Sanat, blucin ve silah

Sanat, blucin ve silah
Sanat, blucin ve silah

Pınar ve Viola nın sergisi ülkemiz açısından bakıldığında da bir sanat piyasası eleştirisi.

Sanatçı ikili Pınar (Demirağ) ve Viola (Renate) Los Angeles'ta açtıkları 'Blucinler Pamuk İpliğinde: Pınar&Viola Atış Poligonu' sergisinde ABD'deki silah şiddetini sorguluyor.
Haber: Neylan Bağcıoğlu / Arşivi

Uzun süredir çalıştıkları Amsterdam stüdyolarından geçen ay Paris’e taşınan sanatçı ikili Pınar (Demirağ) ve Viola’nın (Renate) son sergisi 14 Kasım’da Los Angeles’taki Kesselskramer adlı galeride açıldı. Serginin konusu, ABD ’nin başlıca toplumsal sorunlarından biri olan silah şiddeti. Serginin başlığı da manidar: Blucinler Pamuk İpliğinde: Pınar & Viola Atış Poligonu (Blue Jeans On Thin Ice: Pınar&Viola Shooting Gallery).
Pınar ve Viola, bu denli siyasi konuyu, yine Amerikan kültürünün önemli öğelerinden blucin ile işliyor. 1970’li yıllarda ülkemizde yalnızca Amerikan pazarlarında bulunabilen, ama yıllar içinde Türkiye ’de de bir hayli yaygınlaşan blucin, halen kovboylar kadar Amerikalı bir kavram. Silah ve blucin belki de Amerikan nüfusunun en yaygın ortak paydalarından. Başkan Obama’dan köşedeki bakkala, neredeyse herkesin bir silahı ve kuşkusuz birden fazla blucin pantolonu var. Evet, belki de, her blucin sahibinin silahı yok ama can alıcı nokta, hükümlü olmadığı sürece her Amerikan vatandaşının silah satın alma hakkına sahip olması. Hollanda Konsolosluğu ve Creative Industries NL Fonu desteğiyle açılan ‘Blucinler Pamuk İpliğinde: Pınar & Viola Atış Poligonu’ başlıklı sergiyi görmek için Kesselskramer’e gelenler, kendilerini ilginç bir atış poligonunun ortasında buluyor. Duvardan duvara blucin kumaşı ile kaplı galeride isteyen yine blucin kumaşından oyuncak ayılara ateş etmeye davet ediliyor. Toplam 62 tane blucin ayı var. 62, öylesine bir sayı değil; Pınar ve Viola’nın 1983 yılında doğdukları günden bu yana Amerika’da yaşanan silahlı katliamın sayısı...
Pınar ve Viola’nın silahla blucini eşleştirmesinin bir diğer sebebi de her ikisinin de bir hayli kişisel oluşu. Nasıl blucinler zaman içinde sahibinin vücut şekline göre evriliyorsa, silah da sahibinin en değerli varlıklarından biri haline geliyor. Aynı zamanda her iki obje de bir hayli dayanıklı ve güçlü. Bir blucin yıllar boyunca kullanılabiliyor, keza silahlar da. Ve her şeyden önemlisi de her ikisi de Amerikan rüyasının bir parçası. Her ne kadar ahlaki açıdan tartışmalı olsa da—her ikisi de özgürlük kavramı ile bağdaştırılıyor.
Serginin en önemli özelliklerinden biri kimilerine göre şiddet karşıtı politik mesaj olabilir. Fakat, sergiyi sanat çalışması olarak önemli kılan, sanat dünyasına olan eleştiri. 62 blucin ayı, onları vuran kişinin oluyor, hem de ücretsiz. Sanat eserlerinin milyon dolarlara satıldığı günümüzde herhangi bir finansal yükümlülük taşımadan bir sanat eserine bırakın sahip olmak, çoğu zaman müzelerin ücretsiz günlerini ya da galerileri saymazsak seyirci olarak deneyimlemek bile imkânsız. Kamusal alanda sanat, başta ülkemizde olmak üzere dünyanın pek çok yerinde halen kısıtlı. Durum böyleyken, Pınar ve Viola’nın sergisi silahla şiddetin birçok farklı şiddet, zulüm ve haksızlığın gerisinde bir sorun olduğu ülkemiz açısından bakıldığında dikkate alınması gereken bir sanat piyasası eleştirisi.