peride Celal kelimenin tam anlamıyla bir yazın emekçisiydi. Başlarda değeri bilinmemiş biraz da haksızlığa uğramış, çalışkan bir yazardı. Uzun ömrü boyunca bir yazarın geçebileceği bütün dönemeçlerden geçmişti. Uzun ömrü sonlandı ama yazdıkları, ülkemiz kültürünü beslemeye ve geliştirmeye devam edecektir. Özellikle Kurtlar romanı benim için her zaman esinleyici bir başyapıt olarak kalacaktır.

Bir hatanın hatırası

Peride Celal, son romanı ‘Deli Aşk’ı bundan 11 yıl önce tam da bu zamanlarda yayımlamıştı. Bir usta kalemin yeni kitabına ilgisiz kalamazdık. Hele bu roman 86 yaşında kaleme alınmış bir aşk romanıysa. Nitekim arkadaşımız Sema Uludağ, onunla tatlı bir röportaj yapmış, biz de 22 Haziran tarihli Radikal Kitap’ın kapağına taşımıştık. Biraz da hınzırca bir başlıkla: Peride Celal’in dördüncü baharı. Fakat nasılsa bir hata yaptık, kapak spotu ‘96 yaşındaki Peride Celal’ diye başlıyordu! Kitap ekinin yayımlandığı gün Peride Hanım Sema Uludağ’ı aradı ve kapaktaki bu hatayı hatırlattı. Röportajdan memnundu, her şey çok güzel olmuştu, ama ne yazık ki kapakta kendisini 10 yaş daha yaşlı göstermiştik! “Keşke bu hatayı yapmasaydınız” deyip telefonu kapattı. Belki de son fırçasını bize atmış oldu, bir hatadan geriye böyle bir anı kaldı.

HİÇBİR ZAMAN ÖNE ÇIKMADI

Selim İleri: Peride Celal, çağdaş Türk edebiyatının büyük bir gizli ustasıydı. Kendini hiçbir zaman öne çıkarmadan kaleme getirdi eserleri. Çok etkileyici romanlar ve harikulade hikâyeler yazdı. Sözgelimi son romanı ‘Deli Aşk’ bir doruk noktasıdır. Yine ‘Ağaç’, ‘Koşucu’, ‘Ada’ onun unutamayacağım hikâyelerinden bazıları. Peride Celal’e hayrandım.