'Romeo & Juliet'e hiphop yorum

'Romeo & Juliet'e hiphop yorum
'Romeo & Juliet'e hiphop yorum
Amerikan dans tiyatrosu Odyssey'in bugüne uyarladığı, Montegue ailesinin hiphop'çu Monte çetesine dönüştüğü 'Romeo&Juliet', TİM'e konuk oluyor.
Haber: EBRU KENTOĞLU / Arşivi

Romeo, Juliet, Mercutio, Tybalt ve Paris ile karşılıklı oturuyorum, sanki Shakespeare dönemindeyim. Fakat hayır, ‘Romeo ve Juliet’ şovuyla İstanbul ’a gelen American Dance Theatre Odyssey, seyircileri klasik döneme götürmüyor. Hiphop ve Latin danslarıyla birleşen, çağdaş ve dinamik, oyunculukla iç içe geçmiş bu uygulamaya Lady Gaga, Beyonce, Justin Timberlake, Ricky Martin şarkıları eşlik ediyor. 1994’te balet Derryl Yeager tarafından Utah’ta kurulan modern dans tiyatrosu, ‘Romeo ve Juliet’ şovu ile 27-31 Mart tarihlerinde beş gösteriyle TİM Show Center’da İstanbul seyircisiyle buluşuyor. Yönetmen ve koreograf Derryl Yeager ve ekibiyle Broadwayvari şov öncesi buluştuk.
16. yüzyıl Shakespeare trajedisi nasıl günümüz ile birleşti?
Derryl Yeager:
O dönemi modern zamana uyarladık.Montegue ailesi, Monte çetesi oldu, bir hiphop takımı. Düşmanları Caputels ise Latin bir grup. İki farklı fraksiyon, farklı dans tarzı aslında Romeo ve Juliet’in dinamiğini oluşturuyor.
Odysey Dance Company dansçıları her dans türüne hâkim galiba...
Derryl Y.:
Grubun en büyük özelliği bu, her türde dans edebiliyor dansçılar, klasik bale, Latin, caz, hiphop, balo dansları, çağdaş dans... Örneğin Veronica balo dansları şampiyonu, Amerika’yı temsil ediyor.
Odysey’in kuruluş sürecinden bahsedebilir misiniz biraz?
Derryl Y.: Öncesinde Broadway şovları için, devamlı Los Angeles ve California’daydım. Utah’a geldiğimde çok fazla yetenek olduğunu fark ettim. New York ya da LA’e gitmek istemeyen, Utah’ta kalıp dans etmek isteyen yetenekler keşfettim. Bu dansçılar için uluslararası bir fırsat yaratmak istedim.
Şarkı seçimleri nasıl yapıldı?
Derryl Y.:
‘Romeo ve Juliet’te orijinal müzik kullanmadık, daha da ilgi çekici olması için Lady Gaga, Beyonce, Usher gibi sanatçıların şarkılarını kullandık. Her şarkı belli bir temaya uyuyor. Mesela Juliet’in zehri içtiği sahnede Alanis Morisette’ın ‘Uninvited’ı çalıyor, o anki duyguları çok iyi bir şekilde ortaya çıkartıyor.
Eldon Johnson: Çağdaş, Latin, hiphop için doğru şarkıları seçmemiz gerekiyordu. ‘La Vida Loca’ ve ‘Magalena’ salsa müziklerimiz. ‘Sexy Back’ bir kulübe giriş sahnesi, Juliet’in doğum günü partisi için. ‘Single Ladies’ ile devam ediyor sahne. Tam bir cümbüş.
Oyunun Türkiye ’deki seyirciye hitap edeceğini düşünüyor musunuz?
Derryl Y.:
‘Romeo ve Juliet’i herkes bilir, Türkiye’deki seyircinin de bu yüzden keyif alacağını düşünüyoruz.
Eldon J.: Evrensel hikâyeler seçiyoruz özellikle, herkes hissedebilsin istiyoruz.
Jeffrey Louvizia: Herkes baleye gitmeyi sevmez, ben sevmem mesela. Ama bu kadar farklı tarzların bir arada olması herkesi çeker.
Patrick Cubbedge: Fındıkkıran balesini düşünün, her yıl aynı. Biraz yenilemek ve günümüze uyarlamak, herkesin yaşadığı deneyimlerle birleştirmek çok güzel.
İstanbul’dan önce Münih’teydiniz. Avrupa seyircisiyle Amerikalı seyirciler arasında farklılıklar var mı?
Derryl Y.:
Almanya ’da daha çok yaşlı bir seyirci topluluğu vardı, ama onlar da çok sevdiler. Aslında gençlere daha uygun gibi görünse de her yaştan seyirci keyif alabilir.
Eldon J.: Almanya’da seyirci biraz sessizdi, oyunun sonunda coştular. Amerika’da seyirciler devamlı alkışlar mesela. Farklı geldi bu bize.