'Şakadan Afganlık politik duruş oldu'

'Şakadan Afganlık politik duruş oldu'
'Şakadan Afganlık politik duruş oldu'

Grup Vincent Vendetta, Daniel Stricker ve Andrew Szekres?ten (soldan sağa) oluşuyor.

Avustralyalı indie-rock topluluğu Midnight Juggernauts, ilk kez İstanbul'da. Meraklısı bu gece 23.00'te Otto Santral'e davetli...
Haber: ELİF TÜRKÖLMEZ - elifturkolmez@gmail.com / Arşivi

Uzun zamandır takip ediyorduk, onlar Güney Afrika ’dan Avrupa’ya dünyanın pek çok yerinde konser verdikçe, bir gün buraya da gelirler mi diye yollarını gözlüyorduk. Neyse ki vuslat vuku buldu, Avustralyalı indie-rock topluluğu Midnight Juggernauts, üç kişilik tam kadrosu ve canlı şovlarıyla Avrupa turnesi kapsamında ilk kez İstanbul’a, Otto Santral’e geliyor. Ekipten Vincent Juggernaut’a (Soyadı gerçek değil tabii, sahne ismi) bağlanıp durum raporu aldık.

Yaptığınız müziğin türü için ‘indie’ diyebilir miyiz, siz nasıl tanımlıyorsunuz müziğinizi?
Bence bizim müziğimize psych-prog-indie-dance-pop-atorium diyebiliriz, onun gibi bir şey... Ya da golfle masatenisi arasındaki çarpı işareti de olabilir.

Peki kim dinliyor sizi? Var mı bir dinleyici profili istatistiği elinizde?
Biz pek çok farklı stili bir arada barındırıyoruz. İnsanlara hem bir şeyler söyleyen hem de onları dans ettirecek bir müzik yapıyoruz. Müzikte pek çok şeyi bir arada kullanıyor, birbirine karıştırıyor, sürekli yeni şeyler deniyoruz. Demek ki açık fikirli insanlar için çalıyoruz. 

Turneler, konserler, hep yoldasınız. Kıskanmamak imkânsız, mütemadiyen tatilde gibisiniz.
Evet, mükemmel bir duygu. Yeni ülkeler görüyor, yeni insanlar tanıyoruz. Çok da eğleniyoruz. Bir de gittiğimiz şehirlerde konser bitti, toplanalım demiyoruz, mutlaka iki-üç günü de şehri gezmeye ayırıyoruz. O yüzden evet, dediğin gibi, hep tatildeyiz.

İstanbul’u gezecek misiniz?
Evet evet, en az iki-üç gün kalacağız sanırım. İstanbul’un çok güzel bir şehir olduğunu duyduk, meraktayız. Keşfetmek için zamanımız olur umarım, bunun için sabırsızlanıyoruz.

Gelebilmiş olmanıza da sevindik zira Eyjafjallajökul yine öfkelenmeye başladı. Sizi etkiledi mi kül bulutu?
Geçen ayın başında, Güney Amerika’dan Avrupa’ya geçerken biraz aksama oldu ama havaalanlarında uyuyanların yanında hiçbir şey yaşamadık diyebiliriz. Onların hali içler acısıydı.

Şarkı sözlerinizde hoş bir satirizm var. Yaratıcı ve hassas...
Nasıl yazdığımız konusunda net bir fikrim yok. O sırada nasıl hissettiğimizle ilgili sanırım. Şu an iyimser hissediyorum, çıkacak şarkılar da muhtemelen öyle olacak. YouTube’da koluna bizim şarkı sözlerimizden dövme yaptıran bir adama rastladım geçenlerde ve o an, insanların şarkılarımızı, fikirlerimizi nasıl da kalplerinde hissedebildiklerini anladım.

Şu sıralar ne dinliyorsunuz?
Çok fazla şey... ELO’dan Slayer’ın ilk dönemlerine, Philip Glass’tan John Williams’a, David Axelrod’a çok fazla şey.

Grubun ve albümlerin ismi de, şarkılar da bilimkurgusal çağrışımlar yapıyor. Var mı bilimkurgu sevgisi?
Gerçek bir bilimkurgu hayranıyım. Korku bilimkurgu sineması arşivim epey geniştir. B filmlerine ve kötü filmlere de bayılırım. Büyürken gerçekten ‘nerd’düm diyebilirim, teknoloji delisi bir çocuktum.

Avustralya’da yaşamak, müzik piyasasından biraz uzak olmak nasıl bir duygu?
Zor değil. Bu biraz nasıl hissettiğinizle ilgili, biz izole olmuş gibi hissetmiyoruz. 

Facebook sayfanızda ülkeniz ‘Afganistan’ olarak görülüyor. Bu bir tür şaka mı yoksa politik duruş mu?
Başta dünyanın geri kalanından ne kadar uzak olduğumuzu gösteren bir şaka olsun diye yazdık. Sonra Amerikalı dinleyicilerden mail’ler almaya başladık. Gerçekten Afganistanlı olup olmadığımızı soruyorlardı. ‘Öyleyse gizleyin yoksa Amerikalı dinleyicilerinizden çoğunu kaybedersiniz’ diyorlardı. Biz de ‘O zaman hiç kaldırmayız’ dedik. Yani hiç de politik başlamayan bir şaka, politik duruşa dönüştü.


    ETİKETLER:

    Afrika