Sabancı'da 'Yeraltı' buluşması

Sabancı'da 'Yeraltı' buluşması
Sabancı'da 'Yeraltı' buluşması
Sakıp Sabancı Müzesi, sinema yazarı Atilla Dorsay ile yerli filmleri masaya yatırıyor. İlk konuk 'Yeraltı' filminin yönetmeni Zeki Demirkubuz.

S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi, sinema yazarı Atilla Dorsay’ı yönetmen ve oyuncularla bir araya getiriyor. Her ay gerçekleştirilecek etkinlikte, bir film temel alınacak ve Dorsay’ın moderatörlüğünde yönetmen ve oyuncuların katılımıyla bir panel gerçekleştirilecek.
İlk etkinlik Çarşamba günü saat 19.00’da düzenlenecek. Zeki Demirkubuz’un ‘Yeraltı’ filminin ele alınacağı bu etkinlik filmin izlenmesiyle başlayacak, ardından Zeki Demirkubuz’un sinemaseverlerle buluşacağı bir panelle devam edecek. Etkinlik SSM Galeri Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek. Sinema etkinliği, nisan ayında Yeşim Ustaoğlu’nun ‘Araf’ filmi ve mayıs ayında ise Reis Çelik’in ‘Lal Gece’ filminin gösterimleri ve filmler üzerine Atilla Dorsay’ın yönetmen ve oyuncular eşliğinde gerçekleştireceği panellerle devam edecek. Ayrıca, Yeşim Ustaoğlu ve Reis Çelik filmleri gösterilecek.
Atilla Dorsay, etkinliklerin içeriğiyle ilgili olarak Radikal’in sorularını yanıtladı.
Sakıp Sabancı Müzesi’nin Türkiye sinemasıyla ilgili böyle bir etkinlik başlatmasını nasıl buluyorsunuz?

 Müzenin başındaki çok değerli müzeci, eski gençlik arkadaşım Nazan Ölçer de bir sinema tutkunudur. Onun önerisiyle geçen yıl Kuşbakışı Dünya Sineması Tarihi ve Fransız Sineması seminerlerini gerçekleştirdik: Bol arşiv görüntüleriyle... Nazan, bu dönemde yükselen Türk sinemasına eğilmemizi önerdi. Her ay bir yönetmen her hafta bir film temposuyla başlıca filmleri ve ayrıca son filmini izledikten sonra yönetmeniyle konuşma.
İlk buluşma Zeki Demirkubuz’la. Bu gösterimleri ve söyleşileri önemli kılan şey sizce nedir?
Çok iyi işler yapsalar da yeterince popüler olmayan, iyi tanınmayan bu adları farklı bir seyirci kesiminin önüne getirmek: Filmleri, bizzat kendileri ve son filmlerinden kimi oyuncularla. İlgi görürse, gelecek yıl başka adlarla devam ederiz.
SSM, İstanbul Modern, Pera Müzesi gibi kurumların yerli sinema üzerine bu tür etkinlikler düzenlemesinin sinemamıza faydaları neler olabilir?
Sayısız faydaları oldu, olabilir. Örneğin ben birkaç yıl önce Modern’de Yavuz Turgul- Şener Şen söyleşisi yapmıştım. Kıyamet kopmuştu, öylesine kalabalıktı. Bunların bu sanatçılara yeni hayranlar getireceğini, ayrıca sanırım üniversite tarafından filme alınarak arşiv malzemesi oluşturacağını umuyorum.
Söyleşileri takip edecekleri neler bekliyor olacak?
Sürprizler elbette... Onların sanatsal yaradış süreçlerini deşmeye, belki gizli yanlarını ortaya koymaya çalışacağım. Ayrıca oyuncuların da söyleyecekleri olacak.