Sadece balık değil

16 yıl önce İstanbul'un keşmekeşinden kaçan Ergüney ailesi, huzur bulmaya Bodrum'a kaçar ve tekneleriyle koy koy dolaştıktan sonra Türkbükü sularına demir atarlar.
Haber: MELİS ÇELEBİ / Arşivi

16 yıl önce İstanbul'un keşmekeşinden kaçan Ergüney ailesi, huzur bulmaya Bodrum'a kaçar ve tekneleriyle koy koy dolaştıktan sonra Türkbükü sularına demir atarlar. Rus kökenli anne Ergüney, yemek yapma, hele de özgün mezeler yaratma konusunda oldukça ustadır. Bodrum'a yerleştikten iki yıl sonra ufak bir restoran açıp, adını da Alarga koyarlar. Geçen yıllarla beraber Alarga büyür ve bol müdavimli bir restoran halini alır. Kimler yoktur ki müşterileri arasında... Vehbi Koç, Ayhan Şahenk, Ajda Pekkan bunlardan bazıları.
Ergüney ailesi New York ve Londra'da Alarga'yı açmak için birçok teklif almış. New York'taki teklifi değerlendirmeye karar verdiklerinde ise, 11 Eylül olayı patlak vermiş ve proje mecburen rafa kaldırılmış.
Alarga'da bir yemek yemek için artık Bodrum'a ya da gelecekte New York'a gitmeye gerek yok. Restoranın yeni şubesi, Kuruçeşme'de açıldı. Kendisini, yemeklerin esas yaratıcısı olan annesinin çırağı olarak nitelendiren İlker Ergüney, Türkbükü'ndeki restoran kapalı olduğundan kış aylarında boş oturmaktan sıkılmış. Bu yüzden de, yıllardır İstanbul'da da bir yer açmaları için onlara baskı yapan müşterilerine daha fazla karşı koymayıp bu işe girişmiş. Yine de Bodrum'dan kolay kolay vazgeçmiyor ve haftanın üç gününü Bodrum'da geçiriyor. İstanbul'daki restoranın diğer ortağı olan Tempo yazarı Ersin Süzer bu işi iyice öğrendikten sonra, Ergüney sahneyi tamamen ona bırakacağını belirtiyor. Büyük açılışı bayramdan sonraya bırakan Ergüney, Bodrum'daki müşterilerinin bir kısmının buraya uğramaya başladıklarından sözediyor.
150 çeşit meze
Alarga'nın konsepti, alıştığımız balık lokantalarından biraz farklı. Doğru, burası bir balık lokantası ama mönüdeki balık seçenekleri en fazla bir iki tane. Alarga'ya meze yemeye gideceksiniz. Mezeleri konusunda son derece iddialı olan Ergüney, benzerlerinin başka yerlerde yenemeyeceğinin garantisini veriyor. Kişi başı 35 milyon TL olan fiks mönülü yemek, baharatlı zeytinyağlı ekmek, elmalı Alarga salatası ve ahtapotlu safranlı pilav ile başlıyor. Daha sonra gelsin mezeler... Soslu jumbo karides, gemici kokteyli, çerkez balığı, portakallı romlu balık, ahtopot söğüş, balık kroket ve közde patlıcan. Ara sıcaklar da mezeler gibi sıradışı. Normalde her yerde kalamar ızgara yapılırken, burada bütün kalamar tavada kızartılıyor. Balık ravioli ise, adıyla bile merak uyandıran diğer bir ara sıcak. Ana yemek gününe göre bohça balık ya da balık kebabıyken, sezonuysa lüfer de olabiliyor. Alarga'nın mönüdekiler dışında 150 çeşitlik bir meze portföyü var. Belirli aralıklarla mönüyü değiştiriyorlar. "Bodrum'da hammadde bulmak zor," diyen Ergüney, İstanbul'da bu tür bir sorunla karşılaşmadıklarını belirtiyor. 60 kişilik olan ve sipariş üzerine çalışan restoranda mezeler de günlük yapılıyor.
Tel: (0212) 358 31 57