@ErkanAktug

Roxy Müzik Günleri'nin başarı sırrı samimi ve adil olmak

Roxy Müzik Günleri'nin başarı sırrı samimi ve adil olmak
Roxy Müzik Günleri'nin başarı sırrı samimi ve adil olmak
Teoman'dan Kurban'a Aylin Aslım'dan Hayko Cepkin'e Replikas'tan Nekropsi'ye müzik dünyasının zirvesindeki isimlerin çıkış yaptığı, Türkiye'nin en nitelikli müzik yarışması konumundaki Roxy Müzik Günleri'nin 19'uncusu için geri sayım başladı. Cem Selcen'le Roxy Müzik Günleri'ni ve "Burası bir kültür merkezi gibi çalışıyor" dediği Roxy'yi konuştuk.
Haber: ERKAN AKTUĞ - erkan.aktug@radikal.com.tr / Arşivi

Bu yıl 19’uncusu düzenlenen Roxy Müzik Günleri’nin 20. yılı... yarışmayı düzenlemeye karar verdiğiniz o ilk günleri hatırlıyor musunuz? Nasıl bir ihtiyaçtan, amaçtan doğdu?
Kulübü açtığımız ilk yıl, herkes gibi canlı müzik grupları çıkardık sahneye. O kadar iyi çalan çocuklar vardı ki o zamanki gruplar içinde, gözünü kapa Sting, gözünü kapa U2 çalıyor sanırdın. “Yahu ne güzel çalıyorsunuz; sizin kendi besteniz yok mu?” diye sorduğumuzda yanıt, “E insanlar bunu istiyor” olurdu. Bu konuda elimizden geldiği kadar yol açıcı olmamız lazımdı. Kulüpler iyi müzisyenlerin yeni müziklerin ortaya çıktığı sektörle müşteriyle tanıştığı yerlerdir. Cepten yemezler sadece. Kendilerine göre iyi olanı ortaya çıkarırlar. Bu yüzden içinde bir yarışma da olan Roxy Müzik Günleri çıktı ortaya. 

Bana kalırsa Roxy Müzik Günleri, alanında Türkiye ’de düzenlenen en nitelikli müzik yarışması... Zira Teoman’dan Kurban’a Aylin Aslım’dan Hayko Cepkin’e Replikas’tan Nekropsi’ye Gevende’den Melis Danişmend’e Direc-t’den Ceylan Ertem’e Gece’den Picpocket’a bugün müzik dünyasının zirvesinde olan ve yolu Roxy’den geçen o kadar çok isim var ki... Peki işin sırrı ne sizce?
İşin sırrı samimi ve adil olmak. Tabii ki başvuranlardan sahneye çıkacakları seçenler, hep piyasanın en sağlam adamları oldular ve projeye başından beri tüm güçleriyle sahip çıktılar. Daha ilk Roxy Müzik Günleri’nde bu sadece bir Roxy etkinliği değildi. Zaten Roxy hep sadece bir oyla katıldı jüriye. Biz başında kurduğumuz yapıya ve misyona sahip çıktık. Yanlış anlaşılmasın diye paranın ve çocukları kullanmanın peşinde olmaktan kaçındık. Piyasanın böyle bir platforma gerçekten ihtiyacı var. Kendi sesini, müziğini çıkarınca dürüst davranılacağını bilen güzel çocuklar geldi ve bu toplam yaşamdır onları orada tutan.


Cem Selcen
Roxy Müzik Günleri nitelikli olduğu kadar etkili bir yarışma olmasına karşın muhtemelen sponsor bulamadığınız için geçen yıl yapılamadı. Gerekçe sponsor muydu? Yarışmayı düzenleyememek sizde nasıl bir duygu uyandırdı?

Alkol yasaklarıyla bocalayan sektörün kurbanları arasında canlı müzik ve festivaller kadar böyle etkinlikler de oldu. Hem sponsor hem de yenilenme gerekliliği bize sağlıklı bir yıl ara verdirtti. Bu yıl sırf digital başvuru için bir site açtık mesela. Mekan yenilendi bu arada. Ve neyse ki sponsorumuz kahramanca ortaya atılıp destekledi. Yoksa yıl içinde hep bir huzursuzluk vardı tabii. Hep yanında olan bir arkadaş bir seyahate çıkmış gibi... Ya da organizasyonda canı çıkan Eren’in dediği gibi, eksik bir şeyler kalmış da, kafanda bir şeyler dolaşıyor gibi...

Bu yılki Roxy Müzik Günleri, Hayat Bu Kapağın Altında sponsorluğunda düzenleniyor. Onlar nasıl yaklaştı Roxy Müzik Günleri’ne, nasıl bir işbirliği yaptınız? Uzun vadeli mi?
Onlar da RMG’nin Türkiye’nin hala devam eden en eski alternatif müzik yarışması olduğunun ve ne kadar önemli bir tarihi olduğunun farkındalar. Sonuçta sadece İstanbul değil Türkiye’nin her yerinden katılım alan büyük bir etkinlik bu. Trabzon’da, Eskişehir’de, Mersin’de bir odada toplanıp kayıt yapıp heyecanla sonuç bekleyen o kadar grup var ki... Bu bir platform, iyi, yaşanabilir bir hayatı destekleyen 19 yıllık bir organizasyon. Sonuçları da ortada. Dolayısıyla mümkün olduğunca operasyonun içinde durmak ve mümkün olduğunca dahil olmak istiyorlar.

Roxy Müzik Günleri’nin nitelikli bir yarışma olmasında alanında uzman 20 kişilik kalabalık jürinin de etkisi büyük. Fakat 20 kişinin konuşarak karar vermesi de hayli zor. Jürinin karar süreciyle ilgili biraz içeriden bilgi verir misiniz?
Sistem her jürinin klasik bireysel puanlama sistemi üzerine kurulu. Her jüri üyesinin farklı kriterleri var. Kimi besteye, kimi icraya, kimi duruşa ve enerjiye daha çok önem veriyor. Yarışma sonrası puanların ortaya dökülmesi ve dereceye girenlerin belirlenmesi sürecinde sitemler ve kavgalar olmuyor değil. Ama hep iyi müzik için.

Peki bu kalabalık jürinin atladığı, sonradan parlayan bir grup olmadı mı hiç? Olduysa kimler mesela?
Olmaz olur mu! En uç örnek sanırım Nil Karaibrahimgil olacaktır. Dereceye giremedi. Jürinin başarı kriterleriyle uyuşmuyor olması parlamayacak olması anlamına gelmiyor.

Bu yılki ödüller ve yarışma süreci nasıl olacak? Yarışmanın konseptinde herhangi bir değişiklik olacak mı?
Bu yıl uzun bir aradan sonra online başvuru alıyoruz. Bunun handikapları ve avantajları var tabii. Muhtemelen Tarkan’dan ‘Dudu’ parçasını evde mikrofonla söyleyip gönderenler olacaktır. Fakat bu bir beste yarışması ve tüm başvuruların, başvuranların bestesi olması gerekiyor.

Yolu Roxy Müzik Yılları’ndan geçenlerin sonraki yıllarda Roxy’e yaklaşımı nasıl oluyor? Ücretsiz ya da uygun kaşeyle Roxy’de sahneye çıkarak destek veriyorlar mı size?
Müzisyenlerin kulüplere, kulüplerin müzisyenlere ihtiyacı vardır. Ucuz kaşe olarak yaklaşmak doğru değil bence, ancak yıllar içinde kurulan ilişkierin meyvesi olarak başka kulüplerin yapamayacakları etkinliklere imza atıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda yaptığımız etkinlikler bu söylediğime referans olabilir. Daha çok sahnede göreceksiniz RMG müzisyenlerini.

25 yılı geride bırakan ve bana kalırsa Türkiye’nin önemli bir kültürel değeri olan Roxy gibi bir müzik kulübünün sadece bilet fiyatıyla ayakta kalması çok zor. Nasıl başarıyorsunuz?
Tümüyle haklısın. Zor değil imkansız! Bugün sponsorsuz bir canlı müzik performansını ayakta tutacak hiçbir organizasyon yok. Bu ülkenin ancak yüzde beşi dışarı çıkıyor. Bir konsere gidenler bunların içinde. Dolayısıyla zaten çok zor olan bu iş sektörün canına okuyan tonlarca yeni yasakla iyice yapılmaz oluyor. Bu kadar dertle para için uğraşılmaz, keyif alman gerek. Yoksa alırsın bir ev satarsın iki yıl sonra bak paraya! Ama güzel yaşamayı iki yıl erteleme hakkına sahip değiliz. Burası bir kültür merkezi gibi çalışıyor. Tek kuruş kazanmayı düşünmeden iki gün tiyaroya açtık mekanı. Çarşambaları caza verdik. Bunlar hayata yatırım. Bazıları böyle oluyor işte. Kıtı kıtına ama zevkli bir şey bu. Burada tertemiz bir heyacan kaynatıyoruz. Beklenen hep birlikte iyi yaşamak olabilir, dediğim gibi. Sponsorlar ellerini iyice çekti mi de kulüpler yaşayamaz.

Yıllardır İstanbul’un eğlence hayatının içinde biri olarak gözlemlediğiniz değişimle ilgili ne yorum yaparsınız? Eski Roxy kitlesiyle yeni Roxy kitlesini karşılaştırsanız mesela…
Eski Roxy’ciler için mekan başka bir şey temsil ederdi. Oraya bir şekilde gider yaşardın. Kulüp budur. Sırf etkinlik olan yer konser salonudur. Oraya değil o akşam çalana bağlısınızdır. Bir süre önce mekan bağlılığından arkadaşlar nerdesinize dönmüştü iş. Şimdi tekrar kulübe dönüyorlar yavaş yavaş. Bu güzel.

'Roxy'yi de yıkıp AVM yapmak hoşlarına gider'

Roxy’nin son dönemdeki müzik anlayışını nasıl özetlersiniz?

Roxy bir şehir kulübü olarak kendini konumluyor. Bu şehirde yeri olan, ama iyi ve kaliteli olan her müzik türüne kapımız açık. Caz, rock, elektronik ve etnik türlerini sahipleniyoruz genel olarak. Hepsinin ortak noktası iyi müzik olması.

İki yıl önce Radikal’de çıkan söyleşinizde “Roxy’yi de yıkıp AVM yapmak hoşlarına gider” demiştiniz... Mekan sizin mi bilmiyorum ama kiracıysanız ve mal sahibi “Çıkın kardeşim burayı yıkıp otel yapacağım” derse ne yaparsınız?
Neyse ki Roxy’nin mekânı bizim. Yoksa dediğin sonuç sanırım çoktan olurdu. Evet hoşlarına gider. Maksim’i, Emek’i, Saray sinemasını ne yaptılar? Bence AKM de ne güzel AVM olur aslında! Şaka bir yana toplum denen şey, değer ne biliyorsa ona sahip çıkar. Bu işler böyle yürür. Yoksa aynı şey Londra’da yüzyıllık bir tiyatronun da başına gelir, HOLLYWOOD yazan yerin başına da. Ama orada ‘Ben ne yaşıyorum, nereye aitim, anılarım ne?’ diye soran bir toplum var. Ona sırtınızı yaslarsınız güzel yaşamak isterseniz. Gerisi gelir samimiyseniz zaten. Ne yapacağını, nasıl yaşayacağını kestiremeyen, neyin onun hayatını iyi yaşamasına neden olduğunu bilemeyen bir toplumda sonuçlar normal.


19. ROXY MÜZİK GÜNLERİ TAKVİMİ
Son başvuru tarihi: 4 Mayıs 2015
11 Mayıs 2015: Jüri değerlendirme ve finalistlerin belirlenmesi
18-19-20 Mayıs 2015: Finalistlerin Roxy’de performans günleri
22 Mayıs 2015: Final Gecesi & Ödül Töreni
İnternet başvuru: www.roxymuzikgunleri.com

19. Roxy Müzik Günleri Jüri Üyeleri:
• AYLİN ASLIM
• BARIŞ AKPOLAT
• CEYLAN ERTEM
• GÜVEN YILDIZ
• HAKAN TAMAR
• HALUK POLAT
• HARUN TEKİN
• KANAT ATKAYA
• KORAY CANDEMİR
• MURAT HASARI
• MURAT ÖZTÜRK
• NİHAN ERÇETİN
• ÖMER AHUNBAY
• ÖZGE FIŞKIN
• ŞAFAK ONGAN
• TANER ÖNGÜR (Juri Baskani)
• TARKAN GÖZÜBÜYÜK
• TAYFUN POLAT
• TİBET AĞIRTAN
• TURGAY GÜLAYDIN

19. Roxy Müzik Günleri Ödülleri:
Birincilik Ödülü:
• Tüm kayıt, bandrol, basım, fiziksel ve dijital dağıtım masrafları karşılanmak üzere We Play etiketiyle çıkacak single albüm.
• Hayat Bu Kapağın Altında’dan 5.000 TL para ödülü
• İstanbul Agop Zilleri’nden zil seti

İkincilik Ödülü:
• Tüm orkestra için kullandıkları enstrümana göre orkestra ekipmanı

Üçüncülük Ödülü:
• 2000 TL para ödülü

Hayat Bu Kapağın Altında Özel Ödülü:
• 5000 TL para ödülü

En İyi Davulcu Ödülü:
• İstanbul Agop Zilleri’nden Zil Seti