Şahane bir köy evinde aile tatilindeyiz

Şahane bir köy evinde aile tatilindeyiz
Şahane bir köy evinde aile tatilindeyiz
Haber: Pişo - pisokedi@gmail.com / Arşivi

PİŞO’NUN GÜNLÜĞÜ
Sonunda uzun zamandır hayalini kurduğumuz aile tatiline çıkabildik. Ben, Kiraz, Simit, kadın ve tabii ki adam. Önce birkaç günlük bir ada gezisi düşünülüyordu ama bu kadar insan ve hayvanın toparlanıp bir arabaya tıkılması o kadar zor oldu ki gelmişken bir hafta kalalım diye karar verdiler. Aslında bence her şeyi kadın önceden tezgâhlamıştı. Adamı bir-iki gün diye kandırdı, tatile çıkmışken de uzatabildiği kadar uzatacak. Adam da ada moduna hemen girdi zaten. Hareketleri falan ağırlaştı. Her şeye “Olur olur, yaparız” deyip oturuyor. Kolay kolay şehre dönecek gibi durmuyor. Onu şehirdeki hayatına bağlayan tek şey susmak bilmeyen telefonu. O da yakında ‘yanlışlıkla’ suya falan düşebilir.
Burada şahane bir köy evinde kalıyoruz. Minimum eşya ve bir sürü oda var. Akşamları ısınmak için şömine yakıyoruz. Halısız eve ben başta alışamadım tabii. Kilimler de sert, orama burama batıyor. Ama buranın en kıyak yanı, dışarı çıkabiliyoruz. Simit yanımızda olduğu için başka köpekler ve kediler bir şey yapamıyor. Köy ahalisi çok iyi. Bize yumurtalar, sütler getiriyorlar. Bayağı semirip döneceğiz anlaşılan. Ancak elektrikli ocak çalışmadığından yumurtayı bile közde pişiriyorlar. Dünya vakit alıyor tabii. Köyde hayat erken başlıyor. Sabah 7’de horozlarla, keçilerle uyanıyoruz. Hemen bize kapı açılıyor, ‘Hadi gidin dolaşın, hacetlerinizi görün’ diye. Burada kedi kumu yok. Her yer potansiyel tuvalet.
Kahvaltıdan sonra sahile gidiyoruz. Dün Simit ve kadın denize girdi. Biz uzak durduk haliyle. Kadın bütün gün güneşlendi güya ama hâlâ peynir kıvamında. Adamın ise güneş gören yerleri ıstakoz gibi oldu.
Akşamları köydeki yaşlıların yaptığı gibi biz de kapının girişine sıralanıp oturuyoruz. Adamla kadın gelen geçenle sohbet ediyor. Biz de karşı komşunun tavuklarıyla kovalamaca oynuyoruz. Çok eğlenceli yaratıklar. Ama tam bir tavuğun üstüne atlamaya hazırlanıyordum ki Simit patisiyle kafama şaplak attı. Bu köpek de kadın ne derse illa yapacak. Biraz eğlenmemize izin vermiyor. Bayan Rötermayn gibi (Heidi’yi hatırlayalım). Ama biz yine de azmanın bir yolunu buluyoruz. Bakalım bu tatilin devamı nasıl olacak?
Haftaya görüşürüz...

Acar muhabir Pişo’dan haberler 
* KARTAL’DA BİR UMUT
Belediyelerle ilgili hep kötü haberler vermeye alıştık. Ama bu hafta iki iyi haber var içimizde umut yeşerten. 9 Mayıs 2010 günü, Kartal Belediyesi ve HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu arasında bir protokol imzalandı. Bu protokole göre, Kartal ilçe sınırları içindeki sahipsiz sokak hayvanı sorununun çözümüne yönelik eğitim, bilgilendirme, bilinçlendirme ve gönüllüler arası örgütlenme çalışmaları yapılacak. Bu eğitim seferberliğinin yanı sıra Kartal’da kurulması planlanan ve ön hazırlıkları biten bakımeviyle ilgili belediye ve federasyon ortaklaşa çalışacaklar. Hayvan hakları adına çok büyük bir adım olan bu işbirliğinin tüm yerel yönetimlere örnek olmasını diliyoruz. 

* BEYKOZ’DA İYİ BİR ŞEYLER OLUYOR
Beykoz Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi ve HAYTAP işbirliğiyle ‘Bir Yuva Arıyorum’ kampanyası başlatıldı. Kısırlaştırılmış,aşılanmış köpekler, isteyen ailelere sahiplendiriliyor.Tasma ve kulübe belediye tarafından veriliyor. Daha sonra da köpekler yeni ailelerinde denetlenecek. Umarız proje başarılı olur. Ve Beykoz’dan artık kötü haberler gelmez. 

* BİR FİLM: KARA KEDİ SEÇMELERİ-1961
‘Kara Kedi Seçmeleri’ (Auditions for the Black Cat) adlı, Edgar Allan Poe’nun ilk kez 1843’te yayımlanmış olan aynı adlı öyküsünden sinemaya uyarlanan filmin ilk versiyonu, Universal Stüdyoları tarafından 1934’te siyah beyaz çekilmiş. Korku türünün iyi bilinen örneklerinden olan 65 dakikalık
siyah beyaz bu ilk versiyonda, başrolde Boris Karloff var. DVD’sini bulabilirsiniz.